10 °C

Avrupa’da ‘ayrılık’ rüzgarları esiyor

Üç asır sonra İskoçya’nın Birleşik Krallık’tan ayrılmak için oy kullanması Avrupa’daki ayrılıkçılar için sembolik olarak büyük önem taşıyor. Belçika’da Flamanlar, İtalya’da Venedikliler ve İspanya’da Katalanlar ülkelerinden ayrılmak istiyor

Avrupa’da ‘ayrılık’ rüzgarları esiyor

EVRİM KÜÇÜK

DIŞ HABERLER - İskoçya gelecek hafta Birleşik Krallık’tan ayrılmak için referanduma giderken, gözler bir yandan da Avrupa’daki benzer eğilimlere çevrildi. İskoçlar, 307 yıl sonra İngiltere’den ayrılsa da ayrılmasa da bu seçim, Avrupa’daki ayrılıkçılar için sembolik olarak büyük önem taşıyor. Çünkü bağlı oldukları ülkelerden kopmayı düşünen Flamanlara, Katalanlara ve Venediklilere hayallerinin gerçekleşme şansı olduğunu gösterecek. Bu arada IMF, referandumdan çıkacak bağımsızlık kararının, piyasalarda kısa vadeli negatif etkisi olabileceği uyarısında bulundu. Diğer yandan İskoçya’nın bağımsız olması halinde Lyods Bankacılık Grubu, TBS, Royal Bank of Scotland ve Standart Life gibi bankalar merkezlerini İngiltere’ye taşıyabilecekleri uyarısında bulundular. 

Yaklaşık üçyüz yıllık ortak bir geçmişten sonra İskoçya, gelecek hafta Birleşik Krallık’tan ayrılmak için referanduma gidecek. Halk, 307 yıllık İngiltere-Galler-İskoçya birlikteliğine son verse de Birleşik Krallık’ta kalmayı tercih etse de, bu seçim Avrupa’daki ayrılıkçılar için tarihi bir adım olacak. İskoçya’nın bağımsızlık için oy kullanması, Avrupa’da yıllardır bağlı oldukları ülkerin parçası olmak istemeyen Flamanlardan Katalanlara ve Venediklilere kadar birçok ayrılıkçının kendi geleceklerinin kontrolünü ele geçirme hayallerinin gerçekleşme şansı olduğunu gösterecek. 

Avrupa’da 18’inci ve 19’uncu yüzyılların siyahi ruhunda büyük devletlere yönelim vardı. Ancak İskoçya’nın referandumu etnik grupların ve küçük ulusların kendi kendilerini yönetmeleri için 21’inci yüzda yeni bir bakış açısının kapılarını açtı uzmanlara göre. Avrupa’da ayrılıkçı bölgeler bağımsızlık taleplerini giderek daha yüksek sesle dile getiriyor. İspanya’da ETA bağımsızlık için şiddet yoluna başvururken, Belçika’da Flamanlar ekonomik güçleriyle kendini gösteriyor. Belçika’nın bütünlüğü, Flamanlar ve Valonlar arasında ikiye bölünme tehlikesiyle karşı karşıya. İskoçya’da milliyetçiler giderek güçleniyor. İspanya, Bask bölgesinin bağımsızlığını savunan ETA örgütü ve siyasi uzantılarıyla onyıllardır başa çıkmaya çalışıyor. Katalonya bölgesinde de bağımsızlık talepleri giderek daha yüksek sesle dile getiriliyor. İtalya’da da Venedik bağımsızlık peşinde. 

Katalanlar oylama hakkı için sokaklara iniyor 

İskoçya’nın bağımsızlığına yönelik desteğin artmasının da etkisiyle, yüz binlerce Katalan, İspanya’dan ayrılma konusunda oylama hakkını talep etmek üzere Barselona sokaklarına iniyor. Yaklaşık yarım milyon Katalan, bayraklarındaki kırmızı ve sarı renkler ile giyinerek oy anlamına gelen “vote”un “V”sini oluşturmak için kayıt yaptırdı. İspanya’nın kuzeydoğusunda yer alan ve varlıklı bir bölge olan Katalonya’nın kendine ait dili ve kültürü bulunuyor. Son 10 yılda Katalanların bağımsızlık hareketi, İspanya’nın yaşadığı ekonomik krizin de etkisiyle önemli ölçüde güçlenmişti. İspanya içinde özerkliğe sahip olan Katalonya bölgesel hükümeti, 9 Kasım tarihinde ayrılma konusunda referandum çağrısı yapmış ancak Madrid hükümeti oylamanın hukuk dışı olduğunu ve gerçekleşemeyeceğini açıklamıştı. İskoçya’nın Birleşik Krallık’tan ayrılmayı oylayacağı ve gelecek hafta yapılacak referandum, Katalonya’daki bağımsızlık kampanyasını canlandırdı. 

