Pekin yönetiminin "ölçülü" iki aşamalı misilleme planı

ABD’nin 60 milyar dolarlık genelgesi, en az 45 gün pazarlık süresi tanısa da iki ülke kendi çıkarlarını korumak için ticaret savaşına girmekten çekinmeyeceğini duyurdu.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

Dünyanın en büyük iki ekonomisi Çin ve ABD arasındaki ticaret savaşının fitili, ABD Başkanı Donald Trump’ın imzaladığı genelgeyle ateşlendi. İki büyük ekonomi kendi çıkarlarını koruma konusunda kararlılık gösterirken, böyle bir ticaret savaşının küresel ekonomiyi olumsuz etkileyeceğinden endişe ediliyor.

Bir yanda ABD tarafı, Çin'e karşı ticaret savaşında 60 milyar dolarlık vergi genelgesini hayata geçirirken, diğer yandan 1,2 trilyon tutarında dolar tahvilini elinde bulunduran Çin, misillemede sonuna kadar gideceğini bildiriyor. Genelgenin yürürlüğe gireceği 45 günlük süre zarfında, iki tarafın karşılıklı hamleleri ve yapacağı pazarlıkların sonucu merakla bekleniyor.

ABD, Pekin yönetimini batılı şirketlerin Çin piyasasına girmesi için teknoloji transferi yapmak ve bu şirketlerin fikri mülkiyet haklarını uygun olmayan yollardan edinmekle suçluyor.

Güney Çin Denizi’nde Pekin yönetiminin hak iddia ettiği sularda görülen ABD destroyerleri ve ABD -Tayvan arasında karşılıklı üst düzey ziyaretleri kararlaştıran "Tayvan ziyaret kararı” imzalaması, Çin’in tepkisini çekerken, iki ülke arasında ticaret savaşına gebe yeni bir çatışma alanlarına Trump’ın imzaladığı genelgeyle bir yenisi daha eklendi.

Trump’ın 60 milyar dolarlık genelgesi

ABD Hazine Bakanlığı ve Ticaret Temsilciği (USTR), Beyaz Saray'ın talebi üzerine Çin’e yönelik fikri mülkiyet hakları hırsızlığı kapsamında geçen yıl ağustos ayından bu yana yürüttüğü soruşturmasını tamamladı.

1974 tarihli Ticaret Yasası’nın 301 numaralı bölümü bağlamında yapılan soruşturmada, Çin’in ABD’de üretilen teknolojilere erişmek için uygun olmayan yollara başvurduğu öne sürüldü. Bunun sonucunda ABD Başkanı Trump, "birçokların ilki" olarak bahsettiği ve 60 milyar dolara ulaşan ek gümrük vergi ve yaptırım kısıtlamalarını içeren genelgeyi imzaladı.

Çin'in aylardır dile getirdiği "Ticaret savaşının kazananı olmaz. Herkes bundan zarar görür” söylemi, Trump’ı bu ticaret savaşının fitilini ateşleme konusunda durdurmadı. Trump'ın genelgesi, ABD medyasının Beyaz Saray kaynaklarına dayandırdığı haberlere göre, 1300 kategorideki Çin menşeili ürünleri kapsıyor.

Genelgenin ağırlıklı olarak Çin'in teknoloji ürünlerini hedef aldığı bilinse de, 15 gün içinde hangi tür ürünleri kapsadığı net olarak açıklanacak. 30 günlük süreyle kamunun incelemesine açık olacak genelge, Pekin ile Washington'a en az 45 günlük müzakere ve pazarlık yapma zamanı tanısa da iki ülke ulusal çıkarlarını korumakta kararlı olduğunu vurguluyor.

Genelge “birçokların ilki”

ABD Başkanı Donald Trump’ın Cuma günü imzaladığı genelge öncesinde basına yaptığı açıklamada bu hamleyi "birçokların ilki” olarak nitelendirdi.

Trump'ın göreve geldiği 2017’de 566 milyar dolar dış ticaret açığı vererek son 9 yılın en yüksek rakamını gören ABD, ticaretinin 375 milyar dolarını Çin’e karşı verdi.

Çin ile ticari ilişkilerinin adil olmadığını her fırsatta dile getiren Trump, geçen hafta da Twitter hesabından "Çin'den ABD ile olan devasa ticaret açığını 1 milyar dolar düşürmesi için 1 yıllık bir plan geliştirmesi istendi.” ifadesini paylaşmıştı.

Daha sonra Trump’ın bu ifadesini düzelten Beyaz Saray, "1 milyar doların yanlışlıkla yazıldığını ve Başkan Trump'ın 100 milyar dolar yazmak istediğini" kaydederek konuya açıklık getirmişti.

Öte yandan, ABD Başkanı Donald Trump, kasım ayında yaptığı Çin ziyaretinde, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile görüşmesinde ticaret açığı gündemini masaya getirmişti. Söz konusu görüşmede hangi alanları kapsadığı konusunda detayın verilmediği 259 milyar dolar değerinde bir dizi ticaret ve yatırım anlaşması imzalanmıştı.

