Yüksek rekolte kuruyemişte fiyatları dengeleyecek

Bu yıl özellikle fındık, kabak çekirdeği, kuru üzüm ve bazı kuru meyve gruplarında beklenen yüksek rekolte ile fiyatların dengeleneceği tahmin ediliyor. Yılbaşından bu yana tüketici fiyatlarında ortalama yüzde 15 ile yüzde 20 arasında artış yaşandığını kaydeden TÜKSİAD Başkanı Muhammet Burak Çiğdem, istikrarlı bir piyasanın üreticiyi, sanayiciyi, ihracatçıyı ve tüketiciyi birlikte koruyacağını söyledi.

Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!
Yüksek rekolte kuruyemişte fiyatları dengeleyecek

Mehmet Hanifi GÜLEL

Türkiye kuruyemiş­te, 2025 yılı verileri­ne göre, 4,4 milyar do­larlık iç pazar büyüklüğü ve 4,7 milyar dolarlık ihracat tutarı ile dünyanın önde ge­len büyük pazarlarından bi­ri konumunda. Kaju gibi ba­zı spesifik ürünler dışında hemen hemen bütün kuru­yemiş ürünlerinin üretildi­ği bir ülke olarak dikkat çe­kiyor. Özellikle başta fındık, Antep fıstığı ve kuru üzüm gi­bi önemli ürünlerin üretimi ile dünyada kuruyemiş paza­rında söz sahibi.

Bu yılın ilk yarısının kuruyemiş sektörü açısından hareketli geçtiği­ni belirten Tüm Kuruyemiş Sanayicileri ve İş Adamları Derneği (TÜKSİAD) Yöne­tim Kurulu Başkanı Muham­met Burak Çiğdem, küresel piyasalardaki gelişmeler, ik­lim koşulları, finansman ma­liyetleri ve iç piyasa şartları­nın sektörü doğrudan etkile­diğini kaydetti. Buna rağmen Türkiye’nin güçlü üretim alt­yapısı, işleme sanayisi ve ih­racat kabiliyetiyle dünya ku­ruyemiş sektöründeki stra­tejik konumunu korumaya devam ettiğine dikkat çeken Çiğdem, “Ancak bugün sek­törümüzün en önemli gün­dem maddesi fiyat seviye­lerinden ziyade fiyat dalga­lanmaları.

TÜKSİAD olarak gerçekleştirdiğimiz ‘Kuruye­miş Sektörü Sorun Analizi’ çalışmamızda da üyelerimi­zin en önemli sorunu açık ara fiyat dalgalanmaları olarak öne çıktı. Bu dalgalanmaların temelinde üretim planlama­sındaki eksiklikler, güveni­lir stok verilerinin bulunma­ması, iklim kaynaklı belirsiz­likler ve ürünlerin üreticiden nihai tüketiciye ulaşıncaya kadar birçok kez el değiştir­mesi gibi yapısal nedenler bulunuyor. Sektörümüzün ihtiyacı günlük fiyat hareket­ler değil; üreticinin, sanayici­nin, ihracatçının ve tüketici­nin önünü görebildiği, daha öngörülebilir ve istikrarlı bir piyasa yapısı” dedi.

İstikrarlı fiyat tüketiciyi ve sanayiciyi koruyacak

Kuruyemiş sektörünün ta­mamı için tek bir fiyat artış oranı vermenin doğru olma­dığını aktaran Çiğdem, ce­viz, fındık, Antep fıstığı, ba­dem, kabak çekirdeği ve diğer ürünlerin her birinin farklı piyasa dinamiklerine sahip olduğunu iletti. Bununla bir­likte genel bir değerlendirme yapıldığında, yılbaşından bu yana tüketici fiyatlarında or­talama yüzde 15 ile yüzde 20 arasında bir artış yaşandığı­nı bildiren Çiğdem, “Ancak bu oran ürün bazında önem­li farklılıklar gösteriyor.

Ba­zı ürünlerde artış bunun üze­rinde gerçekleşirken, yeni sezon rekoltesi yüksek bek­lenen ürünlerde önümüzde­ki dönemde daha dengeli bir fiyat yapısı oluşmasını bek­liyoruz. Bizim açımızdan en önemli konu fiyatların yük­sekliği ya da düşüklüğü değil, fiyat istikrarının sağlanma­sı. Çünkü istikrarlı bir piyasa; üreticiyi, sanayiciyi, ihracat­çıyı ve tüketiciyi birlikte ko­ruyacaktır” diye konuştu.

Fındık ve kabak çekirdeğinde arz artışı bekleniyor

Kuruyemiş sektörünü tek başlık altında değerlendir­menin doğru olmadığını ifa­de eden Çiğdem, her ürünün arz-talep dengesi, stok yapısı ve dünya piyasalarındaki ge­lişiminin farklılık gösterdiği­ni iletti.