Flamanlar, fakir Valonlara karşı 

Flamanca, Fransızca ve Almanca konuşulan bölgelerde siyasi düzlemde tam bir birleşme sağlanamadığı için uzun yıllardır ayrılma sesleri yükseliyor. Flamanlar, sahip olduğu zenginliği, işsizlik ve yoksulluğun yüksek olduğu Fransızca konuşulan Valon bölgesiyle paylaşmak istemiyor. 1960’lı yıllardan itibaren Flaman bölgesi, kuzeydeki büyük limanlar sayesinde yükselişe geçerken, güneydeki Valonlar, çelik sanayisinde ortaya çıkan kriz nedeniyle gerileme dönemine girdi. Bundan ötürü Flamanlar bugün sosyo-ekonomik açıdan Valonlardan çok daha iyi durumda. Belçika’da Flamanların yaşadığı Flander bölgesinin ayrılmasını savunan Vlaams Belang partisinin başkanı Gerolf Annemans, “İskoçya’da ne olacağı sembolik açıdan çok önemli. Bağımsızlığa doğru yol almak ve eski devletleri yeniden kurmak mantıklı bir evrim ve İskoçya, Katalonya, Flander bu yeni Avrupa’nın bir parçası” değerlendirmesinde bulundu. 

Yüklü vergi ödeyen Venedik bağımsızlık istiyor 

İtalya’nın kuzeyindeki Veneto bölgesinde geçtiğimiz mart ayında yapılan bağımsızlık referandumu, yüzde 89 “evet” oyuyla sonuçlanmıştı. Başkenti Venedik olan, ülkenin en zengin bölgelerinden Veneto’da bölge seçmeninin yüzde 73’üne denk gelen 2 milyon 360 bin kişi oylamaya katıldı. Referandumda bağımsızlığa ‘evet’ diyenlerin oranı yüzde 89, ‘hayır’ diyenler ise yüzde 10.9 olarak belirlendi. Venetolular her yıl ödedikleri vergilerin, Roma’dan aldığı yatırım ve hizmetlerden 21 milyar euro daha fazla olduğunu ve bölgede büyük bir iş kaybı yaşandığını savunuyorlar. Bağımsızlık için mücadele eden gruplar da, ilk etapta bölge halkını Roma hükümetine vergi ödemeyi bırakmaları için ikna etmeye çabalayacaklarını söylüyor. Ayrılıkçılar, zengin Veneto’nun ödediği vergilerin fakir bölgelere akmasına karşı. Ayrılıkçı duygularda tarih de etkili. Başkenti Venedik olan bölge, 1000 yıldan uzun süre Venedik Cumhuriyeti adıyla bağımsız bir devlet olarak varlığını sürdürmüştü. Venedik Cumhuriyeti’nin bağımsızlığına 1797’de Napoleon son vermiş ve bölge 1866’da İtalya’ya bağlanmıştı.

> Bağımsızlığa karşı çıkanlar önde 

18 Eylül’de İskoç halkına, “İskoçya bağımsız bir ülke olmalı mı?” sorusu yöneltilecek. “Bağımsızlığa evet” sonucunu çıkması halinde varlıkların paylaşımı ile ilgili Londra ile Edinburgh yönetimleri arasında yürütülecek müzakerelerin ardından, İskoçya 24 Mart 2016’da Birleşik Krallık’tan resmen ayrılacak. Referandumla ilgili “YouGov” adlı kamuoyu araştırma şirketinin bu hafta yaptığı son anket, bağımsızlığa karşı çıkanların oranının yüzde 52, “bağımsızlığa evet” diyeceğini söyleyenlerin oranının ise yüzde 48 olduğunu ortaya koydu. İskoçya, resmi olarak 1707’de İngiltere ile birleşti. Londra’daki merkezi hükümet dışişleri, savunma, uluslararası ilişkiler ve ekonomi politikası gibi alanlarda yetkileri elinde tutarken eğitim, sağlık, belediye hizmetleri, ulaşım gibi bazı yetkileri bölge meclislerine devrederek bu bölgelere kısmi özerklik tanıyor. İskoç Ulusal Partisi (SNP) hükümeti bu sınırlı yetkileri yeterli bulmadığından bağımsızlık talep ediyor. Vergi yükünden yakınan bağımsızlık destekçileri, İskoçya’nın Birleşik Krallık’tan ayrılması halinde Kuzey Buz Denizi’ndeki petrol yataklarının tek sahibi olacağını ve İskoçların yüksek vergilerden kurtulup daha varlıklı yaşayacaklarını savunuyorlar. İskoçya’nın Birleşik Krallık bünyesindeki AB üyeliği bağımsızlık sonrasında söz konusu olamayacak. “Bağımsız İskoçya” AB’ye üye olmak isterse, yeni bir devlet olarak başvuruda bulunması gerekecek. Bağımsız İskoçya, Avrupa Birliği’ne başvurur ve üye olursa, 2004’ten itibaren başlayan uygulama nedeniyle zorunlu olarak Euro’yu kullanacak. Ancak sterlini kullanabilir ya da kendi parasını oluşturabilir.

