“Üreticiler kendileri toplasa bile zarar eder”

Bu yıl zeytin sektörü; düşük fiyatlar, yüksek rekolte ve artan girdi maliyetleri nedeniyle ürünün dalda kalması riskiyle karşı karşıya. Zeytin fiyatlarının düşüklüğü sebebiyle ürünün toplanmama riski bulunduğunu belirten Edremit Ticaret Odası Başkanı Ahmet Çetin, “Düşük fiyat üreticiye bir hakarettir, böyle bir rakam olamaz. Üreticiler bırakın işçi tutmayı, kendileri bile zeytini toplasa zarar eder” dedi.

Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!
“Üreticiler kendileri toplasa bile zarar eder”

Mehmet H. GÜLEL

Zeytin üretiminde maliyet baskısı özellikle 2022 yılın­dan sonra belirginleşmeye başladı. Son iki yıldır uluslararası rekabetçiliğini kaybeden sektör; bu yıl düşük fiyat, yüksek rekol­te ve artan girdi maliyetleri kıska­cında. Bu yıl zeytinyağında rekolte beklentisi ise 500 bin ton olarak ifade ediliyor. Bugün sofralık zey­tinin kilogramı marketlerde 400 liraya, zeytinyağının kilogramı ise 220 ila 230 liraya satılıyor.

Edremit zeytinyağını tanıtmak amacıyla düzenle­nen “3. Edremit Zey­tinyağı Tadım Festi­vali-FestOlive”, Güre sahilinde 9-11 Ekim tarihlerinde gerçek­leştirildi. Festivalde bir grup gazeteciy­le bir araya gelen Ed­remit Ticaret Odası Başkanı Ahmet Çe­tin, zeytin sektörü­nün en zor yılını yaşadığını söy­ledi. Zeytin hasadının yapıldığı bu dönemde, düşük fiyatlar ne­deniyle ürünün dalda kalma ris­kinin bulunduğunu kaydeden Çetin, “Yüksek maliyetler, özel­likle de toplama maliyetleri bu fiyatlarla karşılanabilir durum­da değil. Bir diğer neden ise ulus­lararası piyasalarda zeytinyağı­nın euro bazındaki fiyatının dü­şük olması, ülkedeki ekonomik sıkıntılar, enflasyonist ortam, yüksek rekolte ve ağaçlarımızın çoğunun makineli hasada uygun olmaması sebebiyle el işçiliğiy­le toplanmasıdır. Tüm bunların sonucunda bugün oluşan fiyat­lar üreticiye hakarettir; böyle bir rakam olamaz. Üreticiler bırakın işçi tutmayı, kendileri bile zeyti­ni toplasa zarar eder” dedi.

“Mutlaka prim verilmesi gerekiyor”

Zeytinin dalda kalmaması ve üreticilerin zarar etmemesi için zeytinyağına litre başına mutla­ka prim desteği verilmesi gerekti­ğini vurgulayan Çetin, Avrupa’da verilen litre başına 1 euroluk des­tek gibi en az 50 TL talep ettikle­rini bildirdi. “Mutlaka bu primin verilmesi gerekiyor” diyen Çetin, “Litre başına prim verilirse üretici ürettiği yağı faturalandıracak. Fa­turalandırmadan bu primi alama­yacak. O zaman kayıt dışı ekono­minin de önüne geçilecek. Burada bir ‘kazan-kazan’ durumu oluşa­cak. Devlet kesilen faturalardan vergi toplayacak ve o vergi yeniden üreticiye dönecek. Aslına bakar­sanız iç piyasada da tüketici açı­sından bir fiyat dengesi sağlana­cak. Üretici, ürettiği zeytinyağının fiyatının bir kısmını devletten ala­cağı için piyasaya daha ucuz sata­cak, daha pahalıya satmaya çalış­mayacak” diye konuştu.

İhracatçıya DFİF desteği talebi

Diğer yandan, üretilen zeytin­yağının tamamını tüketen bir ül­ke olmadığımıza dikkat çeken Çetin, her yıl her dönemden yak­laşık 200 bin ton devreden zey­tinyağı kaldığını ifade etti. Bu ürünü ihraç edebilmek için ihra­catçıya da Destekleme ve Fiyat İstikrar Fonu (DFİF) desteği verilmesi ge­rektiğine vurgu ya­pan Çetin, “İhracatçı desteklendiğinde ih­racat artacak, ülkeye döviz girecek. Daha çok kâr elde edilecek ve iç piyasa dengele­necek; enflasyon da yükselmeyecek. O yüzden bu destek bu yıl için çok önemli. Zeytin sektö­rü en zor yılını yaşıyor ve böyle bir durum ilk defa oluyor. Akhi­sar’da üreticiler artık toplamaya gitmiyor, alımlar da yapılmıyor” açıklamasında bulundu.

