17 °C

'Gurbetçi' çocuklarına yeni görev

Geçen yıl Türkiye'ye gelen 31,4 milyon turistin yüzde 19,4'ü yurtdışında çalışan Türk vatandaşlarıydı. 'Turizm elçisi' ilan edilen bu kesimin Türkiye'deki kişi başına ortalama harcaması ise 978 dolar oldu.

'Gurbetçi' çocuklarına yeni görev

Serhat ALİGİL

Özellikle güvenlik endişeleri nedeniyle geçen yıl toplam turizm gelirinin 2015’e göre yüzde 29,7 azalarak 22,1 milyar dolara inmesi ve turist sayısının 41,6 milyondan 31,4 milyona düşmesi bu alanda yeni arayışları da beraberinde getiriyor. Bunun son örneği geçen hafta yaşandı: Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın öncülüğünde, yurtdışında ikamet eden Türk vatandaşları turizm elçisi ilan edilerek “Komşunu al gel kampanyası” başlatıldı. Ayrıca Türk vatandaşlarının düğün, sünnet gibi özel günlerini de Türkiye’de kutlamaları istendi. Turizmciler ise bu yolla 4 milyon ‘yabancı komşu’nun Türkiye’ye gelmesini ümit ediyor. Görüne o ki, geçmişte Türkiye’ye yolladıkları paralarla ‘dövize çevrilebilir mevduatı’ Türkiye’nin gündemine sokan ‘gurbetçi’lerin, bu kez çocukları turist sayısını artırmak için çalışacak.

100 MİLYAR EUROLUK KATKI

► Son 50 yılda Türklerin yurtdışı macerası nasıl gelişti?

Yurtdışında yaşayan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının büyük kısmı Avrupa’da bulunuyor. TAVAK Vakfı'nın, “Geri Dönenler” başlıklı araştırmasına göre Türkler’in göç tarihi denildiğinde ilk sırada bugün 3 milyondan fazla Türk kökenli göçmenin yaşadığı Almanya geliyor. AB'nin 28 ülkesi dikkate alındığında bu sayı 5 milyon 400 bini aşıyor. Bu kitlenin yaklaşık 1 milyonu, Bulgaristan ve Romanya’da yaşayan Türk kökenli azınlıklar. Diğer kısmını ise 1961’den sonra Avrupa'ya giden göçmenler oluşturuyor. Özellikle 1961- 1974 arası gidenler Avrupa’nın işgücü ihtiyacını karşılamak üzere Almanya, Fransa, Hollanda gibi ülkeler tarafından talep edilen kişilerdi. Zaten daha çok Anadolu illerinden kalkıp giden bu kişilerin niyeti “birkaç yıl çalışıp para biriktirdikten sonra yurda dönüp evini almak ve kendi işini kurmaktı.” Ancak zaman içinde birleşen aileler, onların çocukları ve yurtdışında doğan sonraki nesiller ‘acı vatan’ ve ‘gurbet’i farklı bir yapıya dönüştürdü. Çok sayıda geri dönen olsa da TAVAK’ın araştırmasındaki şu vurgu dikkat çekici: “AB’de yaşayan Türklerin artık içinde yaşadıkları ülkelerin vatandaşları, oraların işverenleri, öğrencileri, avukatları, mühendisleri, sanatçıları olduklarını göz önünde bulundurursak, Avrupa’da çok ciddi bir ‘Euro Türk’ varlığından söz edebiliriz.” Avrupa ülkelerinde çalışan Türkler’in AB’nin GSYİH’na katkısının 100 milyar euro olduğu tahmin ediliyor. Yine AB’de bugün 120 bin civarında olduğu hesaplana Türk girişimci sayısının da 2020 yılında 160 bini aşması bekleniyor.

► Türkiye’yi ziyaret eden Türk vatandaşlarının sayısı nasıl değişti?

TÜİK’in turizmle ilgili istatistiklerinin detaylarına göre yurtdışında ikamet eden ve Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan kişilerin her yıl Türkiye’ye yaptıkları ziyaret düzenli olarak artıyor. Örneğin 2003 yılında 2,6 milyon kişi olan bu sayı, 2007’de 4,2 milyon kişiye, 2009'da 4,7 milyon kişiye, 2012’de 5,1 milyon kişiye ve geçen yıl 6,1 milyon kişiye çıktı.

► Yurtdışında yaşayan Türkler ne amaçla geliyor?

