Berlin Duvarı'nın yıkılışının 25. yıl dönümü

Berlin Duvarı'nın yıkılışından sonra Alman hükümeti, doğunun kalkınması için yaklaşık 2 trilyon euro harcadı

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

BERLİN -  Almanya'da Berlin Duvarı'nın yıkılışının yıl dönümü çeşitli etkinliklerle kutlanırken, doğu ve batıda yaşayan nüfus arasında eşitlik sağlanabilmiş değil. 

İki Almanya'nın birleşmesinin ilk adımı olarak görülen Berlin Duvarı'nın yıkılmasının ardından, komünist rejimden çıkan eski Doğu Almanya'yı kalkındırmak için Federal Almanya, büyük yatırımlar yaptı, Berlin Duvarı'nın yıkılışından 10 ay sonra Fransa, İngiltere, ABD, eski Sovyetler Birliği, Federal Almanya ve eski Doğu Almanya arasında imzalanan sözleşmeyle iki Almanya'nın  birleşmesinin yolu açıldı. İki Almanya da bu arada kendi aralarında eski Doğu Almanya'nın Federal Almanya'ya katılmasını içeren anlaşma yaptı ve bu sözleşme 3 Ekim 1990 tarihinde yürürlüğe girdi. Böylelikle 1989'un yazında başlayan ve 9 Kasım 1989 tarihinde duvarın yıkılışıyla üst noktaya gelen Alman halkının özgürlük ve birleşme arzusu tümüyle gerçekleşti. 

Bu tarihten sonra çok fazla gelişmemiş olan ülkeye yeni katılan bölgelerin  batıdaki eyaletler ile aynı düzeye gelmesi için maddi ve manevi olarak çaba sarf edildi. Batı ve doğudaki hayat standartlarının eşitlenmesi, hükümet ve  devletin en önemli önceliği oldu. 

Uzmanlar, Almanya'nın, ülkenin doğusundaki eyaletlerin kalkınması için bugüne kadar yaklaşık 2 trilyon avro yatırım yaptığını ifade ediyor. 

Ekonominin canlanması için hükümet dayanışma paketleri, mali kapasitesi ortalamanın üstünde olan eyaletlerden ortalamanın altında olan eyaletlere yapılan mali transferler ve AB fonları ile sosyal sistemler üzerinden doğudaki eyaletlere kaynaklar aktardı. 

Berlin Hür Üniversitesi'nde Doğu Alman rejimi konusunda araştırma yapan Klaus Schröder, 1990-2014 yıllarında doğu eyaletlere yapılan yaklaşık 2 trilyon avro yardımın yüzde 60 ila 65'inin sosyal alanlara harcandığını belirterek, bunun büyük bir bölümünün de emekli ücretlerine gittiğini belirtti. 

Schröder, ancak yine de doğu eyaletlerde alt yapı yatırımı için kullanılacak yeterince kaynağın bulunduğunu kaydetti. 

Hükümetin yeni eyaletlerdeki emeklik ücretlerindeki  zam oranını yüksek tutmasına rağmen, doğu eyaletlerinde emeklilerin aldığı ücret ile batı eyaletlerdeki emeklilerin aldığı ücretlerde hala eşitsizlikler var. Mevcut durumda doğu eyaletteki bir emekli batıdaki emeklinin aldığı ücretin ortalama yüzde 92'sini alıyor. En son doğu eyaletlerde yüzde 2,53, batı eyaletlerde de yüzde 1,67 oranında ücret artışı yapılmıştı. 

Başbakan Angela Merkel yönetimindeki Hristiyan Demokrat Birlik partileri (CDU/CSU) ile Sosyal Demokrat Parti'den (SPD) oluşan hükümet, bu yasama döneminde emeklilik konusunda da birlik sağlaması yönünde yasa çıkarmayı ve 2020 yılına kadar ülke genelinde ödenen emeklilik ücretlerinin eşit olmasını hedefliyor. 

Doğudan batıya göç

Birçok genç ve kalifiye elaman, birleşmeden sonra iş bulma ümidiyle gelişmemiş olan doğu eyaletlerden daha gelişmiş batı eyaletlerine göç etti. 1991 yılında yaklaşık 18 milyon olan doğu eyaletlerdeki nüfus, 2013 yılında 16,3 milyona geriledi. Doğu eyaletlerdeki işsizlik oranı 1993'te yüzde 14,8'den, 2013'te yüzde 10,3'e geriledi, ancak işsizlik oranı 2013'de yüzde 6 olan batı eyaletlere henüz yaklaşamadı. Göçten dolayı doğu eyaletlerde çalışabilecek durumunda olan nüfus da azaldı. 

Alman hükümetinin açıkladığı son ilerleme raporunda, ekonomik alanda tüm olumsuzluklara ve insanların geçirdiği zorlu değişim sürecine rağmen ''doğunun yeniden inşasının büyük oranda başarıldığı'' belirtildi. 

Farklılıklar devam ediyor

Duvarın yıkılışından 25 yıl sonra insanların birçok alanda yaşam şartlarında olumlu gelişmeler sağladığı ancak tüm bu gelişmelere rağmen doğu eyaletlerde, özellikle ekonomik gücün ve maaşların eşitlenmesi ile istihdam piyasasında, batıdaki eyaletlere göre hissedilebilir farklılıkların devam ettiği ifade edildi. 

