El yazısı tarihe karışıyor

Dijital çağda hâlâ el yazısına ihtiyacımız var mı? Almanya’da şu sıralar bu sorunun cevabı aranıyor.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

DW Türkiye'nin haberine göre Almanya'da el yazısının gelişimine dair yapılan ilk kapsamlı araştırmanın sonuçlarına göre sınıflarda her iki erkek öğrenciden ve her üç kız öğrenciden birinin akıcı ve okunur bir el yazısı konusunda ciddi problemleri bulunuyor. Almanya Öğretmenler Birliği Başkanı Josef Kraus bunun nedeninin öğrencilerin motorik becerilerinin, bir başka deyişle el ve parmaklarının birlikte hareket etme eyleminin giderek kötüleşmesi olduğunu belirtiyor. Kraus'a göre sürekli bilgisayarla oynayan çocukların daha çok başparmakları hassaslaşmış. Ancak genel olarak çocuklar daha az kalemle yazı yazıyorlar ve el yazısı tekniğinin yerini dijital yöntemler alıyor.

Kraus'a göre el yazısındaki gerilemeden politika ve pedagoji de sorumlu. Yazılı sınav yönteminden vazgeçilmesi ve bunun yerine çoktan seçmeli sınavların benimsenmesi Kraus'a göre bir sorun. Ayrıca ebeveynlerin de çocukların el yazısı konusunda becerilerini desteklemediklerini düşünüyor.

Yazı kişiliğin aynası

Şu günlerde Almanya'da el yazısının tamamen kaldırılması tartışmaları gündemde. Eyalet hükümetleri en azından elle yazmanın daha kolay öğretileceği sistemleri deniyorlar.Şimdiye kadar çocuklar önce matbaa harflerini öğreniyorlar, ardından el yazısını kavrayarak kendilerine özgü yazım tarzları geliştiriyorlardı.

Ancak artık bu dolambaçlı yolun terk edilmesi planlanıyor. Çocuklar matbaa harflerini andıran temel karakterlerleri öğrendikten sonra doğrudan harfleri birbirine bağlamayı ve akıcı bir biçimde yazmayı kavrayacaklar.

CDU milletvekili Brunhild Kurth bu yönteme karşı çıkıyor. Kurth, okulların dijitalleşme karşısında çocukları kendi okunaklı ve özgün el yazılarını geliştirmeye daha fazla teşvik etmeleri gerektiğini söylüyor. Zira, Kurth'a göre el yazısı kişiliğin dışa yansımasını ifade etmesi bakımından oldukça büyük önem taşıyor.

Yazı devrimleri

El yazısı tarih boyunca teknolojik ve politik gelişmelerden etkilendi.
600 yıl boyunca Almanca konuşulan bölgelerde Almanlara özgü, kıvrımlı harfler kullanıldı. 1914 yılında ise okunması zor bu el yazısının yerine çok daha az kıvrımlı bir yazı biçimi olan "Sütterlin" getirildi. Sütterlin'le özgün Alman harfleri tarihe karıştı.

Nasyonal Sosyalizm dönemindeyse okunması çok daha kolay olduğundan okullarda Latin alfabesi öğretilmeye başlandı.

Daha da geriye gidildiğinde asıl kırılma noktasının 1450'de Johannes Gutenberg'in matbaayı icat etmesiyle yaşandığı görülüyor. Günlük yaşamın her alanında çığır açan internet de hep bu Ortaçağ yazı devrimiyle karşılaştırılıyor. Nitekim bu sürecin de benzer sonuçları olabileceği öngörülüyor. Josef Kraus, el yazısına dijital yazı biçiminden daha az önem verilmesi halinde toplumsal bir bölünmenin yaşanabileceğinden endişe ediyor. Zira, eğitim seviyesi yüksek ailelerde ebeveynler genç nesilleri hala el yazısı tekniğiyle yetiştirmeye özen gösteriyor.

Defter yerine tablet?

Hollanda'da ise eğitim politikacıları bir adım daha da ileri gitti. ''Steve Jobs Okulları'' adı verilen özel okullarda çocuklar dersleri kişisel bilgisayarlarında görüyorlar. Yazıyı da bilgisayarda yazıyorlar. Harfler ise yalnızca matbaa karakterleri olarak öğretiliyor.

Almanların çoğu böyle bir uygulamaya karşı. Mart ayında Allensbach'da yapılan bir anketin sonuçlarına göre, katılımcıların üçte ikisi çocukların matbaa karakterlerinin yanı sıra el yazısını da öğrenmelerinin önemli olduğu görüşünde.

Dijital yazının tehlikeleri

Öte yandan Almanya'da internet ortamındaki etkisiyle tanınan siyasi oluşum Korsanlar Partisi, dijitalleşmedeki ilerlemeyle çocukların kendilerini sanal tehlikelere karşı koruma yetilerinin de geliştirilmesi gerektiğine işaret ediyor. Örneğin sanal ortamdaki kişisel belgelerin izlenmeye karşı şifrelenmesi gibi.

Ne var ki elle yazı yazılmasının öğretilmesine Korsanlar da karşı değil. Partinin eğitim politikaları sözcüsü Michael Kitthaus'a göre yazı tekniği sadece kaleme bağlı olarak varlığını sürdürecek bir unsur.

El yazısının varlığını daha ne kadar sürdüreceği tartışmaları yaşanırken, artık uzun uzun mektup yazma devrinin kapandığını da söylemek mümkün. Ancak buna karşın daha uzun yıllar kısa notları küçük kağıtlara kalemlerle yazmaya devam edeceğiz.

Bu konularda ilginizi çekebilir