Süper ayakkabılar maratonu yeniden yazıyor

Son beş yıldır başta yol koşuları olmak üzere atletizmde bir devrim yaşanıyor. Uzun mesafe yarışlarında ve maraton koşularında hem erkekler hem kadınlar birbiri ardında rekorlar kırıyor. Birkaç hafta önce Londra’da Kenyalı Sabastian Sawe maratonda iki saatten hızlı koşan ilk atlet oldu. New York, Berlin gibi dev maratonlarda yarışan yüz binlerce koşucu da cabası… Tüm bunları ‘Super Shoes’un kitabında ele alan İngiliz gazeteci Liam Tharme ile konuştuk…

Süper ayakkabılar maratonu yeniden yazıyor

Öncelikle, 1970'lerde ve 1980'lerde, özellikle ABD’de bir koşu ve mara­ton patlaması yaşandığını hatırlı­yorum. Peki şu anda katılım ve performans açısından yeni bir maraton patlaması var mı dünyada?

Evet, geçen ayki Londra Maratonu'nun ar­dından kesinlikle öyle olduğunu söyleyebili­rim. Nisan ayının sonunda, gelecek yıl için ku­ra çekimi başvurularını açıkladılar. Sanırım 1,3 milyon kişiyle bir dünya rekoru kırıldı ki bu çılgınca. Birleşik Krallık yetişkin nüfusunun yaklaşık yüzde 2'sinin başvurduğu anlamına geliyor. Toplamda 60 bin kişinin katıldığı bir yarış bu. Daha fazla kişiyi çekmek için yarışı iki güne yaymayı düşünüyorlar. Britanya'da­ki herkes Londra'da bu ikonik yarışta koş­mak istiyor. Zaten ABD bu konuda öncülük ediyor. Boston Maratonu'nun eleme süre­lerine bakabilirsiniz. New York ve Londra, maratonu tamamlayan kişi sayısı konu­sunda rekor kırmaya çalışıyor. Avrupa'da da şu anda büyük bir patlama yaşanıyor.

Süper ayakkabılar maratonu yeniden yazıyor - Resim : 1

Londra Maratonu'nda Kenyalı Sa­bastian Sawe'nin iki saat bariyeri­nin altına inen ilk erkek koşucu ol­ması sizi şaşırttı mı? Bunu gerçek­ten bekliyor muydunuz?

Hayır, tam olarak böyle olacağı­nı tahmin etmemiştim. Yani, önceki maratonlarında sürekli olarak çok iyi koştu. Tekrar tekrar 2 saat 2 da­kika koştu. Geçen eylül ayında Ber­lin'de gerçekten sıcak koşullarda koştu. Orada bunu başarabiliyor­sa, daha iyi koşullarda neler yapa­bileceğinizi düşünün. Sonra aynı yarışta iki kişinin bunu yapıyor olması inanılmaz.

Bu performansın ne kada­rı yeni ayakkabılardan kay­naklanıyor? Antrenman programı gibi başka faktör­ler de etkili oldu mu?

Evet, bence hepsi etkili. Ayak­kabılar bunun bir parçası ve ve­riler ortada: Bu son ayakkabılar, Sawe'nin daha önce maratonlarda koştuğu Pro Evo 2'lerden bile daha iyi. Daha hafif ve Sawe’ye çok uygun. Ama bence başka unsurlar da var. Londra’da koşullar iyiydi. Hava güneşliydi ama çok sıcak değildi. Yarışın sonuna doğru hafif bir rüzgâr da vardı ki bu her zaman yardımcı olur. Ayrıca tav­şan atletlerin büyük payı var. Yarışın yarısını 60 da­kika 30 saniyelik tempoyla tam isabetli koştular, ki bu planlanmıştı. Ve bence Etiyopyalı rakibi Yomif Kejelcha'nın koşmasıyla beraber Sawe yarışı kazan­mak için hızlandı ve aslında niyeti olmadan, iki saa­tin altında bir sürede yarışı tamamladı.