Raporda, eski Doğu Almanya'nın Federal Almanya'ya katılımıyla serbest piyasa ekonomisine geçişte sanayi alanında çok sayıda kişinin işten çıkarıldığı, bunların daha sonra yeni açılan sanayi şirketlerinde veya hizmet sektöründe kısmen istihdam edildiğine işaret edildi.  

Doğu eyaletlerin ekonomik rekabet edebilirliğini artırmak için alt yapıya önemli yatırımlar yapıldığına dikkati çekilen raporda, şimdiye kadar yaklaşık bin 900 kilometre yolun yapılması veya tamir edilmesine 34 milyar avro ayrıldığı vurgulandı. Bunun yanı sıra demiryollarına ve turistleri çekebilmek için şehirlerin modernizasyonu ve konut yapımına önemli kaynaklar aktarıldı.  Doğu eyaletlerinin ulaşım alanında batı eyaletlerini yakaladığına işaret ediliyor. 

Son 10 yılda durgunluk

İfo-Enstitüsü'nün Dresden şehrindeki araştırma görevlisi, ekonomi uzmanı Joachim Ragnitz , doğu eyaletlerindeki yönetimlerin bazı sorunlara rağmen batı eyaletlerden aldıkları paraları gerekli yerlere kullandıklarını ancak bu eyaletlere akan kaynağın beklenen etkiyi göstermediğini söyledi. 

''Doğu eyaletlerin inşası'' konusunda son 10 yılda bir durgunluk yaşandığını savunan Ragnitz, ''Doğu eyaletleri, yakın bir zamanda batıyı yakalamayacak'' değerlendirmesinde bulundu. 

Ragnitz, duvarın yıkılmasından 25 yıl sonra da doğu ile batı arasındaki hayat şartlarının eşit düzeye getirilmesinin mümkün olmayacağının kabul edilmesi gerektiğini savundu. 

Magdeburg Üniversitesi'nde Ekonomi Fakültesi Öğretim Üyesi Karl-Heinz Paque de sosyalizmin doğu bölgelerine verdiği zararın büyük olduğunu belirtti. 

Doğu eyaletlerde oturan insanların alım gücünün 2005 yılından sonra batı eyaletlerdeki seviyeden üçte iki daha az olduğuna işaret eden Paque, ''Doğuda bardağın 3'te 2'si dolu. Ancak bunu tümüyle doldurmak çok zor olacak''  dedi. 

Berlin'deki Ekonomi Araştırmalar Enstitüsü (DIW Berlin) tarafından yapılan araştırmada da batı ile doğu Almanya arasındaki hayat şartlarında, birleşmeden hemen sonra  ilerlemeler sağlandığı ancak daha sonraki yıllarda bu sürecin yavaşladığı, gelir farklılıkların arttığının görüldüğüne yer verdi. 

DIW Berlin Uzmanı Peter Krause, ülkenin doğusu ve batısında yaşayan gençlerin yaşam memnuniyetlerinin benzer düzeyde olduğunu belirterek var olan farklılıkların artık gençlerin doğu veya batı eyaletlerinden gelmelerinden kaynaklanmadığına, bunun yetiştikleri bölgelerle ilgili olduğuna işaret etti. 

Halkın sadece yüzde 53'ü birleşmenin kendileri için avantaj getirdiğine inanıyor

Alman Birinci Televizyonu ARD'nin bünyesinde bulunan MDR radyo ve televizyon kurumu tarafından yapılan ankete göre, Berlin Duvarı'nın yıkılışından 25 yıl sonra ülkenin doğusunda yaşayanların yüzde 74'ü, iki Almanya'nın birleşmesinin kendileri için avantaj getirdiğini ifade ederken, batı eyaletlerde bu oran yüzde 48'de kalıyor. Ülke genelinde ise halkın yüzde 53'ü birleşmeyi olumlu buluyor. 

Özellikle 14-29 yaşlarındaki gençlerin iki Almanya'nın birleşmesini avantaj olarak gördüğü belirtirken, her iki tarafta birleşmeden memnun olmayanların özellikle 45-59 yaş grubunda olduğu kaydedildi. 

Berlin Duvarı'nın yıkılışı

Eski Sovyetler Birliği'nde Devlet Başkanı Mihail Gorbaçov'un açıklık ve yeniden yapılanma politikası ile Polonya'daki sendika eylemleriyle eski doğu blokunda  başlayan reform süreci, 1989'da Macaristan ve Doğu Almanya'yı da etkisi altına aldı. Doğu Almanya'da insanlar özgürlük için 1989'un yaz aylarında sokaklara çıktı. Bu gösterilerin sonucunda 9 Kasım 1989 tarihinde halk, Berlin'i 28 yıl boyunca ayıran 155 kilometre uzunluğundaki ''Utanç duvarını'' yıktı. Bu iki Almanya'nın birleşmesinin önünü açtı. 

Doğu Almanya rejiminde çok sayıda kişi, sınırı ve böylelikle Berlin Duvarı'nı aşarken öldürüldü. Kayıtlara göre bu rakam, 136 olsa da hayatını kaybedenlerin daha fazla olduğu tahmin ediliyor. 

Duvar'ın yıkılışının 25. yıl dönümü vesilesiyle Başkent Berlin'de çeşitli etkinlikler düzenleniyor. 

Bu konularda ilginizi çekebilir