Otomotivde Ar-Ge fonlaması için umut Horizon 2020’de

Otomotiv Teknoloji Platformu’nun DÜNYA Gazetesi ile birlikte düzenlediği toplantıda Türkiye’nin Horizon 2020’den çok sınırlı şekilde faydalanabildiği, son 1.5 yılda sadece 14 milyon euroluk kaynak kullandığı belirtildi

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

SABİHA TOPRAK - ZEYNEP PARÇAM / KOCAELİ 

Otomotiv sektörünün Ar-Ge açılımı için AB’nin Horizon 2020 kapsamında verdiği desteklerden de yararlanması gerektiğini belirten Otomotiv Teknoloji Platformu (OTEP) üyeleri, Türkiye’nin 400 milyon euroluk tahahhüdüne rağmen bu fondan son 1.5 yılda sadece 14 milyon euro kullanabildiğine dikkat çekti. DÜNYA Gazetesi’nin OTEP ile düzenlediği yuvarlak masa toplantısında otomotiv sektörünün sorunları ele alındı. DÜNYA Gazetesi yazarı Dr.Rüştü Bozkurt’un moderatörlüğünü yaptığı toplantıda Türkiye’nin otomotivde çekim merkezi olabilmesi için teknoloji yaratması gerektiği vurgulanarak, sanayi - üniversite işbirliğine kamu kuruluşları ile STK’ların da dahil edilmesi istendi. OTEP üyeleri, otomotiv sektörünün beklenen hamleyi yapabilmesi için kamu desteğine ihtiyacı olduğunu da vurguladı. 

Göktan: Eğitimde klasik sistemler revize edilmeli 
OTAM Yönetim Kurulu Başkanı ve OTEP İcra Kurulu Başkanı Ali G. Göktan, üniversite, sanayi işbirliğini 2005-2006 yıllarında üniversite,- sanayi, kamu diye 3 ayak haline getirdiklerini belirterek, “Son bir yıldır toplantılarda dile getirilen bu üç ayağa sivil toplum kuruluşları da eklenerek dört ayak haline getirildi. Üniversite, sanayi, kamu ve STK’ların bir arada çalışmasını formüle etmek için hala daha çaba sarf ediliyor” dedi. Eğitimdeki klasik sistemlerin revize edilmesi gerektiğinin altını çizen Göktan, “Sektörün dar boğaza girmesine neden olan unsurların olduğu dönemler yaşanmıştır. Büyük sert duvar ki bu duvara 2007 yılında çarptık. Önümüzde eğitilmiş eleman duvarı var. Para, donanım bulunuyor; zaman sınırları formüle ediliyor ama “şimdi bunları yapacak eleman lazım” deniliyor. 2007 yılında yurtdışında çok güzel projeler hazırlamış olan Ford’un, bu projelerini gerçekleştirebilmek için Ar-Ge departmanındaki 700 kişiyi 3 bin kişiye çıkartması gerekiyordu. Bu elemanları yetiştirme hızı klasik yöntemler ile yetişilebilecek bir şey değildi; zaten klasik yöntemlerimizin de hali içler acısı. Klasik sistemlerin revize edilmesi lazım ama bu insanlara sürekli telkin yaparak olmaz. Bunun için belli bir programın olması, projelerin hazırlanması lazım. Eğitimli, ne yaptığını bilen insanlardan oluşan ekipler ile çok şey yapılabilir” diye konuştu. 

Baybalı: Fransa, İngiltere ve Almanya’nın Ar-Ge'sini fonluyoruz 
TAYSAD Genel Koordinatörü Süheyl Baybalı ise AB’nin Horizon 2020 kapsamında verdiği desteklerden Türkiye’nin faydalanabilmesi için Taşıt Araçları Yan Sanayicileri Derneği'nin (OTEP) daha fazla bilgilendirme yapması gerektiğiğini berlirterek "Çalışmalara OTEP’e üye firmalar da kayıt olmalı. Avrupa’daki kurumlar işbirliği kurumu ararken oraya kayıtlı olanlara bakıyor. Hem Türkiye’deki hem de Avrupa’daki kurumlar ile işbirliği kurularak profil talebi konusunda ortak hareket edilmeli. 1.5 yıllık performansa baktığımızda Türkiye’nin Horizon 2020’den 1.5 yılda aldığı toplam para 14 milyon euro ancak TÜBİTAK’ın taahhüdü ise 400 milyon euro. Ortada bir garabet var. Bu bizim için tehlikeli. Tam tersine biz kendi faaliyetlerimizi fonlayacak bir takım rakamları o platformdan alabilmeliyiz. Şu anda bu platformdan beslenen Fransa, İngiltere ve Almanya’nın Ar-Ge faaliyetlerini fonluyoruz. Şirketler küçük küçük projeler yapıp veriyor, belli maliyetleri fonluyor ama büyük projeler yapmaya gelince işin temelini Almanya, İngiltere ve Fransa’nın aldığını görüyoruz. İspanya akıllıca bir hareket yaparak altyapısını oluşturuyor. Birinci adımda kayıtlı olmak gerekiyor.İkinci adım işbirliği için o platformlar ile temastan geçiyor. Bu konu çok iyi işlenmeli. OTEP’in önemli fonksiyonlarından biri bu olabilir. Zaten çalışma prensiplerimiz arasında var”açıklamasını yaptı. 