Süper ayakkabılar maratonu yeniden yazıyor - Resim : 2

Süper ayakkabıların gelişimine de bir baka­lım. Son 10 yılda ayakkabı teknolojisindeki gelişmenin dönüm noktasını nerede görü­yorsunuz?

Sanırım bu, 2000'lerin başlarında daha kü­çük parçalar halinde gerçekleşti. 1990'larda Fi­la karbon plakalı ayakkabıları deniyordu. Baş­ka markalar da denedi. 2000'lerde, 2010'larda, hatırladığım kadarıyla, telefon gibi çok ince, düz ayakkabılarla koşuyorduk çünkü mal­zemeler şu anda gördüğümüz itme gücünü sunacak kadar iyi değildi. Sonra 2010'larda Adidas ortaya çıktı. Köpüğü gerçekten geliş­tiren, şu anda gördüğümüz modern, iyi bir tür köpük olan Boost köpüğünü (şu anda Pro Evo 3'te kullandıkları köpük) ilk onlar geliştirdi. Bence insanlar karbon plaka­yı görüp “işte fark yaratan bu” diye düşü­nüyor. Ama konuştuğum araştırmacılar­dan mühendislere ve bu malzemeyi test edenlere göre köpüğün şimdi çok fazla enerjiyi geri verebildiği söyleniyor.

Bu yeni ayakkabıları, farklı marka­ları özellikle kulüp koşucuları ve amatör koşucular için uygun fiyat­lı buluyor musunuz?

Bence ucuz değiller. Şu anda fiya­tı 500 dolar. Uygun fiyatlı olduklarını söyleyemem, ama insanlar alıyor. Ben 26 yaşındayım ve benim yaşlarımda birçok insan, eskiden yaptıkları birçok şeyden daha çok sağlığa öncelik veriyor. Bunun için çok para harcıyoruz. Ben de öyle yapı­yorum çünkü faydasını biliyorum ve bunu bir yatırım olarak görüyorum. Çünkü eğer onlarla çok fazla 100 mil koşa­caksanız, zamanla kendileri­ni amorti ediyorlar.

Kişiye özel ayakkabı oyunu değiştirir

Gelecek 10 yıl için tahmininizi de sormak istiyorum. Öncelikle, ayakkabbı teknolojisinde bir yenilik bekliyor musunuz?

İnovasyon açısından bunu bilmek gerçekten zor. Bence asıl başarı, araştırmacıların bana söylediklerinden gelecek: Herhangi birimizi koşu ayakkabılarıyla koşu bandına koyabiliyorlar. Yürüyüşümüzü, nefesimizi analiz edip hangi ayakkabılarla daha verimli koştuğumuzu, hangilerinin bizim için daha iyi olduğunu anlayabiliyorlar. Henüz yapamadıkları şey, kaslarınıza veya vücudunuza girip neden normalden daha iyi veya daha kötü koştuğunuzu görmek. Ancak bunun nedenine ulaşabilirlerse ve tıpkı bir takım elbise gibi kişiye özel bir ayakkabı üretecek duruma gelinirse bu, oyunu tekrar değiştirir.

İkinci olarak, özellikle maratonda süre açısından bir iyileşme öngörüyor musunuz?

Süre açısından, kadınlar maratonunda 2 saat 10 dakikanın altında bir derece görmek isterdim. Bu muhtemelen önümüzdeki birkaç yıl içinde olacak ve temiz bir atlet tarafından elde edilmesi gerçekten güzel olurdu. Erkekler için, 2 saatin altında bir derece elde edildiğine göre, açıkçası, 1 saat 58 dakika bir gerçeklik haline geliyor ve Sawe'nin koştuğu süreyle 1:58'e 2 saat kadar yakın olduğunu biliyorum. Dolayısıyla, erkekler yarı maratonunda süre 55 dakikaya inerse, bunun da mümkün olduğunu düşünüyorum.