Atatürk'ün milli içecek tavsiyesi gerçek oluyor

Kırklareli’ne has doğal bir içecek olan hardaliye “millileşerek” market raflarına girmeye hazırlanıyor. Alkolsüz bir üzüm içeceği olarak Arap ülkelerinden de talep gören hardaliye 1 ay içinde ihrac edilmeye başlanacak.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

HÜSNİYE GÜNGÖR

KIRKLARELİ - “Sevgili Kırklareli halkı. Hardaliyenizi çok beğendim, bu içeceğinizi milli bir üretim haline getirmenizi öğütlerim.” Mustafa Kemal Atatürk’ün 20-21 Aralık 1930 tarihindeki Kırklareli ziyareti sırasında verdiği bu tavsiye 88 yıl sonra gerçek oluyor. Coğrafi işaret de alan hardaliye Türkiye çapında market raflarına giriyor.

500 yıllık tarihiyle Evliya Çelebi’nin Seyahatnamesi’nde de yer alan, üzüm, yabani hardal tohumu ve vişne yaprağından üretilen hardaliye Kırklareli yöresine has doğal bir içecek. Yerel halkın yıllardır şifa niyetine tükettiği hardaliye, üretildiği Kırklareli’nin Deveçatağı köyünden Türkiye’ye yayılmaya hazırlanıyor. Kırklareli’ndeki 3 hardaliye üreticisinden biri olarak 9 yıl önce kurulan Karlıbağ Bağcılık Hardaliye İşletmeleri’nin hardaliyesi aslında 2 yıldır Metro Toptancı Market’lerde satılıyor. Şimdilerdeyse Migros ve Macrocenter’larla daha geniş bir tüketici tabanına ulaşmaya hazırlanıyor. 1 ay içinde Katar ve Kuzey Irak başta olmak üzere ihracatın başlaması da gündemde.

Karlıbağ Bağcılık Hardaliye İşletmeleri Kurucu Ortağı Bülent Beksi başlangıçta yerel tüketim için üretilen, 7 yıl içinde ticari boyuta ulaşan hardaliyenin tanıtılmasında hem üreticilerin hem de Kırklareli Ticaret Borsası ile Kırklareli Ticaret ve Sanayi Odası’nın katkısı olduğunu söyledi. 5 sene önce yaptıkları coğrafi işaret başvurusunun Aralık’ta sonuçlandığını, geçtiğimiz günlerdeyse sertifikalarını aldıklarını anlatan Beksi, “Coğrafi işaretli ürünlere verdiği destekle bilinen ve iki yıldır bir fiil Karlıbağ markasının satışını yapan Metro Toptancı Market de ürünün bilinirliğine çok katkı sağladı” dedi.

Katar ve Kuzey Irak’a ihraç edilecek

Karlıbağ’ın hardaliyesi, Özürlüler Vakfı’nın geliştirdiği ve AB fonuyla hayata geçirdiği Gülümseten Dükkan markası adı altında Migros ve Macrocenter’lar ile BTA gibi anlaşmalı duty free’lerde satışa sunulacak. Diğer yandan ürünü öğrenerek pazarlamaya başlayan İstanbullu ihracatçı firmaların çalışması sonucunda 1 ay içinde Katar ve Kuzey Irak başta olmak üzere ihracata başlanacak. Alkolsüz bir üzüm içeceği olması dolasıyla ürünün Arap ülkelerinde ilgi görmesi bekleniyor. Hedeflerinin Avrupa ülkelerine de açılmak olduğunu belirten Beksi, önceliklerinin ürünü Türkiye’de hakettiği yere getirmek olduğunu söylüyor. Şirketin hedefi 5 yıl içinde üretimi 1 milyon şişeye çıkararak dünya pazarlarında yer almak.

Şu an için 100 bin şişe olarak üretilen Karlıbağ hardaliye satışlarının yüzde 50’si Metro Toptancı Market’lerde, yüzde 30’u internet üzerinden ya da telefonla ulaşarak sipariş veren birey, şarküteri ya da restoranlara, yüzde 20’siyse Kırklareli ve Edirne’de satılıyor. Karlıbağ, hardaliye üretiminde kullandığı üzümlerin yüzde 50’sini kendi bağlarından yüzde 50’sini de çevredeki bağlardan sağlıyor. Ürünün milli içecek olarak yaygınlaşmasının hardaliye üreticilerinin sayısını artıracağı gibi artan üzüm ihtiyacına paralel olarak bölgedeki bağcılığı da geliştirmesi bekleniyor. 9 yıl önce 100 ton kapasiteyle kurdukları tesis için önümüzdeki yıl kapasite artırımı düşünebileceklerini söyleyen Beksi kendi birikimleriyle kurdukları işletmeyi büyütürken kredi ve teşviklerden yararlanabileceklerini söyledi.

Yüzde 80 oranında sağlık için tüketiliyor

Geleneksel olarak sabah ve akşam birer bardak ordak tüketilen hardaliye hem lezzet açısından hem de sindirimi kolaylaştırdığı için et ve balıkla uyumlu. Türk kahvesinin yanında da güzel bir içim sağlıyor. Karlıbağ Bağcılık Hardaliye İşletmeleri Kurucu Ortağı Bülent Beksi satışların yüzde 80’inin sağlık amaçlı olduğunu söylüyor. Hardaliyenin kemoterapi sonrası düşen kan değerlerinin ve bağışıklık sisteminin iyileşmesi başta olmak üzere TÜBİTAK çalışmalarıyla kanıtlanmış bir çok faydası bulunuyor.

Bu konularda ilginizi çekebilir