20 °C
Gizem DİLAN ÖZMEN
Gizem DİLAN ÖZMEN Marka&Patent

Doğru bilinen yanlışlar

Sınai mülkiyet dünyası ile ilgili gerek basında gerekse halk arasında yaygın olarak kullanılan ve doğru kabul edilen kavramların üzerinden geçmek ve doğru bilenen yanlışları ele almak istiyorum bu defa. Okuyucuların kavramları kafalarında oturtabilmeleri, bahsedilen kavramlarla ilgili halk arasında bir kulak dolgunluğu oluşmaya başlaması, ülkemizde yediden yetmişe farkındalık oluşmasını sağlayacak ve bu farkındalık sınai mülkiyet ile ilgili gelişmeleri olumlu yönde etkileyecektir diye düşünüyorum. Umarım bahsedilen konuda sizler de kendinizden bir şeyler bulur ve kavramları karıştıran başka yakınlarınıza bu kavramların doğruları ile ilgili paylaşımlarda bulunarak farkındalık süreçlerine katkıda bulunursunuz.

1. Yanlış : Bir fikrim var, onu patentle korumak istiyorum.

Doğru: Fikirler patentle korunmaz. Aklınıza gelen fikrin somut bir ürüne ya da üretim yöntemine dönüşmesi halinde, bu ürün patent ya da faydalı model belgesine ve/veya tasarım tesciline konu olabilir. Eğer fikriniz sadece içinizden geçirdiğiniz “keşke böyle bir şey icat etseler de işimiz rahatlasa” gibi temennilerden ibaret ise üzgünüz korumanız mümkün değil.

2. Yanlış: Yazılımım var patent başvurusu yapmak istiyorum.

Doğru: Yazılımlar ve bilgisayar programları Türkiye’de patentle korunamamaktadır. Salt yazılım kodları kişilerin eseri olarak nitelendirilip, Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu ile bu kodlar ömür boyu ve ölümünüzden itibaren 70 yıl boyunca herhangi bir başvuruya gerek kalmadan doğal olarak korunmaktadır. Ancak herhangi bir ihtilaf halinde yazdığınız kodların sizin tarafınızdan yazıldığını ispat etmeniz gerekebilir. Bu ispatı sağlamanın en güvenli yolu ise Kültür Bakanlığı’ndan Tasdix işlemi yaparak, son haline gelen kodlarınıza zaman damgası almaktır.

Peki yazılımın sonucunda ortaya çıkan ürünü koruyabilir miyiz, evet. Söz konusu yazılım sonucu bir donanımın meydana gelmesi ya da yazılım sonucu ortaya çıkan işlem adımlarını algoritma şeklinde ifade edebiliyor iseniz patente konu olan bir buluş ortaya çıkması mümkündür. Ancak bunun için buluşun işinin ehli ellerde ele alınması ve doğru şekilde ifade edilerek patent başvurusunun hazırlanması gerekir. Aksi halde başvurunuz patent ile korunamayan konulardan biri olduğu için reddedilebilir.

3.  Yanlış: Yurtdışında bir ürün var, biz bu ürünü Türkiye’ye getirdik ve patent, faydalı model ya da tasarım başvurusu yapmak istiyoruz. Araştırdık, Türkiye’de bu üründen yok.

Doğru: Burada kilit soru şudur. Ürünü siz mi tasarladınız ya da icat ettiniz? Eğer hayır ise bir başkasının icat ettiği bir ürün için herhangi bir koruma türünden yararlanamazsınız. Başkasına ait bir ürün için başvuruda bulunmanız halinde tarafınıza gasp davası açılması an meselesi olabilir. Ürünü kim buldu ise ya kişinin kendisi ya da kişi herhangi bir yerde çalışıyor ise işvereni ürün için başvuruda bulunabilir. Söz konusu ürün gerçekten Türkiye’de yok ise ve patent/faydalı model ya da tasarım başvurusu yapılmadığından emin isek ürünü tasarlayan ya da bulan kişi, ürünün kullanımı ve satışını ülkemizde serbest bırakmış demektir. O zaman ürünü kullanıp satabilirsiniz. Ama koruyamazsınız, yani herkes serbestçe ürünü kullanabilir.

