Suriye’ye ihracatta “yüksek risk sınıflaması”

Makine İhracatçıları Birliği Başkanı Sevda Kayhan Yılmaz, “Suriye’nin, Türk Eximbank risk sınıflandırmasında en yüksek risk grubu olan 7’nci kategoride yer alması; ihracatçılarımızın karşısına önemli bir finansal ve bürokratik engel olarak yüksek prim oranlarını çıkarıyor” dedi.

Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!
Suriye’ye ihracatta “yüksek risk sınıflaması”

Ferit PARLAK

Türkiye ve Suriye hükü­metlerinin çabalarıyla canlanan ticaret koridor­larının, 10 milyar dolarlık ikili ti­caret hedefine ulaşımı kolaylaş­tırdığına dikkat çeken Makine İhracatçıları Birliği Başkanı Sev­da Kayhan Yılmaz, “Ancak sava­şın yıkıcı etkilerinin geride kal­maya başladığı ve yeniden imar bütçelerinin devreye girdiği ye­ni dönemde devam eden risk sı­nıflandırması gibi kısıtlayıcı uy­gulamalar, işletmelerin hareket alanını daraltıyor. Suriye’nin, Eximbank nezdinde riskli ülke­ler kapsamından çıkarılmasının tam zamanı olduğunu düşünü­yoruz. İhracat kredi sigortası sü­reçlerinde esneklik sağlanma­sı ve pazara özel Eximbank des­tek mekanizmalarının ivedilikle kurgulanması gerektiğine inanı­yoruz” şeklinde konuştu.

1,5 milyar dolarlık ihracat yapıyorduk

Yılmaz, ihracatçıların risk pri­mi yükünü hafifletecek ve re­kabetçi gücünü pekiştirecek bu adımlar, hem Türk makine sek­törünün bölgedeki lider varlığı­nı teminat altına alacak hem de Suriye’nin yeniden yapılanma sürecine çok daha etkin biçimde omuz vermemizi sağlayacağına vurgu yaparak, “İç savaş öncesin­de yıllık ortalama 1,5 milyar do­larlık makine ithalatı gerçekleş­tirilen Suriye pazarında, on yılı aşkın süredir devam eden yıkıcı çatışmalar sanayi yatırımlarını sekteye uğratarak ticari anlam­da önemli bir potansiyelin israf edilmesine neden olmuştu.

An­cak ülkenin 2025’te yeniden to­parlanma evresine girmesiyle birlikte; Suriye’nin toplam ma­kine ithalatının önceki yılın iki katına çıkarak güçlü bir sıçra­ma yapması ve 378 milyon dola­ra ulaşması, sahadaki teknolojik yenilenme ve altyapı ihtiyacının ne denli bir ivme kazandığının somut kanıtı oldu” dedi.

Yeni düzenlemeler şart

Yılmaz, “Türk makine sektörü 2010’da beşinci sırada yer aldığı bu pazarda; 2025’te önceki yıla göre yüzde 174,6 artışla 148 milyon do­lara ulaşarak Çin’i geride bırakıp birinci sıraya yerleşti. Ancak pa­zarda metal, plastik, gıda ve tekstil makineleri başta olmak üzere kilit sanayi kollarında ihtiyaç artarken, Çinli ve Avrupalı üreticilerin pay kapma mücadelesi de alevleniyor. İç savaşın zorlu koşullarında dahi sahayı terk etmeyerek pazar lider­liğini ele geçiren Türk makine sek­törü için rekabet koşullarına uy­gun bazı yeni düzenlemeler gere­kiyor” diye konuştu.

Çift taraflı maliyet

İhracatçıların Suriye ile tica­rette yaşadıkları sorunları tespit etmek üzere üye firmalarla isti­şarelerde bulunduklarını ifade eden Yılmaz, “Suriye gümrükle­rinde ton başına alınan vergilerin 10 katına çıkması ve Türk ürünle­rinin Uzak Asya ürünleriyle aynı gümrük tarifesine tabi tutulması, bazı alt sektörlerimizi fazlasıy­la etkiledi. Özellikle niteliği ge­reği büyük kütleye sahip makine­ler hem ağırlık hem de değer baz­lı gümrük vergileri nedeniyle, iki yönlü maliyete katlanmaya baş­ladı” açıklamasında bulundu.

Bankacılık kanalları çalışmayınca

Yılmaz, “Operasyonel anlam­da bir diğer sıkıntı da ödeme ka­nalları konusundaki çeşitlilik konusunda. Doğrudan bankacı­lık kanalları çalışmadığı için ül­kemize döviz büroları üzerinden yapılan transferler, ihracatçının döviz dönüşüm desteklerinden mahrum kalmasına yol açıyor. Bunların çözümsüz konular ol­madığını, Bakanlıklarımızın ka­demeli bir şekilde çözüm için ça­baladığının farkındayız. Bu nok­tada önemli olan sahada olmaya devam etmek, Suriye’deki alıcı firmaların rakiplerimizin mar­kajından etkilenmemesini sağ­lamak.

Bu amaçla Ağustos ayı sonunda düzenlenecek olan ve Türkiye’nin milli katılım orga­nizasyonu gerçekleştireceği 63. Şam Uluslararası Fuarı’na titiz­likle hazırlanıyoruz. Şam’daki te­maslarımızda Türkiye ile ticari ortaklığın nasıl bir kazan-kazan modeli yaratacağını, Suriyeli fir­malara birebir anlatacağız” ifa­delerini kullandı.

İlk 7 ay ihracatı  16,5 milyar dolar

 Bu arada Makine İhracatçıları Birliği (MAİB) tarafından paylaşılan makine imalat sanayi konsolide verilerine göre, yılın ilk yedi ayında Türkiye’nin serbest bölgeler dâhil toplam makine ihracatı 16,5 milyar dolar oldu.

Suriye’nin toplam makine ithalatının önceki yıla göre iki katına çıktığı 2025 yılında, Türk makine sektörünün Suriye pazarında birinci sıraya yerleştiğine dikkat çeken Makine İhracatçıları Birliği Başkanı Sevda Kayhan Yılmaz, “Hızla büyüyen Suriye pazarında Çinli ve Avrupalı üreticilerin pay kapma mücadelesi alevleniyor. İç savaşın zorlu koşullarında dahi sahayı terk etmeyerek pazar liderliğini ele geçiren Türk makine sektörü için rekabet koşullarına uygun bazı yeni düzenlemeler gerekiyor” dedi.

Yılmaz, “Miktar bazında düşüş yaşansa da ihracat birim fiyatlarındaki yüzde 9 yükseliş, geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre değer bazında yüzde 1,7 artış getirdi. En fazla makine ihracatı yapılan iki ülke yüzde 8,4 artışla 2 milyar dolar seviyesine yaklaşan Almanya ile ihracatın yüzde 28,9 yükselerek 1,4 milyar dolar seviyelerine geldiği ABD oldu. 7 aylık dönemde makine ihracatının 95 milyon dolara yaklaştığı Suriye pazarında ise geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre yüzde 51,4’lük bir artış yakalandı” diye konuştu.

Kaynak: DÜNYA - İSTANBUL