Almanların efsane Dışişleri Bakanı Joschka Fischer: Türkiye ve Almanya güçlerini birleştirmeli

Almanya’da 1998-2005 yılları arasında Dışişleri Bakanı olarak görev almış Joschka Fischer, ABD Başkanı Donald Trump’ın NATO’da daha fazla kalmaya istekli olmadığını belirterek, “Trump NATO’nun başına bir çorap örerse Türkiye ve Almanya’nın güçlerini birleştirmeleri çok büyük önem taşır” dedi.

Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!
Almanların efsane Dışişleri Bakanı Joschka Fischer: Türkiye ve Almanya güçlerini birleştirmeli

İstanbul Erkek Liseli Yö­netici ve İş İnsanları Plat­formu (İELYİP) ile Sarı Siyah ’65 Dayanışma ve Eği­tim Vakfı tarafından düzenle­nen konferansa katılmak üzere Türkiye’ye gelen eski Alman­ya Dışişleri Bakanı ile Türki­ye- Almanya ilişkilerini, Tür­kiye’nin NATO’daki rolünü ve Avrupa Birliği üyelik sürecini konuştuk:

Türkiye-Almanya Stra­tejik Diyalog Mekanizma­sı’nın üçüncü toplantısı 12 yıl aradan sonra 18 Mayıs›ta Berlin›de gerçekleşti. Türki­ye- Almanya ilişkilerini na­sıl görüyorsunuz?

Türkiye- Avrupa Birliği iliş­kileri çerçevesinde durumun karmaşık olduğunu düşünü­yorum. Ancak ikili düzeyde ilişkilerimiz oldukça iyi. Al­manya’daki güçlü Türk azın­lık sayesinde, Türkler iyi kabul görüyor. Dolayısıyla Türkiye, Almanya’nın günlük yaşamı­nın bir parçası ve ilişkiler iyi. Ekonomi ve ticari ilişkiler iyi bir seviyede.

“Trump’a güvenemeyiz”

Peki ya savunma?

Savunma konusunda zor bir dönemden geçiyoruz. Alman­ya’da dramatik bir değişim ya­şanıyor. Sadece Almanya’da değil, Avrupa’daki manzaraya, Ukrayna’daki ve Ortadoğu’da­ki savaşa bakarsak, her yer­de dramatik bir değişim var. Biz Almanya ve Türkiye ola­rak NATO müttefikleriyiz. Pe­ki NATO’nun bir geleceği ola­cak mı? İşte bu büyük bir soru işareti. Donald Trump’a gü­venemeyiz. Tüm Avrupa için artık yeni bir sayfa açıldı. As­lında sadece yeni bir sayfa da değil, yeni bir kitap açıldı. Bu nedenle örneğin, Trump NA­TO’nun başına bir çorap örer­se, Türkiye ve Almanya’nın güçlerini birleştirmeleri çok daha büyük önem taşır.

“Avrupa, Türk iş dünyası için kilit pazar”

Peki bu yeni kitapta Tür­kiye, Avrupa’nın güvenlik mimarisinde nasıl bir rol oy­nayabilir?

Ortak tarihimize baktığı­mızda, Türkiye her zaman için önemli bir rol oynamıştır ve önemli bir rol oynayacaktır. Türkiye’nin jeopolitik duru­muna bakarsanız, Ege’de, Do­ğu Akdeniz’de, Karadeniz’de, Orta Asya’daki Kafkasya böl­gesinde kilit bir oyuncu ol­duğunu görebilirsiniz. Ayrıca Türkiye İran’ın komşusudur ve Ortadoğu’da da önemli bir rol oynamaktadır. Ayrıca Tür­kiye, mülteci meselesinde kilit bir aktördür. Yani Türkiye’nin çok önemli olduğu birçok konu var. Öte yandan, bence Avrupa, Türk iş dünyası için kilit bir pazar. AB ile Türkiye arasında­ki ilişki de kilit bir faktördür. Türkiye, NATO’da da kilit bir rol oynuyor.

“İmkansızı talep etmekten vazgeçmeliyiz”

Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul, Avrupa Birliği ile Ankara’nın strate­jik ilişkilerini güçlendirme­si gerektiğini söyledi. Avru­pa, Türkiye’yi Avrupa Birli­ği’nin tam üyesi olmaktan ziyade stratejik bir ortak olarak görmek istiyor gibi… Sizin görüşünüz nedir?

Bence (Türkiye’nin AB üye­liğine başvurduğu dönemdeki) genel tablo tamamen değişti. Artık eski zamanlarda yaşamı­yoruz. Şu anda AB’nin Türkiye ve Batı Balkan ülkeleriyle mü­zakereleri devam ediyor.

Aynı şekilde AB’ye üye ol­mak isteyen Ukrayna ile de önümüzde çok zor bir dönem var. Bu yüzden, imkansızı talep etmekten vazgeçip ilişkileri­mizi geliştirmek için mantıklı davranmalıyız.

Almanların efsane Dışişleri Bakanı Joschka Fischer: Türkiye ve Almanya güçlerini birleştirmeli - Resim : 1

“Trump NATO’da kalmaya istekli değil”

Sizce Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne katılım süreci im­kansız mı?