Sever: Türkiye’yi çekim merkezi yapma şansımız var 
Otomotiv Sanayi Derneği (OSD) Genel Sekreteri Osman Sever de OSD üyelerinin tamamına yakınının Ar- Ge merkezleri olduğunu kaydederek, “Tedarik sanayimiz de çok ciddi çalışmalar yapıyor. Türkiye’nin hem ülke olarak hem de spesifik olarak alırsanız otomotiv sanayinde sürdürülebilir rekabetçilik konumunu koruması için buraya ciddi şekilde eğilmek gerekiyor. Senede 900 bin araç ihraç eden bir sanayimiz var. Mevcut ve potansiyel üyelerimiz de mühendislik yatırımı konusunda örnek olabilir. Kamu sanayi-üniversite-kamu- STK işbirliği ile ileri aşamaları sağlayabiliriz. Bu konuda doğru politikaları yaratabilirsek, koordineli bir şekilde Türkiye’yi mühendislik ve otomotiv konusunda bir çekim merkezi haline getirebiliriz”şeklinde konuştu. 

Bayraktar: Katma değeri yükseltmek bilgi ile mümkün 
OTAM Genel Müdürü ve OTEP Genel Sekreteri Volkan Bayraktar, sektörde ilerlemenin katma değeri yükseltmekten geçtiğini belirterek, “Bu da bilgi tabanlı olmalı. Türkiye’deki pazar yapısı ile yeraltı ve enerji kaynaklarında belirli kısıtlar var. Belli katma değerlere ulaşabilmemizin temelinde bilgi yatıyor ki ancak bundan sonra marjinal faydayı yükseltebiliriz. Bu bilgiyi ortaya koyarken bizim Avrupa ile ortak olmayan bir Ar- Ge yol haritası ve süreç belirlememiz mümkün değil. Bu entegrasyonlardan birisi Horrizon 2020. Horrizon 2020’nin otomotiv daha doğrusu transport kısmındaki müzakere sürecini European Road Transport Research Advisory Council (ERTRAC) yönetiyor ve ERTRAC Türkiye’de muhattap olarak OTEP’i kabul ediyor. Önümüzde dönemde OTEP’in bu potansiyeli kullanıp, ERTRAC ile ülkedeki kamu ve sanayi arasında doğru bir köprü olabilmesi ve buradaki pozisyon ve işlevselliğini artırması lazım. Sanayi Bakanlığı,- yol haritası ve stratejilerini oluştururken, dönüp otomotiv ile alakalı olarak OTEP’in ve Avrupa’nın yol haritasına bakmalı” diye konuştu. 

Doğancıoğlu: Kamu yeterli varlık gösteremiyor 
Hexagon Studio Genel Müdürü ve OTEP İcra Kurulu üyesi Tolga Doğancıoğlu, Türkiye’nin bugün dünyanın en zor pazarlarına ihracat yaptığını kaydederek, “Otomotiv sektörünün ilerlemesinin önünde bazı engeller var. Ortaya koyduğumuz hedefl ere paralel hızda hareket edemiyoruz. Biz kaynağımızı mikro ölçekli kuruluşlara ve KOBİ’lere bölüp; sonra onların büyüyüp, palazlanmalarını bekliyoruz. Eğer ekonomik fayda sağlanacaksa bu ancak orta ve büyük kuruluşlara yatırım yapmak ile olur. Diğer bir eksiklik kamunun yeterli varlık gösteremeyişi. Avantajından istifade etmiş olduğumuz AB’nin varlığı bizim korumacı pazarın içerisinde kendimizi geliştirme imkânımızı da elimizden aldı. Devlet politikalarında ve bizlerin yazdığı stratejik plandaki alanlarda güdümlü projeler yapılmalı. Milli markaların pazar ve pazarlama konusunda eğitilmesine veya para harcayabilmesine imkan verecek bir yapı olmalı. Kural koyucu hükümet olabilmek için teknoloji ve markaya hükmetmelisiniz” dedi. 

Ergeneman: OTEP’in sanayi içinde de tanıtılması gerekiyor 
OTEP Ar-Ge Koordinatörü Prof. Dr.Metin A. Ergeneman da Türkiye’nin otomotiv sektörüne çok geç girdiğini vurgulayarak, “Türkiye’nin kaynakları da çok fazla olmadığı için ne yapacağını da bilemiyor. Bir kere sakinleşmeli ve ciddi bir strateji belirlemeliyiz. Kaynakları bir araya getirmek ve maliyetten kaçınmamak gerekiyor. Yapılması gereken çok iş var. OTEP gibi kuruluşlar ile milli konsüller oluşturup, olayların analiz edilmesi gerekiyor. Ardından devletin adım atması gerekiyor. OTEP’in sanayi içinde de tanıtılması gerekiyor. OTEP’in daha çok üyesi olmalı”şeklinde konuştu.

Bu konularda ilginizi çekebilir