Bu yıl özellikle fındık, kabak çekirdeği, kuru üzüm ve bazı kuru meyve grupla­rında daha yüksek rekolte beklentilerinin bulunduğu­nu, dünya piyasalarında da birçok üründe arz artışı ön­görüldüğüne işaret eden Çiğ­dem, “Arzın arttığı ürünler­de bunun tüketici fiyatlarına makul ölçüde yansıması, hem piyasanın sağlıklı işlemesi hem de toplumun sağlıklı gı­daya erişimi açısından önem taşıyor. Kuruyemiş ürünle­ri lüks tüketim değil, toplum sağlığı açısından stratejik öneme sahip doğal gıda ürün­leri.

Özellikle çocuklarımızın ve genç neslin sağlıklı beslen­me alışkanlıklarını sürdüre­bilmesi için bu ürünlerin ula­şılabilir fiyatlarla tüketiciye sunulması büyük önem taşı­yor. Örneğin cevizde hem ül­kemizde hem de dünyada son yıllarda üretim ve arz artı­şı yaşanıyor. Normal piyasa şartlarında bu gelişmenin tü­ketici fiyatlarına da belirli öl­çüde yansıması beklenir.

An­cak ithalatta uygulanan yük­sek gümrük vergileri ve ilave mal yükümlülükleri nedeniy­le dünya piyasalarındaki fiyat avantajı iç piyasaya yeterin­ce yansımıyor. Üstelik bu du­rum yalnızca ithal ürünü de­ğil, yerli ürünün fiyat oluşu­munu da etkiliyor. İthal ürün maliyetleri piyasada referans oluşturduğu için yerli ürün de benzer seviyelerde fiyat­lanıyor, sonuçta dünya arzın­daki olumlu gelişmeler tüke­ticiye beklenen ölçüde yan­sımıyor” ifadelerini kullandı.

Dernek olarak yerli üreti­min korunmasını ve destek­lenmesini son derece önem­sediklerini de dile getiren Çiğdem, “Ancak aynı zaman­da tüketicimizin de dünya pi­yasalarındaki olumlu geliş­melerden makul ölçüde fay­dalanabilmesi gerektiğine inanıyoruz. Üreticiyi koru­yan, tüketiciyi gözeten ve fi­yat istikrarını sağlayan den­geli politikaların hem sektö­rümüz hem de toplum sağlığı açısından en doğru yaklaşım olacağı kanaatindeyiz” açık­lamasında bulundu.

“Kabak çekirdeğindeki fiyat artışı sezon sonu kaynaklı”

Kabak çekirdeğinde son dönemde yaşanan fiyat artı­şının temel nedeninin sezon sonuna yaklaşılmasıyla bir­likte piyasadaki ürün arzının daralması ve stokların önem­li ölçüde azalmasından kay­naklandığını belirten Çiğ­dem, “Yeni sezon öncesinde eldeki ürün miktarının sınırlı olması fiyatları yukarı yönlü etkiledi. Ancak, üretim bölge­lerinden gelen ilk veriler ye­ni sezon için oldukça olum­lu bir tablo ortaya koyuyor ve yüksek bir rekolte beklentisi bulunuyor. Beklentiler doğ­rultusunda bir hasat gerçek­leşmesi halinde yeni sezonla birlikte piyasadaki arzın ra­hatlayacağını, stokların ye­niden oluşacağını ve fiyatla­rın daha istikrarlı bir yapıya kavuşacağını öngörüyoruz” şeklinde konuştu.

Antep fıstığı üretiminde kayıplar bekleniyor

Antep fıstığında bu yıl iç piyasa ile dünya piyasasını birlikte değerlendirmek gerektiğine vurgu yapan Muhammet Burak Çiğdem, Türkiye’de yeni hasatla birlikte ürünün piyasada daha görünür hale gelmesini beklediklerini aktardı. Ancak dünya genelinde başta ABD ve İran olmak üzere önemli üretici ülkelerde ciddi üretim düşüşlerinin öngörüldüğüne işaret eden Çiğdem, “Bu nedenle küresel Antep fıstığı arzında önemli bir daralma söz konusu. Türkiye’de de bazı üretim bölgelerinde yaşanan dolu zararlarının üretime olumsuz etkileri bulunuyor. Dolayısıyla yeni sezonla birlikte iç piyasada arz tarafında bir miktar rahatlama yaşansa da dünya piyasalarındaki arz daralmasının fiyatlar üzerindeki etkisinin devam edeceğini değerlendiriyoruz” dedi.

Kaynak: DÜNYA - İSTANBUL