Bu karmaşık bir süreç ola­cak, özellikle de Türkiye’deki iç gelişmelere baktığımızda, Türk demokrasisinin gelece­ği de kilit bir unsur. Bu yüzden bence bir numaralı öncelik ilişkilerimizi iyileştirmek ol­malı. Bu, her iki taraf için de yeni güvenlik koşulları altında bir numaralı öncelik olmalı.

Donald Trump’ın Transat­lantik müttefikleriyle işbir­liği içinde NATO’da yer al­maya yönelik isteksizliğin­den söz ettiniz. Peki bu tür bir süreçte, Türkiye’nin NA­TO içinde daha büyük bir rol oynayabileceğini düşünüyor musunuz?

Bence bu cevaplanması ge­reken önemli bir soru, şu an­da işlerin farklı yönlere doğru gittiği bir durumdayız. Donald Trump’ın gerçek niyetinin ne olduğunu kimse bilmiyor. Bir sonraki NATO zirvesinin nasıl sonuçlanacağını görelim. Ama bence Donald Trump NATO’da daha fazla kalmaya istekli de­ğil. Bu NATO için, hepimiz için, Türkiye ve Avrupa için, özel­likle de ülkem Almanya için büyük bir zorluktur. Donald Trump’ın ABD’yi NATO’dan ayırmasına hazırlıklı olmalı­yız. Ve bu, Almanya için çok zor bir durum olacaktır. 1945’ten beri ABD’nin koruması altında yaşıyorduk. Ve birdenbire bu sona eriyor. Komşularımızda iki savaş var, Ukrayna ve İran, ve her ikisinin de sonu görün­müyor; bu nedenle Rusya ve Ortadoğu konusunda çok dik­katli olmalıyız.

ABD- İsrail ve İran arasın­daki savaşı sonuçları itiba­rıyla nasıl görüyorsunuz?

İran’da rejim ayakta kalırsa, ki mutlaka ayakta kalacaktır, bu sadece Hürmüz Boğazı’nı kontrol edecekleri anlamına gelmiyor; aynı zamanda ulus­lararası deniz güvenliği ve dün­ya ekonomisi için de korkunç bir darbe olacaktır. İran nükle­er teknolojisinin de kontrolü­nü elinde tutmaya devam ede­cek. Yani Tahran’daki rejim, savaştan önceki halinden da­ha güçlü olacak. Bu da, İran’ın nükleer bomba yolunda iler­lemesi durumunda, tüm bölge için çok tehlikeli olacağı anla­mına geliyor; çünkü İran nük­leer kapasiteye ulaşırsa, diğer­leri de onu takip edecektir.

ABD ve İsrail’in İran’a sal­dırmasının yanlış bir hamle mi olduğunu düşünüyorsu­nuz?

Evet, yanlış bir hamleydi. Açıkçası, mevcut duruma ba­karsanız, savaş başladığından beri İran’daki rejim daha da güçlendi. İran, bölgede kilit bir aktör.

ABD’nin NATO’dan çekil­mesi durumunda, Alman­ya’nın Rusya’nın saldır­ganlığıyla başa çıkmak için kendi nükleer silahlarını ge­liştirme ihtimali var mı?

Hayır ama Fransa ve İngil­tere ile birlikte bir Avrupa se­çeneği arıyoruz; ancak ken­di kendimize ulusal nükleer silahlanma söz konusu değil. Fransa’nın nükleer silahları var. Belki Almanya bu nükle­er programın bir parçası ola­bilir. Sadece Almanya değil, başka Orta Avrupa ülkeleri de var. Örneğin Polonya, onlar da ABD’nin korumasına güveni­yorlardı, keza Baltık ülkeleri de öyle.

Rusya’yı Almanya için ger­çek bir tehdit olarak görüyor musunuz?

Putin Ukrayna’dan zaferle çıkarsa, bu durum Avrupa çok tehlikeli hale gelecektir çünkü Avrupa’da Amerikan koruması olmadan zayıf bir dönem yaşa­nacak ve bunun nasıl yönetile­bileceği son derece karmaşık.

“Vize sorunlarının çözülebileceğine kesinlikle inanıyorum”

Almanya, Türkiye’de vize reddi yüzdesinin en yüksek olduğu ilk yedi Avrupa ülkesi arasında yer alıyor. Daha önceki yıllarda durum böyle değildi. Sizce vize konusunda neden böyle bir politika değişikliği oldu?

Hiçbir fikrim yok. Nedenleri ne, bilmiyorum. Ama genel olarak şunu söylememe izin verin: Vize meselesindeki gerginliği azaltmaya çalışmalıyız, çünkü Almanya’da ve bazı diğer Avrupa ülkelerinde güçlü bir Türk azınlık yaşıyor ve aramızda sağlam ekonomik bağlar var. Dolayısıyla Türkiye ile Avrupa ülkeleri arasında sürekli bir gidip gelme var. Bence bakanlıklar bu meseleleri net bir şekilde ele almalı ve sorunlu konular hakkında çok açık bir şekilde konuşmalıdır. Vize sorunlarının çözülebileceğine kesin olarak inanıyorum.