Avrupa’nın kota, ABD’nin ise Türkiye’ye ek vergi uyguladığını hatırlatan Çetin, “Bizim farklı pa­zarlarda yer almamız gerekiyor. Özellikle Türk Cumhuriyetleri, Uzak Doğu ve İngiltere hedef pa­zar olabilir. Bunun üzerinde bütün paydaşların hep birlikte çalışması şart. Odaların, borsaların, ziraat odalarının, zeytin ve zeytinyağıy­la ilgili tüm kurumların ortak ha­reket edip yön vermesi gerekiyor. Kolektif bir çalışma şart” dedi.

Bakanlıklardan randevu talep edildi

Düşük fiyatlar nedeniyle ilgili bakanlıklara gerekli yazıları yaz­dıklarını ve görüşme talep ettik­lerini ifade eden Çetin, randevu alıp sezon tehlikeye girmeden bir an önce önlem alınması için çalış­malar yürüttüklerini bildirdi. Bu­gün en iyi zeytinin 60 TL’den sa­tıldığını dile getiren Çetin, “Bu yıl iç piyasadaki dengeleri korumak ve panik havası yaratmamak adı­na rekolte miktarı henüz resmen açıklanmadı. Şu an bir sorun var ve bir an önce çare bulunması ge­rekiyor. Zeytinler toplanıp fabri­kalarda sıkılabilirse yaklaşık 500 bin ton seviyesinde bir rekolte bekliyorum” ifadelerini kullandı.

“Kur baskısı yüksek maliyetlere sebep oldu”

Üç yıl önce zeytinyağının litresi 300 TL’den satılırken o dönemde günlük yevmiyelerin yaklaşık 500 TL civarında olduğunu aktaran Çetin; şu an ise zeytinyağının litre fiyatı 200 TL’ye gerilerken yevmiyenin 2 bin TL’ye yükseldiğini söyledi. Bu fiyatlar karşısında işçilik maliyetini karşılamak için zeytinyağının yanında üste para verilmesi gerektiğini belirten Çetin, “Üretim maliyetleri çok arttı. Bunun ana sebebi ülkemizdeki kur politikalarıdır. Kur üzerindeki baskılar, tüm sektörlerde yüksek maliyetlere sebep olmaya başladı. Çünkü mevcut kur gerçek seviyesinde değil; en az iki katı olması gerekiyor. Kur, enflasyon oranında yükselmiyor. Sonuç olarak ülke üretimden düşüyor, sanayici üretmekten çekiniyor; tarımda da üretici üretimden vazgeçiyor. Böyle giderse tüketici de bir süre sonra tüketecek ürün bulamayacak” ifadelerini kullandı.

“Maalesef bu yıl zeytin dalda kalabilir”

Edremit bölgesinin önde gelen zeytin üreticilerinden Nermin Hanım Zeytinliği Kurucusu Nermin Gelbal Gökduman, mevcut fiyatlarla toplama ve üretim maliyetlerinin dökme zeytinyağı fiyatını karşılamadığını belirterek, “Fiyatlar çiftçinin tarımı sürdürülebilir bir şekilde yapmasını desteklemiyor. Maalesef bu yıl zeytin dalda kalabilir. Çiftçinin üretime devam etmesi için makul bir fiyat belirlenmeli ve destek verilmesi gerekiyor. Biz markalaşmış bir firmayız ve kendi zeytinimizi toplayabiliyoruz. Ancak ürünü dökme olarak satan çiftçiler, işçiliği kendileri yapmıyorlarsa ve fiyatlar bu şekilde devam ederse zeytinin dalda kalacağını söylüyorlar. Hatta birçok üretici bize gelerek zeytinlerini toplamamızı istiyorlar” dedi.

Edremit’te Guinness Dünya Rekoru kırıldı

AB’den coğrafi işaret tescilli Edremit Zeytinyağı’nı tanıtmak amacıyla Edremit Ticaret Odası ev sahipliğinde düzenlenen “3. Edremit Zeytinyağı Tadım Festivali-FestOlive” kapsamındaki “En Büyük Zeytinyağı Tadım Etkinliği”nde, 10 Ekim’de 16 bin 2 kişinin katılımıyla Guinness Dünya Rekoru kırıldı. 2009 yılında İspanya’nın Jaen kentinde 12 bin 909 kişiyle kırılan rekor geride bırakılarak Edremit’te tarihe geçildi. Guinness World Records Resmi Hakemi Hannah Spiers, rekoru tescil ederek, sertifikayı Edremit Ticaret Odası Başkanı Ahmet Çetin’e takdim etti.

Kaynak: DÜNYA - İSTANBUL