Yılsonu enflasyon hedefi yüzde 7.5

Yılmaz, enflasyonun yüzde 70 olasılıkla 2010 yılı sonunda orta noktası yüzde 7,5 olmak üzere, yüzde 7 ile yüzde 8 aralığında geleceğini açıkladı.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

 

ANKARA- Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz, yılın son enflasyon raporunu açıkladı. Buna göre, enflasyonun yüzde 70 olasılıkla 2010 yılı sonunda orta noktası yüzde 7,5 olmak üzere, yüzde 7 ile yüzde 8 aralığında, 2011 yılında sonunda ise orta noktası yüzde 5,4 olmak üzere, yüzde 3,9 ile yüzde 6,9 aralığında gerçekleşeceği öngörüldü.

Enflasyonun 2012 yılında yüzde 5.1 düzeyine düşeceği tahmin edildi.

Bir önceki enflasyon raporunda 2010 yılı sonu tahminini yüzde 7.5 olarak açıklayan Merkez Bankası, yılın son enflasyon raporunda 2010 sonu tahmininde (orta noktası) değişikliğe gitmemiş oldu.

Bu arada Merkez Bankası'nın açıkladığı enflasyon tahmni, 2011-2013 Orta Vadeli Program'da yıl sonu için öngörülen yüzde 7.5'lik enflasyon hedefiyle de uyumlu olduğu belirlendi. Orta Vadeli Program'da 2011 yılı için TÜFE hedefi yüzde 5.3, 2012 için yüzde 5 olarak belrlenmişti.

"Cari açık için tedbir alınmalı"

Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz, 2010 yılı 4'ncü dönem enflasyon raporunu açıkladıktan sonra gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Bir gazetecinin "Cari açık Türkiye'nin önümüzdeki dönem hassas karnı mı olacak, bununla ilgili politika çerçevesi mi değişmek zorunda mı kalacak" sorusuna, Yılmaz, cari açık ve bunun sürdürülüp sürdürülemeyeceğinin önemli bir konu olduğunu kaydederek, "Ucu açık ne olursa olsun diye bir durum söz konusu değil. Kimse zaten böyle düşünemez. Cari açık konusunda ülke olarak karar alıcı kurumlar olarak hepimizin dikkatli olması gerekiyor" dedi.

Bu çerçevede MB olarak üzerlerine düşeni yaptıklarını ifade eden Yılmaz, "Burada belirleyici olan bizim son aldığımız tedbirlerde biz enflasyon olarak ekonominin ısındığını düşünmüyoruz. Ancak cari açık açısından da bugünden bir takım tedbirlerin alınması gerekiyor. Bizim özellikle Bankalar Birliğine yaptığımız sunumdan sonraki değişik platformlarda ortaya koyduğumuz tedbirlerin ana amacı borçlanma seviyelerinin makul seviyelerde tutulması, buna paralel olarak ta aldığımız tedbirlerin toplam zarar üzerinde cari açık üzerinde etkili olmasına yönelik. Bizim aldığımız kararların istikrar açısından, cari açığı da makro düzenleyici tedbirlerle etkilemeye çalışıyoruz. Şu anda MB olarak aldığımız tedbirler buna yönelik" şeklinde konuştu.

Enflasyon açısından sorun yok

Ortaya konulan bütçe hedeflerine uyulduğu sürece ve mali disiplin sağlandığı sürece enflasyon açısından bir problem görmediklerini vurgulayan Yılmaz, "Ama burada bir sapma söz konusu olursa MB bunu dikkate alacak ve durumu tekrar gözden geçirecek. Çünkü bizim görevimiz bize verilen hedefi sağlamak" dedi.

"Operasyonel ve politika olarak bir değişiklik söz konusu değil"

Yılmaz bir gazetecinin "Dünyada kur savaşlarının olduğu, kur tartışmalarının olduğu bir ortamda sadece enflasyonu baz alan bir faiz politikasının yanlış olabileceği yönünde tartışmalar var. Bu tartışmalara nasıl bakıyorsunuz?" sorusu üzerine MB olarak gerek operasyonel, gerekse politika çerçevelerinde her hangi bir değişikliğin söz konusu olmadığını söyledi.

Sermaye akımlarına bağlı olarak ülkelerin paralarının üzerindeki etkinin, kur üzerinden de, faiz üzerinden de olabileceğini ifade eden Yılmaz, "Dolayısıyla düşük faiz ortamında kredi genişlemesi, kredi genişlemesin de açık ekonomide bunların bir kısmının dıştan yürütülebileceği için, cari açık üzerinde de olumsuz bir etkisinin olabileceğini düşünüyorum. Bizim şu anda politika çerçevemizi oluşturan varsayılmandan, oyun alanımızı belirleyen yasal çerçeve içerisinde herhangi bir yasal değişiklik söz konusu değil" diye konuştu.

"Gıda fiyatlarıyla ilgili sinyal almadım"

Bir gazetecinin "Kriz sırasında faizleri indirme konusunda geç kaldığınız konusunda eleştirilmiştiniz, şu anda da sıkılaştırılmayı erken başlamakla eleştiriliyorsunuz. Siz sıkılaştırma konusunda doğru karar verdiğinize inanıyor musunuz?" sorusuna Yılmaz, "evet" dedi.

Yılmaz, et ve gıda, tütün ve alkol fiyatlarındaki vergi artışla ilgili bir sinyal alıp almadığının sorulması üzerine "Hayır bu konuda herhangi bir sinyal almadık. 2001 krizinden sonra ortaya konulan reformlar, yapılan işlemler Türkiye ekonomisini normal çalışan kitaplara uyan bir ekonomi haline getirdi. Para Politikasının etkinliği arttı. Buna rağmen iklim koşullarına ve bir takım yapısal sorunlara dayanan gıda kalemi bu görünümü bozuyor. Dolayısıyla burada yapılması gereken bir takım işler var. Bunu bir an önce yapalım, temel çekirdek enflasyonun görünümünü bozmayalım. Bizim temel meselemiz budur" ifadelerini kullandı.

 

Bu konularda ilginizi çekebilir