ABD tarafının bu paylaşımlarına bakıldığında "birçokların ilki" olarak nitelendirilen 60 milyar dolarlık gümrük vergisi ve yatırım kısıtlama kararının, 100 milyar dolara kadar çıkabileceği tahmin ediliyor.

Pekin yönetiminin "ölçülü" iki aşamalı misilleme planı

Pekin yönetimi, ABD’nin bu atağına karşı "Ticaret savaşının kazanı olmaz” söylemini daha ileri taşıyarak misilleme yapacağını duyurdu. Bu konudaki kararlılığa ilişkin Çin Ticaret Bakanlığı, “Bir ticaret savaşı yapmak istemiyoruz ancak ticaret savaşından da korkmuyoruz.” ifadelerini kullanarak, ABD’den ithal ettiği yaklaşık 3 milyar dolar tutarında 128 ürün için iki aşamada yüzde 15 ile yüzde 25 vergi tarifesi planladıklarını duyurdu.

Bakanlığa göre, ilk aşamada ABD'den ithal edilen 977 milyon dolar değerinde kuru ve yaş meyve, çelik, şarap dahil 120 kalemde yüzde 15 ek vergi uygulanacak, ikinci aşamada ise değeri 1,99 milyar doları bulan domuz eti ve ürünleri ile alüminyum dahil 8 ürüne yüzde 25 ek vergi getirilecek.

“Misilleme yapacağız, sonuna kadar gideceğiz”

Çin’in Washington Büyükelçisi Sui Tienkay, ABD’nin genelge hamlesi üzerine de “Misilleme yapacağız. Eğer insanlar zoru oynamak isterse biz de onlarla zoru oynarız. Kim daha uzun süre dayanır göreceğiz.” açıklamasını yaparak, Pekin yönetiminin bu konuda tutumunun sertleşeceği yönünde sinyaller verdi.

Ayrıca, ABD’den gelen "Çin’in misilleme yapması çok zor” iddialarına cevap veren Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Hua Çunying de "kararlığımızı hafife almasınlar” uyarısında bulundu.

İki ülke arasındaki ticari açık ocak ayı verilerine göre, 375 milyar doları geçmiş bulunuyor. Trump’ın imzaladığı ek gümrük vergi genelgesi Çin tarafında sert söylemlerle karşılanırken, ABD’nin de bu savaşta ödeyeceği bedelin az olmayacağı vurgulanıyor.

Diğer yandan, iki büyük ekonominin ticaret savaşından dünya ekonomisinin olumsuz derecede etkileneceği tahminleri, endişeleri artırıyor. Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Moody's, ABD ile Çin'in karşılıklı aldıkları önlemlerden her iki ülkenin de etkileceğine işaret ederek, "Bu gümrük vergileri nedeniyle ticaret ilişkilerinde yapısal çözülme başlarsa, küresel ekonomiye de büyük çaplı olumsuz etkileri olacağı" uyarısında bulunuyor.

Çin’in 1,2 trilyon dolarlık tahvil ve 3,1 trilyonluk dolar rezervi kozları

Trump’ın genelgesine misilleme olarak ilk etapta 3 milyar dolar tutarında 128 ürün üzerine iki aşamalı vergi artırımı yapabileceğine işaret eden Pekin yönetimi, geleneksel “bekle- gör” politikasıyla ölçülü hareket ediyor.

Dünyanın en büyük ekonomisi olan ABD’nin 2017 itibarıyla en büyük ticari ortağı olan Çin, aynı zamanda en çok ABD tahvilini elinde bulunduran ülke. Ticaret savaşında Çin, elindeki 1,2 trilyon dolarlık tahvil kozu ile 3,1 trilyonluk dolar rezervini masaya sürebilir.

Çin’in bu konuda ABD karşısındaki avantajına yönelik sadece söylentiler bile piyasalarda güçlü etki yapıyor. Çinli yetkililerin ocak ayında ABD hazine tahvillerini daha az cazip görmeye başladığı ve tahvil satın alma işlemlerini yavaşlatacağı iddiaları çıkmıştı.

Bu iddialar üzerine New York borsası güne rekor düşüşle başlamış, dolar da yüzde 0,5 değer kaybetmişti.

“ABD ek hamleler yaparsa tansiyon yükselebilir"

Chicago Üniversitesi’nden Çin siyaseti uzmanı Prof. Yang Dali, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, tarafların birbirine karşı yapacağı hamleleri duyurmaya başladığına işaret ederek, "bu vergi artışı esaslı eylemlerin, her iki ülkede de ekonomik refahın azalmasına yol açacak adımlar olduğunu" söyledi.

"Pekin ve Washington'un ilerleyen dönemde birbirlerinin kararlarını değiştirmek için pazarlık odaklı hamleler yaptığı görülecek." diyen Yang, "Çin’in ABD’den ithal edilen ve değeri yaklaşık 3 milyar doları bulan ürünlere yönelik vergi artışı hamlesinin, ABD’nin genelgesine göre ölçülü bir adım olduğu" görüşünü savundu.

Yang konuya ilişkin değerlendirmesinde, "ABD'nin ek hamleler yapması halinde, iki ülke arasındaki tansiyonun yükselebileceğini" ifade etti.

Bu konularda ilginizi çekebilir