Komuta Nato'da

Rasmussen: Libya'da uçuşa yasak bölge uygulaması NATO sorumluluğunda yürütülecek.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

BRÜKSEL/ANKARA - NATO Genel Sekreteri Anders Fogh Rasmussen, Libya'da uçuşa yasak bölge uygulamasının NATO sorumluluğunda yürütüleceğini duyurdu.

Rasmussen, NATO büyükelçilerinin toplantısının ardından yaptığı açıklamada, İttifakın Libyalı sivilleri korumak için harekete geçeceğini belirtti.

Fogh Rasmussen, NATO büyükelçilerinin Libya toplantısının ardından yaptığı açıklamada, "Kaddafi rejiminin saldırılarına karşı sivilleri korumak için geniş uluslararası çabanın parçası olarak eyleme geçiyoruz. Bölgedeki ortaklarımızla işbirliği yapacağız ve onların katkılarını memnuniyetle karşılıyoruz" ifadesini kullandı.

İlerleyen dönemde tüm sorumluluk Nato’ya geçecek

NATO'nun bu aşamada sadece uçuşa yasak bölge icrasında bulunacağını anlatan Rasmussen, şimdilik uluslararası koalisyon operasyonunun ve NATO operasyonunun birlikte yürütüleceğini ve ilerleyen dönemde tüm sorumluluğun NATO'ya geçebileceğini belirtti.

Rasmussen "(1973 sayılı) BM Güvenlik Konseyi kararına uygun olarak NATO'nun daha geniş sorumluluk alıp almayacağını değerlendiriyoruz ama henüz bir karara ulaşamadık" dedi.

Bu durumda NATO, uçuşa yasak bölge uygulaması kapsamında sadece meşru müdafaada bulunabilecek. Sivillerin korunması gerekçesiyle yer hedeflerine ateş edemeyecek.

Davutoğlu açıkladı

Libya'ya yönelik operasyonun başladığı 19 Mart'tan bu yana NATO içinde süren tartışmalar sona erdi. Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, koalisyon güçlerinin en kısa zamanda Libya operasyonunu NATO'ya devredeceğini açıkladı.

Davutoğlu, Ankara Palas'ta düzenlenen "21. yüzyılda küresel düzeni yeniden düşünmek" konulu konferansa gelişinde gazetecilere açıklama yaptı.

Davutoğlu, ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton, İngiltere Dışişleri Bakanı William Hague ve Fransa Dışişleri Bakanı Alain Juppe ile telekonferans üzerinden dört bakanın da katıldığı bir müzakere gerçekleştirdiklerini söyledi.

Libya konusunda kendilerinin baştan beri ilkelerinin belli olduğunu kaydeden Davutoğlu, "İkili bir yapı olsun istemiyoruz. Paris toplantısı sonrası oluşan koalisyonun bütün yetkilerini NATO'nun tek komuta sistemi altında toplaması gerektiğini düşünüyoruz. Aynı anda iki operasyonun doğurabileceği hem askeri hem de hedefler anlamında, BM Güvenlik Konseyi'nin kararının dışına çıkma riski anlamında sakıncaları olduğunu söylüyorduk, bu bizim pozisyonumuzdu. Buna karşı bir direnç vardı.

Şu anda prensipte bir mutabakat sağlandı. En kısa zamanda Paris toplantısı sonrası oluşan koalisyon, bu misyonu bırakıp, bütünüyle operasyon tek bir komuta kontrol sistemi altında NATO'ya devredilecek. Dolayısıyla Türkiye'nin bu konudaki kaygıları, talepleri kabul gördü" dedi.

Davutoğlu, Türkiye'nin desteklerinin NATO'ya teknik düzeyde bildirildiğini belirterek, Türkiye'nin katılımının insani yardım ve silah ambargosunun denizden uygulanması yönünde olduğunu söyledi.

Bu konularda ilginizi çekebilir