Türkiye'deki aile şirketlerinde 'aile anayasası yok'

Türkiye Kurumsal Yönetim Derneği, Türkiye'de her iki aile şirketinden birinde kurumsallaşma sürecinin devam ettiğini, kurumsallaşma konusundaki en büyük sıkıntının ise bir sonraki nesle devir konusunda yaşandığını ortaya koydu.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

Türkiye Kurumsal Yönetim Derneği (TKYD) tarafından aile şirketlerinin kurumsallık düzeyini ölçümlemek üzere gerçekleştirilen "Aile Şirketleri Öncelikleri Anketi" açıklandı.

Türkiye’de faaliyet gösteren aile şirketlerinin, kurumsal yönetimin temel göstergeleri olan sahiplik ve kontrol, aile anayasası oluşturulması, aile yönetim ilişkilerinin belirlenmesi, hissedar olma durumu, çatışma yönetimi sistematiği oluşturulması, haleflik planı yapılması, hissedar sözleşmesi hazırlanması gibi kriterlerle ölçümlendiği TKYD Aile Şirketleri Öncelikleri Anketi’ne göre; ankete katılan şirketlerin yaklaşık yüzde 60’ında aile anayasası bulunmuyor. Her iki aile şirketinden birinde kurumsallaşma sürecinin halen devam ettiği sonucunun çıktığı ankete göre, aile şirketlerinin yüzde 75’inde en önemli gündem maddesi ise mali konular.

Aile şirketlerinin gelecek planları arasında profesyonel yönetim (yüzde 52), nesil devri (yüzde 37), birleşme-bölünme (yüzde 21), teknolojik dönüşüm (yüzde 37), sermaye güçlendirme (yüzde 43) yer alıyor.

TKYD Yönetim Kurulu Başkanı Ali Pandır, aile şirketlerinin en büyük sorunlarından birinin kuşak geçiş olduğunu belirterek, "Kuruluş dönemindeki sancıları başarıyla atlatan şirketlerde klasik evreler incelendiğinde kurucu, ikinci kuşak ve üçüncü kuşak olarak sıralanan kuşak geçişlerinde en büyük sorunun üçüncü kuşağa geçiş aşamasında yaşandığı gözlemleniyor. İlk iki kuşağın üçüncü kuşak tarafından sunulan değişim önerilerine karşı kapalı olması sorunu oluşturan etkenlerden biri. Diğer sorun ise şirketin gelişimine paralel olarak büyüyen aile ya da ailelerin bireylerinin artması. Ailenin sayısal olarak büyümesinden önce planlamanın yapılması şirketi birçok riskten uzak tutacaktır. Aile anayasasının hazırlanması, gelecek kuşakların yönetime hazırlanması ve buna dair bir haleflik planının yapılması, yeterli iç denetim ve iç kontrol mekanizmalarının oluşturulmasında kritik önem taşıyor" değerlendirmesini yaptı.