Patent, faydalı model ve tasarım koruması ülkeseldir ancak patent veya faydalı model ve/veya tasarım belgesi almak için söz konusu ürünün dünya üzerinde sizden önce kamuya sunulmadığının tespit edilmesi gereklidir. “Yenilik” bahsedilen koruma türleri için kilit kelimedir.

4. Yanlış: Bir matematik teoremi buldum ve patent ile korumak istiyorum.

Doğru: Matematiksel metotlar patent ile korunamamaktadır. Matematiksel metotlar kullanılarak ortaya bir buluş çıkıyor ise ancak söz konusu buluş patentle korunabilir.

5.  Yanlış: Yabancı dil öğrenimi için bir metot geliştirdim. Kelime ezberlemek için uyguladığım bu yöntemin patentini almak ve tüm okullarda bu öğrenme yöntemini uygulamak istiyorum.

Doğru: Bu tarz yöntemler teknik unsurlara sahip olmadığından ve iş görme yöntemi (business method) olarak değerlendirildiğinden Türkiye’de patent başvurusuna konu olamamaktadır.

6. Yanlış: Bir bitki türü meydana getirdim. Bu bitkiyi bir başkasının üretememesi için patent almak istiyorum.

Doğru: Yeni bitki türleri ülkemizde patent ile korunamamaktadır. Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından ve YENİ BİTKİ ÇEŞİTLERİNE AİT ISLAHÇI HAKLARININ KORUNMASINA İLİŞKİN KANUN ile korunmaktadır. Dolayısı ile yeni bir bitki buldu iseniz Türk Patent ve Marka Kurumu’na başvurmamalısınız. Peki bu bitkilerin karışımından elde edilecek kimyasal ya da biyolojik ürünlerin durumu nedir derseniz, evet işte bu noktada ortaya çıkardığınız ürün patente konu edilebilir.

Yukarıdaki örneklere bakılarak, her ürünün veya her yöntemin her koruma türünden yararlanamadığını, bir buluş için patent korumasından yararlanabilmek için öncelikle fikir boyutunu aşmış, somut bir ürün ya da üretim yöntemi haline gelmiş, teknik bir soruna teknik bir çözüm üretmiş olması gerektiğini, bir tasarımın tasarım korumasından yararlanabilmesi için somut bir ürüne dönmüş olması ve görsel olarak estetik değere sahip olması gerektiği sonuçlarını çıkarabiliriz.

İnovasyon yapmanın dünyanın gelişmesine ne kadar katkısı olabileceğini hepimiz biliyor ve destekliyoruz. Ancak yapılan her inovasyonun korunmasının mümkün olmadığı bilinmelidir. Bu konuda kılavuzumuz 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’dur. Koruma türlerinden faydalanılabilecek ürünler kanunda net şekilde ifade edilmiş ve konu ile ilgili uzmanlığı olan kişiler yapılan bu inovasyonları değerlendirerek kanuna uygun ise en doğru koruma türünden inovasyon sahibini haberdar edebilir. Bu durum ülkelere göre de değişiklik gösterir. Örneğin Amerika, patentle korunabilecek konular yönünden oldukça geniş bir yelpazeye sahiptir. Üstelik Türkiye’deki Sınai Mülkiyet Kanunu’da ayrı bir koruma türü olan tasarım ve Tarım ve Orman Bakanlığı’nca korunan yeni bitki türleri bile Amerika’da “design patent” ve “plant patent” adları ile “patent” korumasından yararlanmaktadır.

İnovatif fikirlerin ortaya çıkması için ülke olarak gerek okullarda gerekse iş dünyasında gereken ortamı sağlamak birincil görevimiz olmalı. Ardından elbette sınai mülkiyet koruma türlerinden yararlanılabilecek ürünler çıkacaktır. Bu kültürün ülkemizde daha da gelişmesi için farkındalığın çok daha arttırılması ve tabandan tavana bir etkileşim yaratılması şarttır.

Yorumlar

Yorum yapabilmek için lütfen giriş yapınız.
Giriş Yap