Petrolün kalbinde alarm: Hürmüz Boğazı'nda gemi geçişleri sert geriledi

İran çatışması sonrası Hürmüz Boğazı'ndaki gemi trafiğinde dikkat çekici bir düşüş yaşandı. Kpler verilerine göre 28 Şubat'tan bu yana toplam 108 gemi geçiş yaparken, 2 Mart itibarıyla bu sayı 38'e kadar geriledi. Normalde günde yaklaşık 100 geminin geçtiği boğazda hareketlilik keskin şekilde azalırken, bu durum küresel enerji arzı ve lojistik zinciri açısından riskleri artırıyor. Uzmanlar, daralan geçişin petrol ve LNG sevkiyatında daha sert aksamalara yol açabileceğine dikkat çekiyor.

Petrolün kalbinde alarm: Hürmüz Boğazı'nda gemi geçişleri sert geriledi
Hürmüz Boğazı güncel durum

Dünyanın en kritik enerji koridoru olan Hürmüz Boğazı, bölgede tırmanan gerilimin gölgesinde zor günler geçiriyor.

Normal şartlar altında günde ortalama 100 geminin geçiş yaptığı boğazda, operasyonel hareketlilik yerini sessizliğe bırakmaya başladı.

Enerji araştırma şirketi Kpler verilerine göre, çatışmanın fitilinin ateşlendiği 28 Şubat tarihinden bu yana toplam 108 gemi boğazdan geçiş yaptı.

Ancak asıl dikkat çekici düşüş Mart ayının ilk günlerinde yaşandı. 2 Mart itibarıyla geçiş yapan gemi sayısı sadece 38'de kaldı.

"Darboğaz" etkisi derinleşiyor

Boğazın en dar noktası yaklaşık 33 kilometre genişliğinde. Ancak gemilerin güvenle ilerleyebileceği derin su kanalları (gidiş ve geliş şeritleri) sadece 3'er kilometre genişliğinde bulunuyor.

Bu darlık, bölgeyi askeri ve siyasi açıdan kontrol edilmesi kolay ama aynı zamanda saldırılara açık bir "darboğaz" haline getirmekte.

Küresel enerji güvenliği risk altında

Dünya genelinde deniz yoluyla taşınan petrolün yaklaşık yüzde 30'una ev sahipliği yapan Hürmüz Boğazı, sadece ham petrol değil, aynı zamanda küresel LNG (Sıvılaştırılmış Doğal Gaz) sevkiyatının da kalbi konumunda.

Günlük 20 milyon varili aşan petrol akışının yavaşlaması, küresel piyasalarda arz güvenliği endişelerini tetikleyerek enerji fiyatları üzerinde yukarı yönlü bir baskı oluşturuyor.

Ekonomik fatura kabarıyor

Hürmüz Boğazı'ndaki bu tıkanıklık, sadece bölge ülkelerini değil, sanayi üretimi içinu rotaya bağımlı olan Avrupa ve Asya devlerini de doğrudan etkiliyor. Trafikteki her günlük aksama, lojistik maliyetlerin artmasına ve küresel enflasyon riskinin tırmanmasına neden oluyor.

Kaynak: HABER MERKEZİ