Mali uçurum disiplin sağlarsa Amerikan doları düşmeyecek

ABD Kongresi eğer yıl sonuna kadar bütçe açığının azaltılması konusunda anlaşma sağlayamazsa, bu durum 2013'te büyük harcama kesintileri ve vergi artışlarının otomatik olarak devreye girmesine neden olacak.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

 

 

NEW YORK - Yatırımcılar sıkıntılı dönemlerde, sıkıntı ABD'nin kendisinden kaynaklanıyor olsa bile ABD dolarının verdiği rahatlığa sığınma eğilimi gösterirler. ABD Kongresi eğer yıl sonuna kadar bütçe açığının azaltılması konusunda anlaşma sağlayamazsa, bu durum 2013'te büyük harcama kesintileri ve vergi artışlarının otomatik olarak devreye girmesini sağlayacak. "Mali uçurum" şeklinde ifade edilen bu durumun gerçekleşmesi hala toparlanmakta olan ABD ekonomisine ciddi zarar verecek. Ancak Reuters'ta yer alan bir analize göre, bu durum dolarda değer kaybı yaratacağına, mali disiplinin bir göstergesi olarak görülebilen otomatik harcama kesintileri nedeniyle para birimine destek sağlayabilir. Görüşmelerde sürecin uzamasının piyasalara yüksek düzeyde belirsizlik olarak yansıması halinde bile bu hazine tahvilleri gibi güvenli liman olarak görülen varlıklara ve dolayısıyla dolara destek sağlayacak.

Citigroup'a bağlı CitiFX'in G10 ekonomileri stratejisti Greg Anderson, "Gelecek yılın ilk yarısı için resesyon riski söz konusu ve eğer bu gerçekleşirse riskten kaçınma eğilimi belirgin olarak kendini gösterecek. Bu da son resesyonda olduğu gibi doları destekleyecek" dedi.
Yatırımcılar piyasada riskten kaçınılan dönemlerde güvenli liman olarak kabul edilen araçlara yönelme eğilimi gösteriyorlar. ABD Kongresi'nin başkanlık seçimlerinin yapılacağı 6 Kasım'ın sonrasına kadar konuyu görüşmesi beklenmiyor. Senato ve Temsilciler Meclisi'nde görüşmelerinin anlaşmazlık sonucu kilitlenmesi halinde ise kabaca 600 milyar dolar tutarında harcama kesintisi ve vergi artışı gelecek yılın başında ortaya çıkacak. Eğer bütçede anlaşma sağlanırsa ABD ekonomisinin 2013'te daha güçlü büyümesi için önü açılmış olacak. Gerek Kongre Bütçe Ofisi gerekse Uluslararası Para Fonu (IMF) 600 milyar dolarlık tasarruf tedbirinin yeni bir resesyona neden olacak potansiyele sahip olduğunu belirtmişti. ABD Merkez Bankası (Fed) Başkanı Ben Bernanke de vergi artışları ve harcama kesintilerinin ekonomik büyümede sert bir gerilemeye yol açacağı uyarısında bulunmuştu. ABD Kongresi'nde geçen yıl yaşanan borç tavanının yükseltilmesiyle ilgili tartışmalar, yatırımcıların riskli varlıkları elden çıkarıp devlet tahvillerine yönelmeleriyle doların euro karşısında önemli ölçüde değer kazanmasını sağlamıştı.
Borç tavanı tartışmaları sonrası Standard & Poor's'un ABD'nin AAA olan kredi notunu düşürmesini izleyen haftada bile dolar yüzde 0.9'luk yükseliş kaydetti, devlet tahvillerinin fiyatı yükseldi. Bu arada ABD'deki mali uçurum ekonomi ve piyasalar üzerinde o kadar büyük bir etkiye neden olabilir ki, daha istikrarlı makro politikalara sahip bölgelere sermaye akışı olursa dolar da değer kaybedebilir. Bunun gerçekleşmesi halinde ise Fed, doları olumsuz etkileyebilecek yeni teşvik önlemleri almak zorunda kalabilir.

