Altın tezgahı

Atılım MURAT
Atılım MURAT AYKIRI FİNANS amurat@etu.edu.tr

Altın kalıcı bir yükseliş hareketine başlayamıyor. Geçtiğimiz hafta 1350 dolara yaklaşsa da, bu bölgeden satış geldi. Bu hafta yine 1300 doların altına indi. Yorumcu olarak kısa vadeli fiyat hareketlerini takip ediyoruz. Analiz yapıyoruz. Tabii buz dağının görünmeyen kısmı bizi daha fazla ilgilendiriyor. Çünkü uzun dönemde farklı unsurların daha etkili olabileceğini düşünüyoruz.

Başta Fed ve İngiltere Merkez Bankası(İMB) olmak üzere, büyük merkez bankaları son iki yıldır fiyatı baskılıyorlar. Bazı göstergeleri izleyerek, değerli metal piyasasında oluşan anormallikleri görebiliyorsunuz. Ancak olayın somutlaşması, ABD’nin Almanya’nın fiziki altınlarını verememesi ile başladı. Almanya yaklaşık 350 ton olan altınını ABD’den istedi. Teorik olarak bu rakam, Amerika’nın sahip olduğu altının yüzde 4’üne denk geliyor. ABD bu altınları ancak yedi yılda verebileceğini söyledi. Daha sonra, Avrupa’nın önemli altın bankalarının fiziki teslimatları yapamadığı haberleri geldi. Nisan ve mayıs aylarında yaşanan çöküşün altyapısı oluştu. Fiziki altın tutan GLD gibi büyük Altın Borsa Yatırım Fonları’nda düşüşler başladı. Yatırımcılar korkutuldu.

Fed ve İMB, fiziksel altınları altın bankalarına kiraladılar. Bu bankalar da altınları Asya’daki oyunculara sattılar. Altınları artık geri alamayacaklarını çok iyi biliyorlar. Merkez bankaları, ‘‘Elimizde fiziki altın olmadığını kimse bilmemeli’’ paniğine girdiler. Bu nedenle altının COMEX’te oluşan fiyatının bombalanmasına karar verildi. Bu, bütün piyasa kanallarında görülen, herkesin takip ettiği fiyattır. Fiyat hızla düşünce, korkan yatırımcılar GLD gibi fonlarda satışa başladılar. Altın bankaları düşük fiyatlardan 650 ton altın topladılar. Bu süre zarfında ‘‘Altınları satın’’ tavsiyesinde bulunan finans kurumları ile düşüşte altınları alanlar aynıydı.

Fed ve İMB, sadece altın bankalarını kullanmadılar. Altın talebi yüksek olan Hindistan’a baskı yaptılar. Hint hükümeti altın talebini düşürmek için arka arkaya vergi oranlarını artırdı. Yetmedi, altın almak isteyenlere kredi verilmesinin önüne geçildi. Hint bankalarına kısıtlamalar getirildi. Daha sonra Mücevherciler Birliği ikna edildi. Temmuz itibariyle külçe altın satışı engellendi. Geçtiğimiz günlerde Hindistan’da bir uygulama daha başladı. Altın ithalatı yapanların, belli bir miktar altını ihraç etmesi zorunluluğu getirildi. Bütün bunlar son altı ay içinde gerçekleşti. Çin’den sonraki en büyük alıcı bu şekilde kontrol altına alındı. Ortada fiziki altın sorunu olduğu için, tüketimin azaltılması gerekiyordu. Ulaşılabilir fiziki altında büyük sıkıntı var. Bu net bir şekilde görülüyor. Merkez bankaları geçmişte arzı sağladı. Fakat ellerinde düşünülen miktarlarda altın yok. Altında bir tezgah kuruldu. Fiyat gerçekten komik seviyelerde bulunuyor. Yazının başında da belirttiğimiz gibi, altın fiyatı baskılandı. Hiçbir sıkıntı yok mesajı verilmek istendi. En büyük alıcı olan Çin’i kontrol edemediler. Fiyat düştükçe, Çin’in altın talebi arttı. Hindistan’da resmi ithalatın hızı kesildi. Kaçak ithalat sürse de, bunun toplamını bilmek imkansız. Hint hükümeti ne yaparsa yapsın, talebi tamamen törpüleyemez.

Altın üreticileri de düşüşlerden bıktı. Masraflarını karşılamaya, kendilerini korumaya çalışıyorlar. Bir yandan gelecekteki üretimlerini satıyorlar, diğer yandan ‘‘Fiyat düşer’’ korkusuyla vadeli işlem piyasalarında satış pozisyonu alıyorlar. Üretici bile ne olacağını öngöremezken, yatırımcı ne yapsın?    

 

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar
Kritik bölgelerdeyiz 25 Kasım 2020