10 yıl önce; 2007’de en büyük payı yüzde 53,6 ile ‘akraba ve arkadaş ziyareti’ alıyordu. Bu pay geçen yıl yüzde 55,1 oldu. Nedenlerin ikinci sırasında yer alan ‘gezi, eğlence, sportif ve kültürel faaliyetler’in payı da son 10 yılda yüzde 15,1’den yüzde 21,4’e çıktı. ‘Konferans, görev gibi iş amaçlı’ gelenlerin payı yüzde 6,1’den yüzde 4,3’e düşerken, 'sağlık ve tıbbi' nedenlerle gelenlerin payı yüzde 1’den yüzde 2,1’e çıktı. 'Alışveriş'in payı ise yüzde 0,8’den yüzde 0,9’a çıktı. Ayrıca payları çok küçük de olsa ‘eğitim’ ve ‘dini’ nedenlerle gelenler de var.

İŞVEREN ORANI YÜZDE 10,2

► Çalışma hayatının neresindeler?

Türkiye’yi ziyaret eden Türkler’in 2009 yılında yüzde 36,4’ü ‘ücretli bir iş’te çalışıyordu. Bu oran 2012’de yüzde 41,3, 2016’da 44,2 oldu. İşveren dahil ‘kendi işi’ni yapanların oranı ise sırasıyla yüzde 10,4, yüzde 10 ve yüzde 10,2 oldu. Ayrıca yine aynı yıl sırasıyla ‘emekli’lerin payı yüzde 12,4, yüzde 11 ve yüzde 10,6 olarak değişirken, ‘ev kadını’ olduğunu belirtenlerin payı da yüzde 11,2, yüzde 8,4 ve yüzde 10,6 oldu. ‘Öğrenci’lerin payı ise yüzde 6,3, yüzde 6,2 ve yüzde 6,6 olarak birbirine yakın gerçekleşti. Yüzde 2-3’lük bir kesim ise ‘işsiz’ olduğunu söyledi.

► Ne kadar para harcıyor kaç gece kalıyorlar?

Yurtdışında ikamet eden Türkler'den elde edilen turizm geliri zaman içinde arttı. 2003 yılında toplam gelir 3,6 milyar dolar, kişi başına ortalama gelir 1384 dolardı. 10 yıl önce; 2007 yılında toplam gelir 4,7 milyar dolara ulaşırken, kişi başına ortalama gelir 1121 dolarda kaldı. 2016 yılında ise toplam gelir 6 milyar dolara yaklaşırken kişi başına ortalama gelir 978 dolarda kaldı. Bu kesimden en çok gelirin elde edildiği yıl ise 6,8 milyar dolarla 2013 yılıydı. Son yıllarda en düşük kişi başına ortalama gelir ise 2015’te 970 dolarla elde edildi. Toplam turizm geliri içinde Türkler'in payı 2007’de 22, 2016’da yüzde 27 oldu. Turizm gelirinin 34,3 milyar dolarla en yüksek olduğu yıl; 2014’te bu pay yüzde 18’di. Öte yandan özellikle turizm geliri açısından önemli bir veri de geceleme sayısı. Buna göre Türk vatandaşlarının 10 yıl önce ortalama 24,1 olan geceleme sayısı 2016'da 17'ye indi. Yabancı turistlerde bu sayı geçen yıl ortalama 9,8'di.

► Nerede kalıyorlar?

Toplam geceleme sayısına göre geçen yıl Türkiye’ye turist olarak gelen Türk vatandaşlarının yüzde 57,2’si ‘kendi evi’nde kaldı. ‘Arkadaş, akraba evi’nde kalanların oranı yüzde 35,5, ‘otel’de kalanların oranı yüzde 5,9 ve ‘kiralık ev’de kalanların oranı yüzde 1,3 oldu. Bu oranlar 2007’de sırasıyla yüzde 67,8, yüzde 23,7, yüzde 5,2 ve yüzde 2,7’di.

YILLARDIR DEĞİŞMEYEN TURİZM AMACI: ÇEŞİTLİLİK

Hükümet, turizme yönelik güncel hedeflerini geçtiğimiz ekim ayında açıkladığı ve 2017-2019 dönemini kapsayan son Orta Vadeli Program’da (OVP) ortaya koydu. Buna göre turizm sektöründe hizmet kalitesini artıran, pazarlama kanallarını çeşitlendirerek üst gelir gruplarını hedef alan, korumakullanma dengesini gözeten, rekabet avantajına sahip turizm türlerini öne çıkaran bir yapı oluşturulacak. Yine deniz turizminin yanı sıra başta sağlık turizmi olmak üzere termal turizm, kış turizmi, golf turizmi, eko-turizm, yayla turizmi, kongre ve fuar turizmi gibi turizm türleri geliştirilecek. Ayrıca turizm yatırımlarının gelişmiş ve yoğun kullanıma konu olan yörelerin yanı sıra diğer alanlara da kaydırılarak çeşitlendirilmesine ve turizm faaliyetlerinin tüm yıla yayılmasına dönük politikalar uygulanacak.

Yorumlar

Yorum yapabilmek için lütfen giriş yapınız.
Giriş Yap