11 °C
Hakan GÜLDAĞ
Hakan GÜLDAĞ EDİTÖR'DEN hakan.guldag@dunya.com

İhracatı %30 artıracak formül!

Kolombiya… Başkent Bogota’dayız…

Latin Amerika’nın en büyük gıda fuarlarından birisi olan ALIMENTEC 2016 fuarında… 

İlk defa bir milli katılım düzenleniyor… 

İstanbul Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği ve Şekerli Mamuller Tanıtım Grubu heyecanlı ve umutlu… 

Latin Amerika’nın ihracatçı için büyük potansiyel taşıdığı… 

Kolombiya’nın da Latin Amerika pazarları için iyi bir giriş kapısı olduğu görüşünü paylaşıyorlar… 

★ ★ ★ 

Katılan firmalar da umutlu… 

“Tatlıyı seviyorlar. Şekerleme bu bölge için iyi iş” diyor Tayaş’ı fuarda temsil eden Stepfanie Güler ve İhracat Müdürü Nuri Gümüş… 

Tayaş, Gebze OSB’de üretim yapıyor. Kurucu baba Şevket Taycı. Kazım Taycı Yönetim Kurulu Başkan Vekili. Üç kardeşi; Harun, Yunus ve Emre Taycı ile birlikte dünyanın dört bir yanında ihracat peşindeler. Üretimin yüzde 90’ı ihracata gidiyor. 50 milyon dolar civarında ihracatları var. 110 ülkeye ihracat yapıyor. 

Tayaş Ortadoğu pazarı ağırlıklı çalışıyor. Hedef, farklı pazarlarda da büyümek. Şirketin Perulu İhracat Bölge Sorumlusu Stepfanie Güler, "Latin Amerika’nın Türk şekerleme ve çikolata sektörü için, doğru adımlar atılırsa, hızla gelişecek bir pazar olduğunu" söylüyor… 

Ve şimdiden yıllık 500 bin dolarlık iş yapıyorlar Kolombiya’da… 

★ ★ ★ 

Şeker Tanıtım Grubu’nun katıldığı tüm fuarlarda artık alameti farikası haline gelen, şekerleme tadındaki pembe-beyaz standlar ziyaretçilerden hayli ilgi çekiyor. 

Aydın Soyyiğit, soyadını taşıyan grubun ihracat direktörü… 

Edirne’deki fabrikasıyla Soyyiğit Group yağ sektöründe önemli oyuncu. Sadece yağ değil, üç ayrı üretim tesisi var. Toz gıda ürünleri yapıyor. Kent Boringer markası ile yeni pazarlardan umutlu… 

1960 yılında kurulan aile şirketi bugün 128 ülkeye, 350 barkodlu ürün ihraç ediyor. Yılda 30 milyon dolar ihracatı var ve Güney Amerika’ya yılda 3.5 milyon dolarlık gıda ihracatı yapıyor. Bu pazarda giderek artan bir trend yakalamış… 6 yıldır çalıştığı Kolombiya’ya ise 500 bin dolarlık ihracatı var. 

★ ★ ★ 

Konya firması Gesaş… Gesaş Yönetim Kurulu Üyesi Abdullah Kara, Latin Amerika pazarından hayli umutlu. Aslına bakarsanız, aynı bünyede yer alan Hazal Bisküvi markası ile 2 yıldır Kolombiya pazarında başarılı bir performans sergiliyorlar. “Güzel, yoğun çalışıyoruz” diyor satış sorumlusu Dilek Aksoy, "Geçen yıl 1 milyon 271 bin dolarlık ihracat yaptık…” 

Peki ya bu yıl? 

Biraz zorlanılıyor. Ama ihracat yeteneklerinden dolayı değil. Mesele kur… ‘Kolombiya Pesosu’ da dolar karşısında değer kaybedenler kervanında. Üstelik Türk Lirası'ndan da fazla… “Döviz gelirleri yetmeyince para çıkışı yapmakta zorlanıyorlar” diyor Gesaş dış ticaret sorumlusu Ahmet Cebeci… 

★ ★ ★ 

Bu sorunu diğer ihracatçılardan da dinliyoruz… 

Latin Amerika’da 6 milyon dolar, sadece Kolombiya’ya 452 milyar dolar ihracat yapan Intersweet’in İhracat Müdürü Gürel Güzeloğlu da, petrole dayalı ekonomilerin son dönemde zayıfladığını ve ithal ettiği ürünlerin ödemesinde döviz sıkıntısı yaşadığını vurguluyor. 

Intersweet, Elvan Grubu’nun ihracat firması… 

Şekerleme ile ilgili ilk Ar-Ge merkezini kuran firma… 

Kendi mayasını yaptı. Kurvasanda özel formülü var. Bugün 180 milyon dolar ihracat yapıyor. 2023 hedefi ise dile kolay 1 milyar dolar. 

Angry Birds gibi dünyaca bilinen sembolleri kullanarak, raflarda, dolayısıyla rekabette öne çıkıyor. 

Tam da denk gelmiş. Fuarla birlikte Angry Birds’ün Kolombiya, Guatemela ve Peru’da yeni filmi piyasaya çıkıyormuş. 

★ ★ ★ 

Kolombiya’ya 600 bin dolarlık satış yapan Saray Bisküvi'nin Yurtdışı Satış Direktörü Kamil Özdağ da, yaklaşık 100 bin dolarlık satış yapan Kervan Gıda yöneticileri de benzer görüşleri paylaşıyor. 