> Bağımsızlık piyasaları negatif etkileyebilir 

Uluslararası Para Fonu (IMF), İskoçya’nın önümüzdeki hafta gerçekleştireceği referandumdan bağımsızlık kararının çıkmasının piyasalarda kısa vadeli negatif etkisi olabileceği uyarısında bulundu. The Telegraph gazetesinin haberine göre IMF’nin açıklamasında IMF Sözcüsü Bill Murray’in İskoçya’nın bağımsızlığı durumunda “belirsizliğin negatif piyasa tepkisine” neden olabileceğini belirtti. İskoçya’nın referandum sonucundan Birleşik Krallık’tan ayrılma ihtimalini değerlendiren Murray, “Bu durum bazı önemli ve karmaşık konuların müzakere edilmesini gerektirecektir. Bunun anlık etkisi potansiyel olarak yeni ve farklı bir parasal sistem, finansal ve mali çerçeveye geçiş esnasındaki belirsizlik olacaktır. Belirsizlik piyasaların negatif tepkisine neden olabilir. Uzun vadede bu geçiş sürecince verilecek kararlara bağlı. Bu konuyu speküle etmek istemiyorum” dedi. İskoçya’nın bağımsız olması halinde Lyods Bankacılık Grubu, TBS, Royal Bank of Scotland ve Standart Life gibi önce gelen önemli finans kuruluşları yönetim merkezlerini İskoçya’dan İngiltere’ye taşıyabilecekleri uyarısında bulundular.

> Soros, uyardı: Bağımsızlık İngiltere’yi zayıflatır

Açık Toplum Enstitüsü Kurucusu uluslararası finans uzmanı George Soros, İskoçya’daki referanduma ilişkin, “Boşanmak her zaman berbattır. İskoçya’nın bağımsızlığı yönünde bir sonuç hem İngiltere hem de İskoçya için siyasi ve politik anlamda zayıfl ama demektir” değerlendirmesini yaptı. İskoçya’nın bağımsızlık referandumuna ilişkin görüşlerini Financial Times ile paylaşan Soros, “Bu, İngiltere’nin Avrupa Birliği’nden, İskoçya’nın da Birleşik Krallık’tan ayrılmayı düşünmesi açısından olabilecek en kötü zaman. Avrupa Birliği, ülkelerin bağımsızlıklarından ödün vererek ortak değerler ve fikirler üzerine daha yakın bir birlik kurması yolunda tamamlanmamış bir proje. Bu ortak değerler birçok açıdan saldırı altında” dedi. Boşanmanın her zaman berbat olduğunu görüşünü dile getiren Soros, “İskoçya’nın bağımsızlığı yönünde bir sonuç, hem İngiltere hem de İskoçya için siyasi ve politik anlamda zayıfl ama demektir. Bağımsız bir İskoçya finansal olarak istikrarsız olacaktır. Özellikle de borçlarını geri ödemeyi reddetme yönünde tehditler söz konusu olursa” ifadelerini kullandı. George Soros, İskoçya ve İngiltere’nin ortada bir politik birliktelik olmadan ortak para birimine geçmesinin uygun olmayacağını vurguladı. Avrupa’da milliyetçiliğin yeniden ortaya çıktığını, liberal olmayan demokrasilerin yükselişe geçtiğini anımsatan Soros, “Son yıllarda, euro kriziyle birlikte Avrupa içe döndü, uluslararası politikada güçlü rol oynayabilme becerisi kayboldu” dedi.

Dunya.com

Güncel gelişmelerden anında haberdar olun!
dunya.com'a girmeden de haberleri takip edebilirsiniz.