Yen ve frank, dolara alternatif olabilir
Japon yeni ve İsviçre frankı gibi güvenli liman olarak görülen diğer para birimleri dolara alternatif olabilir, ancak Japonya da düşük büyümeyle birlikte benzer sorunlarla mücadele ediyor. ABD'de 2008'de yaşanan resesyonun en çok hissedildiği dönemde dolar, euro karşısında yüzde 4.3 yükselirken, para birimleri sepeti karşısında da yüzde 5.8 değer kazanmıştı.
Chicago Foreign Exchange'den sorumlu Newedge USA direktörü George Dowd, doların "mali uçurum"dan elde edebileceği kazanımları korumak için ABD'nin mali sürdürülebilirlik alanında ilerlemesi gerektiğini ifade ediyor. Dowd, "Avrupa'daki durumun daha da bozulması ya da küresel olarak askeri alandaki gerginliklerin artması halinde bile dolar yatay seyredebilir veya yükselebilir" saptamasında bulunuyor.

Dolar yene karşı 4 ayın zirvesine çıktı
Dolar geçtiğimiz perşembe yene karşı son dört ayın en yüksek seviyesine çıktı. Dolar/yen paritesi 80.34 yene yükseldi. Doların yen karşısında değer kazanması Japon hazine tahvil getirilerindeki yükseliş ile Japon Merkez Bankası'nın (BOJ) yarınki toplantısında parasal genişleme kararı alabileceğine dair beklentilerden kaynaklandı. Dolar ekim ayında şu ana dek yen karşısında yüzde 3 değer kazandı. Dolar/yen paritesi ABD tahvil faizlerindeki hareketlenmelere her iki düşük getirili para biriminin "carry trade" işlemlerinde piyasanın favori fonlama birimi olmak üzere rekabet etmesinden ötürü daha hassas hale geldi. Yatırımcılar düşük getirili para birimini daha yüksek getirili bir birimi satın almak üzere satma eğiliminde oluyor. ABD tahvil faizlerindeki bir yükseliş dolarda taşıma maliyetini artırarak yatırımcıların Japon para birimi yeni bir fonlama para birimi olarak kullanmasına yol açıyor. Londra'daki Rabobank üst düzey FX stratejisti Jane Foley, "ABD tahvillerinde kısa süre önce gözlenen yüksek getiriler dolar/yen paritesindeki olumlu havayı destekliyor. Ama Euro Bölgesi'nde gerilim artarsa, Japon  otoritelerinin güvenli liman olarak yene talep akışını durdurmaları zor olacaktır" yorumunu yaptı. Amerikan Merkez Bankası Fed geçtiğimiz ay üçüncü parasal genişleme turunu başlatmıştı. Bu hafta BOJ'un da varlık alım programının toplam çapını büyüteceği yönünde tahminler yapılıyor. Bazı analistler boyutun 10 trilyon yen (124.74 milyar dolar) olabileceğini ifade ediyor. Beklentilerin doğru çıkması halinde tahvil alımının artırılmış boyutu BOJ'un eylül ayında duyurduğu miktarla aynı olacak ve bir ay sonra ikinci kez para politikasının gevşetilmesi anlamına gelecek. BNP para birimi stratejisti Kiran Kowshik, doların 78 yen hedefiyle 80.60 yenden satılmasını tavsiye ederek, Japonya'nın ticari zayıflığına dair gereğinden fazla vurgu yapılmakta olduğu uyarsında bulundu. Kowshik, "Japonya gezegendeki en büyük net yabancı aktif pozisyonuna sahip ülke. Bu yüzden kazanç hesabı, genel olarak cari fazlasını da güvence altına alarak, fazlada kalmaya devam edecek" tespitinde bulundu.