Türk edebiyatının acı kaybı: Ahmet Telli yaşamını yitirdi

Bir süredir kanser tedavisi gören ve geçtiğimiz günlerde entübe edilen usta şair Ahmet Telli, 80 yaşında hayatını kaybetti. Şiirleri ve eserleriyle Türk edebiyatına önemli katkılar sunan Telli'nin vefatı, edebiyat dünyasını ve sevenlerini yasa boğdu.

Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!
Türk edebiyatının acı kaybı: Ahmet Telli yaşamını yitirdi! Ahmet Telli kimdir? Ahmet Telli neden öldü? Ahmet Telli'nin eserleri ne? Ahmet Telli'nin hayatı...

Geçtiğimiz günlerde entübe edilen ve bir süredir kanser nedeniyle hastanede tedavi gören usta şair Ahmet Telli, 80 yaşında yaşamını yitirdi. Telli'nin vefatı, edebiyat dünyasında büyük üzüntü yarattı.

Sağlık durumunun ağırlaşmasının ardından yoğun bakımda tedavi altına alınan Telli'nin entübe edildiği, geçtiğimiz günlerde Devrimci 78'liler Federasyonu ile Bilim Sanat Edebiyat Derneği tarafından kamuoyuna duyurulmuştu.

Uzun süredir kanser tedavisi gören Telli, doktorların tüm müdahalelerine rağmen hayatını kaybetti. Türk edebiyatının önemli şairleri arasında gösterilen Ahmet Telli, şiirleri ve edebiyat dünyasına kazandırdığı eserlerle geniş bir okur kitlesine ulaştı.

Fazıl Say'dan duygu dolu paylaşım

Usta şair Ahmet Telli'nin vefatının ardından piyanist ve besteci Fazıl Say, sosyal medya hesabından duygusal bir paylaşım yaptı. Telli'nin Türk edebiyatında önemli bir yere sahip olduğunu belirten Say, çocukluk yıllarından bu yana tanıdığı şairle ilgili anılarını da paylaştı.

Say, paylaşımında şu ifadeleri kullandı:

Bu ülkede 1970’lerden beri yazını ve ideolojik mücadelesi ile ikonik bir yer edinmiş çok önemli bir sanatçıydı, şu dünyada şu çağda,50 yılı aşkın süre, yalın kılınç, şiiriyle, düşünceleriyle “bir ömürlük şiir yaratmıştı aslında.

Babamın çok yakın arkadaşıydı.

Telli anılarım çocukluğuma varır,1977-78 yılları, Ankara, Sanat Severler Derneği, Tavukçu, Türkiye Yazıları Dergisi, 12 Eylül’deki hapis dönemi, işkenceler…

“Yorgun Çocuklardık” Ahmet Telli’nin bestelediğim tek şiiridir.

6 ay kadar önce onu son gördüğümde, babam Ahmet Say’ın Ankara’daki mezarına ziyarete gitmiştik, Telli müthiş bir konuşma yapmıştı Say ailesine ve dostlara. Sağlığı gayet yerindeydi o günlerde.
Ama,
Kanser ani ve sert gelişti, bir kaç ay, hızla ve çok çabuk ilerledi, takip ettik her gün, dün sabah entübe edildiğini öğrendik. Bugün vefatını.

Ahmet Telli’nin (bu gönderide dinlediğiniz) “Yorgun Çocuklardık” şiiri ile veda ediyorum ona, çok üzgünüm, dimdik, hür, ve bir orman gibi kardeşçesine işte oydu, ve unutmayalım;
onun şiiri zaten onun nurudur…

Büyük şairler ölümsüzdür. Ahmet Telli ölümsüzdür…

Yorgun çocuklardık, geçmişimiz kan revan içinde
Yorgun çocuklardık, geleceğimiz ağıt
Neyi unutmuşsak yeniden yaşadık
Neyi yaşıyorsak unutulmaz oluyor

Biz ki direnmeyi öğrenmiştik acılardan
Kavgayı öğrendiğimiz kadar
Yakıp dursa da bağrımızı hicran
Zemheri ayazında kalsa da güller
Bel bağlamadık sevdadan gayrısına
Bel bağlamadık sevdadan gayrısına

