YÖREX, yurtdışına açılıyor

Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır’ın uluslararası fuarlarda boy gösterme talebine, Kalkınma Bakanlığı, Dışişleri Bakanlığı ve TOBB’dan tam destek geldi.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

Antalya Ticaret Borsası (ATB) tarafından, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin (TOBB) desteğiyle düzenlenen Yöresel Ürünler Fuarı (YÖREX) 8’nci kez kapılarını açtı. ANFAŞ Antalya Fuar Merkezi’ndeki fuarın açılışına, YÖREX’in uluslararası arenaya taşınması damga vurdu.

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Kalkınma Bakanı Lütfi Elvan ve TOBB Başkanı Rifat Hisarcıkloğlu’nun da katıldığı fuarın açılışında konuşan Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır’ın “Sizlerin desteği ve öncülüğü ile coğrafi işaretli ve coğrafi işaret başvurusunda bulunan ürünlerimiz başta olmak üzere yöresel ürünlerimizi YÖREX çatısı altında müstakil olarak ya da uluslararası bir fuarın içerisine taşımalıyız. Bu konuda milli bir hassasiyetle öncü olmanızı beklediğimizi ifade etmek istiyorum” sözleri karşılık buldu.

Ali Çandır’ın ardından kürsüye gelen TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, bu konuda Kalkınma Bakanlığı’nın destek sözü verdiğini müjdeledi. Kalkınma Bakanı Lütfi Elvan da “Bu konuda biz TOBB Başkanımızla beraber gerekli desteği vereceğiz. Bunu buradan ifade etmek istiyorum. Hem Kalkınma Bakanlığı olarak hem de kalkınma ajansları olarak yöresel ürünlerimizin tanıtımı için gereken desteği sağlayacağız” dedi. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu da bu konuda tam destek açıkladı.

Türkiye coğrafi işaret zengini

Bu yıl 8’incisi düzenlenen Yöresel Ürünler Fuarı’na 70 ilden 120 oda ve borsa, 16 kalkınma ajansı olmak üzere 400’ün üzerinde kurum ve kuruluş katılıyor. Geçen yıl 155 bin kişinin gezdiği fuara, bu yıl 200 binin üzerinde ziyaretçinin gelmesi bekleniyor. 17 Eylül akşamına kadar gezilebilecek fuarın açılışında konuşan Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır, Anadolu'nun bir nefeste sayabilecek yöresel ürünlerinin sayısının 2 bin 500 civarında olduğunu, bunların sadece yüzde 10’'unun coğrafi işarete bulunduğunu söyledi.
Çandır, hükümetin ekonomik büyüme bakımından birinci sırada yüksek katma değerli ürünlerin üretimi ve ihracatını artırma hedefi koyduğunu belirterek, “Ülkemizin kısa sürede bu hedefe ulaşmasında Coğrafi İşaret Tesciline sahip yöresel ürünlerimizin hayati bir yeri bulunmakta” dedi.

Coğrafi işaret için müstakil yapı önerisi

Çandır, kamudan en büyük taleplerinin Anadolu'nun eşsiz nitelikli ve coğrafi işaretli bu ürünlerin üretimine ve ihracatına stratejik bir değer verilmesi ve en önemlisi teşviklerin sağlaması olduğunu dile getirdi. “Bizim mevcut coğrafi işaretli tarım ve gıda ürünümüzün yarısı kadar ürüne sahip bulunan Almanya 4 milyar euroluk, yarımızdan daha az sayıdaki İngiltere ise 1,5 milyar euroluk bir gelire sahip” diyen Çandır, bu konuda Avrupa’nın liderliğinin 6’şar milyar euroluk gelirle Fransa ve İtalya’da bulunduğu bilgisini verdi.

Çandır, Türkiye'nin potansiyelinin bu liderleri bile zorlayacak düzeyde olduğuna işaret ederek, “Ülkemiz genelinde bu potansiyeli harekete geçirebilmek için birbirinden değerli uğraşılar verilmektedir. Ancak bunlar ayrık ve dağınık bir yapıda yürütülmektedir. Birlikte hareket etmenin ve güç birliğinin avantajlarından yararlanmak için özellikle Kalkınma Bakanlığı çatısı altında müstakil bir yapıya kavuşturmamız gerekmektedir. Böylece Türk Patent ve Marka Kurumu’nun tescil yetkisiyle birlikte çok daha üretken ve verimli bir sektör yaratma gücüne sahip olabiliriz” dedi.



Önerdiği müstakil yapılanma gerçekleştirildiğinde ve devlet coğrafi işaretli yöresel ürünlere hak ettiği desteği sağladığında hem ülkede, hem de dünyada şimdiki ile karşılaştırılamayacak ölçüde büyük bir pazara ulaşacaklarını belirten Çandır, bir diğer taleplerinin ise YÖREX hakkında olacağına işaret ederek, şunları söyledi:

“Sizlerin desteği ve öncülüğü ile coğrafi işaretli ve coğrafi işaret başvurusunda bulunan ürünlerimiz başta olmak üzere yöresel ürünlerimizi YÖREX çatısı altında müstakil olarak ya da uluslararası bir fuarın içerisine taşımalıyız” ifadelerini kullandı.

İlk müjdeyi TOBB Başkanı verdi

Bu talebin ardından kürsüye ilk çıkan TOBB Başkanı Rifat Hisarcıkloğlu yaptığı konuşmada, YÖREX’e her yıl geldiğini, her bölgeden, her ilden Türkiye'nin zenginliğinin YÖREX’te sergilendiğini söyledi.