Latin Amerika pazarı Türk şekerleme ve çikolata sektörü için ciddi bir potansiyel oluşturuyor. 

Şekerli Mamuller Tanıtım Grubu Başkanı Hidayet Kadiroğlu, bu potansiyelin henüz yeterince kullanılmadığını vurguluyor: 

“Kolombiya’nın Türkiye ile ticaret hacmi yaklaşık 1 milyar dolar. 800 milyon doları bizim Kolombiya’dan ithalatımız. Kolombiya’nın şekerli mamuller ithalatı ise 415 milyon dolar. Bizim Türk şeker ihracatçısı olarak bunun içindeki payımız ise 2.5 milyon dolar. 50 milyonluk nüfusa sahip bir ülkede bu pay gerçekten çok düşük…” 

★ ★ ★ 

Ama Kadiroğlu da Türk ihracatçısının yeteneklerine güveniyor. 

“Birlik olarak potansiyeli gördük” diyor, “Kolombiya ile serbest ticaret anlaşmasına sektör olarak taraf olduk. Güvencemiz ve gücümüz kesinlikle kalitemize dayanıyor. Sektör olarak biz Kolombiya’da gerçekten fark yaratabiliriz…” 

Bir de, başka ülkelerdeki fuarları da gözlemiş bir gazeteci olarak bence önemli bir gücü var Şekerli Mamuller Tanıtım Grubu’nun… 

Öğreniyorlar… 

Öğrenmek, bilgi ve deneyim kazanımı nedeniyle tutum ve davranış değiştirmek demek… 

Lima’da, ‘Sugar King’ lakabıyla şeker piyasasının önemli aktörü Raul Rojas’ı epey bir uğraştan sonra Türkiyeli şeker üreticileriyle iş yapmaya ikna ettikten sonra, nasıl Peru’da 4 yılda sıfırdan 50 milyon dolar ihracata ulaştıklarını anlattıktan sonra, “Kolombiya’da da ilk işimiz aynı formülü uygulamak. Yarından tezi yok, fuardan sonra ihracatçılar olarak buranın şeker piyasası ile sokakta doğrudan temas sağlayacağız…” diyordu Hidayet Kadiroğlu… 

Öğrendik ki, gerçekten de dediklerini yapmışlar. Kolombiya’nın 15 önde gelen şekerleme ithalatçısını Türkiye’ye gelmeye ikna etmişler… 

★ ★ ★ 

Bogota’daki iki günde ihracatçının sorunları açısından iki konu öne çıktı. 

Biri güvenlik kaygıları… 

Doğruya doğru, Kolombiya’da çok yoğun olmamakla birlikte, Türkiye’ye alım için gelmeye niyetlenenler, bu sıralar mutlaka ‘iyi ama sizin oralar güvenli mi’ diye soruyor. Bazıları ise açıktan gelemeyeceklerini söylüyor… 

İkinci sorun ise, ALIMINEC fuarında stand açan 11 Türk firmasının pek çoğunun da altını adeta kırmızı kalemle çizdiği nakit para dönüşü… 

★ ★ ★ 

İstanbul Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Zekeriya Mete’nin bu sorunun çözümüne ilişkin ilginç bir önerisi var. 

“İhracatımızın sıkışmasına sebep olan önemli bir sorun, özellikle Ortadoğu pazarından paramızı almakta zorlanmamız. Türk ihracatçısı bin bir zorlukla mücadele ederek ihracat yapıyor fakat parasını alamıyor” dedi Mete ve önerisini şöyle paylaştı: 

“Türkiye’nin ithalat ve ihracat envanterini çıkaralım. Ülkemizin ithalat ihtiyacını görüp, paramızı alamadığımız ülkelerden ihtiyaç duyduğumuz ürünleri barter sistemini kullanarak ithal edelim. Örneğin Libya’dan 3 milyon dolara yakın alacağı olan üyemiz var. Sektörel bazlı barter yapılabilir. Oradan petrol alınır. Mesela ülkemizin susam üretimi, ihtiyacı karşılamıyor. Susam ithal ediyoruz. Yurt dışında ihracat yaptığımız kimi susam üreticisi ülkelerde merkez bankalarında döviz rezervi azaldığı ya da kalmadığı için ödeme yapamıyorlar. Ya da ödemeleri 50 bin dolarla kısıtlayabiliyorlar. Madem ki, ödeme yapamamalarının sebebi rezervlerinin olmaması, biz de nakit yerine ihtiyacımız olan ürünü onlardan ithal edelim, ülkemizde bu ürünü işleyerek ve katma değer oluşturarak tekrar ihraç edelim…” 

★ ★ ★ 

Zekeriya Mete’ye göre, barter sisteminin uygulanması halinde sadece ihracatçı en büyük sıkıntılarından nakit para dönüşü konusunda rahatlamakla kalmayacak… 

Türkiye ihracatı da hızla çıkış yapacak… 

Mete, sadece bu etkiyle ihracatta kısa sürede yüzde 30’luk bir artış yaşanacağını öne sürüyor. 

Öğrenmek için öğrenmeye açık olmak lazım… 

“Öğrenmeye açık olmak demek ise tutum ve davranışlarınızı değiştirmeye açık olmak demektir… 

Yöneticiler öğrenmeye açık olmalıdırlar…” 

İlgililerin dikkatine…

Güncel gelişmelerden anında haberdar olun!
dunya.com'a girmeden de haberleri takip edebilirsiniz.