“Bursa, gastronomide elindeki büyük değeri doğru yönetmeli”

Gastronomi Kültür ve Se­yahat Derneği (GAST­RODER) Başkanı Ramazan Başan, Bursa’nın sahip ol­duğu gastronomi ve turizm değerlerini ekonomik değe­re yeterince dönüştüreme­diğini belirterek, “Bursa’nın yeni bir değer yaratmaya ih­tiyacından çok, elindeki bü­yük değeri doğru yönetmeye ihtiyacı var” dedi.

Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!
“Bursa, gastronomide elindeki büyük değeri doğru yönetmeli”

Bursa’nın yeni ürünler­den ziyade mevcut değerleri doğru planlama ve tanıtım­la turizme kazandırmasının öncelikli ihtiyacı olduğunu tespitini paylaşan Ramazan Başan, ilk adım olarak Bur­sa Turizm Master Planı’nın hazırlanması ve yönetimler değişse de sürdürülecek bir kent politikası oluşturulma­sı gerektiğini kaydetti.

“Unvan ötesine geçilmeli”

Öte yandan, Bursa’nın UNESCO Gastronomi Şeh­ri olma hedefini değerlendi­ren Ramazan Başan, yalnız­ca bir unvanın peşinden gi­dilmemesi gerektiğini ifade etti. UNESCO kriterlerinin yerel ürünlerin korunması, sürdürülebilirlik, biyoçe­şitlilik, gastronomi eğitimi ve geleneksel üretim yön­temlerinin yaşatılmasını da kapsadığını belirten Başan, “Amacımız bir unvan almak değil, gastronomiyi şehrin yaşamına ve ekonomisine entegre eden standartları yakalamak olmalı” dedi.

Ramazan Başan, hedef­lere varma noktasında va­lilik koordinasyonunda yıl­da en az dört kez toplanacak “Bursa Turizm ve Gastrono­mi Kurulu” oluşturulması­nı önerdi. Kurulda yalnızca sorunların değil, hedeflerin, sorumluların ve uygulama takviminin de belirlenmesi gerektiğini belirten Başan, turizmin yönetim değişik­liklerinden etkilenmeyen uzun vadeli bir kent politi­kasının ortaya çıkarılması­nı önerdi.

Beş yıl için üç hedef

Önümüzdeki beş yıl için üç hedef belirleyen Rama­zan Başan, ilk sırada Turizm Master Planı’nın uygulan­ması ve günübirlik ziyaret­lerin konaklamalı turizme dönüştürülmesini göster­di. Turistlerin Bursa’da en az bir-iki gece konaklama­sını sağlayacak bir yapı ku­rulması gerektiğini belirten Başan, otellerde yıllık orta­lama dolulukların yüzde 70 seviyesine çıkarılmasının hedeflenebileceğini söyledi.

İkinci hedefin Mudanya, Gemlik ve Trilye başta ol­mak üzere kıyıların turiz­me kazandırılması gerek­tiğini belirten Ramazan Başan; deniz, kültür ve gast­ronomiyi bir araya getiren rotalar oluşturulabileceği­ni paylaştı. Üçüncü başlığın ise hizmet kalitesi olduğunu kaydeden Başan, yaban­cı dil, hijyen, karşılama ve müşteri memnuniyeti alan­larında sektör çalışanlarına yönelik eğitimlerin artırıl­ması gerektiğini sözlerine ekledi.

Son olarak GASTRODER Akademi aracılığıyla işlet­melerde yerinde eğitimler vermeyi hedeflediklerini açıklayan Ramazan Başan, dernek olarak kurumla­rı ortak hedef etrafında bu­luşturmak ve sektörün ihti­yaçlarına yönelik çalışma­lar yürütmek istediklerini kaydetti.

Model önerisi ile yeni hedefler

Bursa’nın tarımsal üretimi ve gıda sanayisinin gastronomi turizmi açısından önemli bir avantaj sunduğunu belirten GASTRODER Başkanı Ramazan Başan, kapya biberden domatese, süt ürünlerinden meyve ve zeytine kadar geniş bir üretim coğrafyasına sahip olunduğunu söyledi.

Göç mutfağı ve Balkanlarla tarihsel bağın da bu yapıya eklenebileceğini belirten Başan, “Tarladan sofraya, Bursa’dan Balkanlar’a” uzanan bir gastronomi modeli önerdi. Bu model kapsamında ziyaretçilerin yalnızca restoranlarda yemek yemesi yerine üreticileri, zeytinlikleri, meyve bahçelerini ve köy pazarlarını deneyimi yaşayabileceklerini açıklayan Başan, geleneksel mutfağın çağdaş yorumlarla buluşturulabileceğini söyledi.

Kaynak: DÜNYA - BURSA