Coğrafi işaretin, yerelin dünya ile buluşmasını sağladığını vurgulayan Hisarcıklıoğlu, “Bu büyük organizasyon kalkınma noktasında yeni bir bilinç inşa etti. Zenginleşme noktasında çok doğru bir alan açtı. Bu işin mimarı ayrı bir takdiri hak ediyor” diye konuştu.
Fuara, 120’nin üzerinde oda ve borsanın katıldığını anlatan Hisarcıklıoğlu, bunu çok önemsediklerini, değerlere sahip çıkmak gerektiğini ifade etti. Hisarcıklıoğlu, halihazırda 3 yöresel ürünün Avrupa'da tescillendiğini belirterek, “Diğer yerel ürünlerimizin de AB nezdinde tescili için TOBB, oda ve borsa camiası olarak çalışıyor ve üreticilerimize yardım ediyoruz” ifadesini kullandı.

Bakanlardan destek geldi
Kalkınma Bakanı Lütfi Elvan da YÖREX’in yöresel ürünlerin daha fazla ticari değer kazanabilmesi için önemli olduğunu kaydetti. Türkiye'nin en önemli saklı güçlerinden birisinin yöresel ürünler olduğunu belirten Elvan, bir yöresel ürünün kendi ülkesinde yaygınlaşmadan küresel ölçekte marka haline gelemeyeceğini dile getirdi.

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, YÖREX’in uluslararası boyuta taşınması için bakanlık olarak elinden geleni yapacaklarını ifade etti. YÖREX’e katılımcı sayısının ve fuarın kalitesinin yıldan yıla arttığını söyleyen Çavuşoğlu, fuarı uluslararası niteliğe kavuşturmak istediklerini yineleyerek, “Uluslararası fuar olması demek dünyanın her yerinden firmaların gelip, burada stant açması demek değildir. Uluslararası fuar olması demek, Türkiye'nin her yerinden burada sergilenen ürünlerin dünyanın her yerine pazarlanması demektir. Elbette KKTC’den ve bazı kardeş ülkelerden de gelip stantlar kurulabilir. Bunu yapabilmek için dünyanın her yerinden alım heyetleriyle üreticilerimizi ve ürünlerimizi buluşturmamız lazım” diye konuştu.

Dünya pazarı 200 milyar euro
Coğrafi işaretlerle ilgili verileri ise TÜRKPATENT Başkanı Prof. Dr. Habip Asan açıkladı. Şu anda 210 tescilli coğrafi işaret olduğunu dile getiren Asan, yaklaşık 400 tane de işlemleri devam edenler olduğuna işaret ederek, “Yakın zamanda tamamlanan Malatya kayısısı ile beraber Avrupa Komisyonunda 3 tane tescilli coğrafi işaretimiz var. Kayseri sucuğu ve pastırması başta olmak üzere 10 tane coğrafi işaret işlemleri komisyonda devam etmekte” dedi.
Asan, bu anlamda Avrupa'da yıllık 50 milyar euroluk değer yaratıldığını, dünyada da 200 milyar euroluk bir coğrafi işaret pazarı olduğunu dile getirdi. “Biz de Türkiye olarak önemli ölçüde bu pazardan pay alabileceğimizi düşünüyorum” diyen Asan, bu noktada YÖREX gibi etkinliklerin artırılması gerektiğinin altını çizdi.

“Ekonomimiz adeta düşman çatlatıyor”
Kalkınma Bakanı Lütfi Elvan, konuşmasında Türkiye ekonomisine yönelik değerlendirmelerde de bulundu.
“Ekonomimiz adeta düşman çatlatıyor” diyen Elvan, 2016 yılında FETÖ’cü hainler tarafından gerçekleştirilen hain bir darbe girişimi yaşandığını anımsatarak, böyle bir girişim başka bir ülkede olsa ekonominin allak bullak olacağının altını çizdi. Hükümet olarak tedbirlerini aldıklarını; üreticileri, sanayicileri rahatlatacak uygulamaları hızla ve kararlılıkla devreye soktuklarını hatırlatan Elvan, bunun sonucunda ekonominin 2016 yılını yüzde 3,2’lik bir büyümeyle kapattığını dile getirdi.
Elvan, “2017 yılının ilk çeyreğinde yüzde 5,2’lik bir büyüme performansı gerçekleştirdik. İkinci çeyrekte yine yüzde 5,1’lik büyüme gerçekleştirdik. İnşallah 3. çeyrekte öncü göstergelere baktığımızda yüzde 7’nin üzerinde bir büyüme performansı gerçekleştirebileceğimizi görüyoruz. Türkiye büyümeye ve güçlenmeye devam edecektir. Ancak yüzde 5’lik bir büyüme bizim için yeterli değil. İnşallah büyüme patikasını daha da yukarı çekecek, ciddi adımları ve atılımları gerçekleştireceğiz. Biz 2023 hedeflerimize, 2053 hedeflerimize daha hızlı ulaşabilmenin yollarını arayacağız” dedi.

“Çin’e tarım ürünleri ihracatında engeller kalktı”
Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Türkiye’den Çin’e tarım ürünleri ihracatının önündeki engellerin kalktığını belirterek, “Bu sene, kiraz mevsiminin sonuna doğru kiraz ürünleriyle ilgili engeller kalktı. Şimdi bazı meyvelerle ve süt ürünleriyle ilgili engeller de kalkıyor. Tüm engelleri kaldırarak, Çin gibi büyük bir piyasaya giriyoruz. Özellikle bu ürünlerin, yani kiraz benzeri ürünlerin Türkiye'de üretiminin artırılmasında fayda var” dedi.