Lüksün yeni vitrini
Trendyol, premium alışveriş için açtığı Trendyol Luxe ile dünya markalarını ve Türk tasarımcıları aynı alanda buluşturuyor. Giyimden çantaya, kozmetikten eve uzanan seçkide 400’den fazla dünya markası ve 200 bini aşkın ürün var. Yeni alanın farkı ise yalnızca ne sattığı değil; ürünü nasıl gösterdiği, neyi keşfettirdiği ve kullanıcıyı markaların dünyasına nasıl taşıdığı.
Online alışverişte uzun ürün listelerine bakmaya fazlasıyla alıştık. Trendyol şimdi premium tarafta bu alışkanlığı değiştirmek istiyor. “Lüksün Yeni Yolu” sloganıyla açılan Trendyol Luxe, alışverişi biraz daha seçki, biraz daha stil, biraz da keşif üzerinden kuruyor. Üstelik başka bir uygulamada değil, bildiğimiz Trendyol’un içinde.
400’den fazla marka bir arada
Trendyol Luxe oldukça geniş bir ürün dünyasıyla açıldı. Giyim, aksesuar, ayakkabı, çanta, kozmetik, ev ve elektronik kategorilerinde 400’den fazla dünya markasının seçkileri ve 200 bini aşkın ürün yer alıyor. Global ölçekte premium kategorilerde konumlanan markaların yanında Türk tasarımcılar da bu yeni alanın parçası.
Fakat Luxe’ü Trendyol içinde açılmış yeni bir kategori gibi düşünmemek gerekiyor. En azından şirketin iddiası bu değil. Burada ürünleri yan yana sıralamak yerine, kullanıcıya daha derli toplu bir seçki göstermek ve alışverişi keşifle birleştirmek amaçlanıyor.
Alışverişten önce keşif
Moda alışverişinin en keyifli tarafı bazen ne aradığınızı bilmeden karşınıza çıkan o parça olabiliyor. Trendyol Luxe de biraz bunun peşinde. Markalara özel sayfalar, kombini tamamlama deneyimi, stil önerileri ve editoryal içerikler bu nedenle Luxe’ün önemli bir bölümünü oluşturuyor. Kullanıcı bir ürüne bakarken markanın dünyasına girebiliyor, farklı stil önerileriyle karşılaşabiliyor. Kısacası “Bir çantaya bakıp çıkacağım” cümlesinin sonunun nereye varacağını tahmin etmek biraz daha zorlaşıyor.
Algoritma da işin içinde
İşin teknoloji tarafında Trendyol’un kullandığı yeni bir tanım var: “Kişiselleştirme 2.0.” Trendyol Grubu CEO’su Erdem İnan, kullanıcıların artık yalnızca ürüne ulaşmak istemediğini; keşfetmenin, markanın dünyasını tanımanın ve kendilerine özel bir alışveriş yaşamanın da önem kazandığını söylüyor.
Yeni kişiselleştirme anlayışının çıkış noktası da burada. Trendyol, kullanıcının yalnızca ne aradığını değil, ne keşfetmek isteyebileceğini de anlamaya odaklanıyor. Luxe’te teknolojiyle içerik bu amaçla yan yana getiriliyor. Yani arama kutusuna ne yazdığınız hâlâ önemli ama artık tek mesele o değil. Sistem, kullanıcının karşısına henüz aramadığı ama ilgisini çekebilecek seçenekleri de çıkarmayı hedefliyor. Moda editörlüğünün dijital versiyonu desek çok da yanlış olmaz aslında.
Ayri uygulama yok
Trendyol Luxe için yeni bir uygulama indirmeye gerek yok. Kullanıcı, mevcut Trendyol uygulamasının içinden Luxe’e geçebiliyor. Yeni alan burada tasarım dili ve marka dünyasıyla ayrışıyor. Trendyol Ticari Satıştan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Özge Anlı da global markalarla Türkiye’nin tasarım markalarını giyimden aksesuara, ayakkabı ve çantadan kozmetiğe uzanan geniş bir ürün dünyasında buluşturduklarını söylüyor. Anlı’nın özellikle altını çizdiği nokta, kullanıcının bütün bunlara zaten alışık olduğu Trendyol üzerinden ulaşabilmesi. Yani yeni kapı açılmış ama adres değişmemiş.
Türk tasarımcılar için sırada yurt dışı var
Luxe’ün moda tarafında dikkat çeken bir başka başlığı Türk tasarımcılar oluşturuyor. Dünya markalarıyla aynı alanda yer alan yerli tasarım markaları için şirketin daha sonraki planı ise Türkiye sınırlarının ötesine uzanıyor.
Trendyol, önümüzdeki dönemde marka ve ürün dünyasını genişletmeyi, içerik ve teknoloji yatırımlarıyla Luxe’ü geliştirmeyi ve farklı ilgi alanlarına göre özelleştirmeyi planlıyor. Sonraki aşamada ise Türk tasarımcıları ve seçili ürünleri uluslararası kullanıcılarla buluşturmayı hedefliyor. Hayata geçtiğinde ise Türk tasarım markaları açısından Luxe’ün en dikkat çekici taraflarından biri kuşkusuz bu olacak.