Yakıp dursa da bağrımızı hicran
Zemheri ayazında kalsa da güller
Bel bağlamadık sevdadan gayrısına
Bel bağlamadık sevdadan gayrısına
Ki inandık
Çıkarıp baltasını topraktan
Törenin gereğini
Yerine getirecektir sevda

Kavganın kesintisiz tarihinde
Yalnızca sevdanındır ferman

Ki bir gül gibi taşırız
Hayatımıza vurulmuş mührünü
Ve hükmünü yerine getirmek
Boynumuza borçtur bizim

Ahmet Telli kimdir?

Türk edebiyatının önemli şairlerinden Ahmet Telli, 2 Aralık 1946'da Çankırı'nın, bugün Karabük'e bağlı olan Eskipazar ilçesinde dünyaya geldi. İlk ve ortaöğreniminin ardından Hasanoğlan ile Kayseri Pazarören Öğretmen Okullarında eğitim gören Telli, meslek hayatına ilkokul öğretmeni olarak başladı.

Dört yıl öğretmenlik yaptıktan sonra Gazi Eğitim Enstitüsü'nü tamamlayan Telli, Kastamonu, İnebolu, Doğanyurt, Kırıkkale ve Ankara Atatürk Lisesi'nde Türkçe ve Edebiyat öğretmeni olarak görev yaptı. Ancak 1981 yılında sıkıyönetim döneminde tutuklanarak görevinden uzaklaştırıldı. Aynı yıl, dönemin Türk Ceza Kanunu'nun 141, 142 ve 146. maddeleri kapsamında yargılandı. 141 ve 146. maddelerden beraat eden Telli, Cigerhun'un şiirleri üzerine kaleme aldığı bir yazı nedeniyle 142. maddeden kısa süreli hapis cezası aldı.

Öğretmenlikten uzak kaldığı yıllarda kitapçılık ve yayıncılık yapan Telli, çeşitli yayınevlerinde yöneticilik ve editörlük görevlerinde bulundu. 1993 yılında mahkeme kararıyla yeniden öğretmenliğe dönen Telli, bir süre sonra emekliye ayrıldı.

Edebiyat yolculuğuna genç yaşta başlayan Ahmet Telli'nin ilk şiiri 1961 yılında yayımlandı. 1972'de Cengiz Tuncer'in Kerkenez adlı romanı üzerine yazdığı eleştiri yazısıyla Varlık Dergisi Eleştiri Ödülü ikinciliğini kazandı. 1970'li yıllarda daha çok deneme ve kitap tanıtım yazıları kaleme alan Telli, şiir kitaplarını ise 1979'dan itibaren yayımlamaya başladı.

1960 sonrası toplumcu gerçekçi şiirin ikinci kuşağının öne çıkan isimleri arasında gösterilen Ahmet Telli, şiirlerinde romantik, toplumsal ve başkaldırıcı bir dili benimsedi. Sözcük seçimi ve şiir anlayışıyla İsmet Özel'in, duyarlılığı ve lirizmiyle ise Attilâ İlhan'ın etkilerini taşıyan Telli, kendine özgü üslubuyla Türk şiirinde önemli bir yer edindi.

Şairlik kimliğinin yanı sıra deneme ve öykü alanında da eserler veren Telli'nin şiir kitapları arasında Yangın Yılları, Hüznün İsyan Olur, Dövüşen Anlatsın, Su Çürüdü, Belki Yine Gelirim, Barbar ve Şehla, Nida, Bakışın Senin ve Veda Divanı yer alıyor.

Deneme türünde Ben Hiçbir Şey Söylemedim, Sulara mı Yazıldı, Buradayım Sözümde, Neylersin, Söylesen Görsen ve Dinlersen Anlatırım adlı eserleri bulunan Telli'nin, Arkadaşlık Günleriydi isimli bir öykü kitabı da bulunuyor.

Kaynak: HABER MERKEZİ