21 °C
Atılım MURAT
Atılım MURAT AYKIRI FİNANS amurat@etu.edu.tr

Yeni parasal slogan

 

 

Son birkaç haftadır, Japonya'daki seçimle ilgili beklentiler piyasalar üzerinde çok etkili oldu. Yen kurlarındaki sert hareketler, diğer paritelerde de dalgalanma yarattı. Bizim açımızdan bakarsak; EUR/JPY'deki hareket dolaylı yollardan EUR/TL'yi yükseltti. EUR/TL son bir ayda 2.27'den 2.35'li seviyelere çıktı. Japonya kaynaklı gelişmeler sadece kurlara değil, borsa endekslerine de tesir etti. Nikkei Endeksi son bir ayda yüzde 13 civarında arttı. Dünyanın en büyük üçüncü ekonomisinin borsa endeksinin bu hızla artması, bölge ve dünya borsaları için pozitif bir algı oluşturdu. Artık seçim bitti. Yeni hükümetin para musluklarını iyice açması, Japon Yeni'ni zayıflatmaya yönelik adımlar atması bekleniyor. 2013'te Çin de para politikasını gevşetebilir. Dünyanın en büyük ikinci ve üçüncü ekonomilerinde daha gevşek para politikalarına geçilmesi, piyasaları psikolojik olarak destekleyebilir.

Piyasa açısından olayı değerlendiriyoruz. Çünkü ekonomik açıdan, Çin'deki gayrimenkul balonunun büyümeye devam etmesinin orta ve uzun dönemde faydadan çok zararı olur. Japonya'nın tahvil alımlarını artırmasının, faizleri düşürmesinin, ne kadar yararlı olacağı da tartışmaya açık bir konudur. Bu politikaları denediler. Pek işe yaramadı. Dünyanın en güçlü merkez bankası olan Fed de tahvil alım programını geçen hafta genişletti. Ayrıca, istihdam hedeflemesine geçildiğini belirtti. İstihdam hedeflemesi, Amerika'daki yeni parasal slogan olan ''nominal milli gelir hedeflemesi'' için de önemli. Fed'in istihdam hedeflemesi konusunda başarılı olması zor olabilir. Zira istihdam piyasasını kontrol edemiyor. Kaldı ki, özel sektör borçlarını azaltmaya devam ederken, bilançosunu toparlamaya çalışırken, merkez bankasının enflasyonu ve nominal milli geliri harekete geçirme şansı düşük. ABD, kuvvetle muhtemel başarısızlıkla sonuçlanacak bir para politikası deneyine daha başladı. Bu gelişmeler yaşanırken, bir açıklama gözüme çarptı. Eski Kanada Merkez Bankası Başkanı, yeni İngiltere Merkez Bankası başkanı Carney, nominal milli gelir politikasına destek verdiğini söyledi. İngiltere de bu politikayı uygulayabilir. Kısacası; para politikası krizlere cevap anlamında ''tek alternatif'' olmaya devam edecek. Ekonomik hedefler tutmazsa, para politikası daha da agresifleşecek.  

En başından beri, bu krizde maliye politikasının daha etkili olabileceğini söyledik. Bir tarafta maliye politikasını aktif şekilde kullanan ABD; diğer tarafta harcamaları kısan, vergileri artıran Avrupa ülkeleri oldu. İki bölgedeki performans farkı görülüyor. Şimdi işgüzar Amerikalı politikacılar da kemerleri sıkma yoluna gidiyor. 2013'te, ABD'nin bütçe açığı belli bir oranda düşecek. Aslında bütçe açıklarına bu kadar uzun süre dayanılması bile şaşırtıcıdır. Politikacılar, konjonktüre karşı maliye politikasını bir politika aracı olarak görmez. Her şey para politikasından beklenir.

Para politikası aracılığıyla ekonominin desteklenmesi dışında, gizli ajandanın ''para birimini değersizleştirmek'' olduğu söylenebilir. Şu aşamada Brezilya ve Japonya dışında bunu resmi olarak dile getiren ülke yok. Esasen, Almanya ve Singapur haricinde güçlü para birimi ile ihracatın artabileceğine inanan ülke kalmadı. Teknolojinin, inovasyonun, eğitimin, iş dostu bir ortamın(kurumlar vergisinin düşük olması), avantajları fazla konuşulmaz. Para birimini zayıf tutup ihracatı artırmak, çıkış yolu olarak görülür. Bu şartlar altında, herkes aynı stratejiyi uygularken kalıcı olarak kim ne kazanabilir?

Güncel gelişmelerden anında haberdar olun!
dunya.com'a girmeden de haberleri takip edebilirsiniz.