16 °C

21'inci yüzyılda en büyük risk: kuraklık

21'inci yüzyılda en büyük risk: kuraklık

21'inci yüzyılda en büyük risk: kuraklık

Goldman Sachs: "Küresel düzeyde su talebi her 20 yılda iki kat artıyor. 2025 yılına gelindiğinde küresel nüfuzun üçte biri yeterli içme suyuna ulaşamayacak." Bu yüzyılda su kıtlığının, aşırı yükselen gıda fiyatları ve durmadan tüketilen enerji kaynaklarından daha büyük bir tehlike oluşturabileceği bildirildi. ABD'li yatırım bankası Goldman Sachs'ın geçen hafta Londra'da düzenlediği "Top Five Risks" (ilk beş risk) konferansında konuşan uzmanlar, kuraklığın felaketle sonuçlanabilecek sonuçlarına dikkat çektiler ve su sektörünün öneminin altını çizdiler. Yer altı su havzaları kuruyor The Daily Telegraph'ın haberine göre Dünya Bankası'nın eski baş ekonomisti Nicholas (Lord) Stern, hükümetlerin, kullanılabilir suyun biteceğini kabul etmekte yavaş davrandıklarını söyledi. Suyun yenilenebilir bir kaynak olmadığını söyleyen Lord Stern, insanların yer altından su çıkartmalarında bir kısıtlama olmadığını, bunun nedeninin de suyun doğru düzgün fiyatlanamamasından kaynaklandığını öne sürdü. Yeraltı su havzalarının buzullarla birlikte aynı zamanda kuruyabileceği uyarısında bulunan Lord Stern, yağmurlu mevsimlerde bir sünger görevi yapan Himalayalar'daki buzulların eridiğini, suyun verimli topraklarla birlikte Bengal Körfezi'ne aktığına dikkat çekti. Birkaç kilometrekarelik Himalayalar, çevresinde 3 milyar insanın yaşadığı Ganj, Sarı Nehir, Yangtze gibi Asya'nın büyük nehirlerinin kaynağı. Su kaybının en önemli sebeplerinden biri tarım amaçlı sulama. Dünya su talebinin yüzde 70'ini tarım amaçlı sulama oluşturuyor. Tarım amaçlı kullanılan tatlı sular yer altına dönmüyor. Buharlaşarak ya da sızıntılar yoluyla yitiriliyor. Goldman Sachs: Yüzyılın "petrolü", su Bir Goldman Sachs raporunda, yeni yüzyılın petrolünün "su" olduğu öne sürülerek, su sektöründe yapılacak altyapı yatırımlarına oynayacak yatırımcıları büyük kârlar beklediği savunulmuştu. Yalnızca ABD'de 2020 yılına kadar su boru hattı ve atık su tesislerine 1.000 milyar dolar yatırım yapılması gerekiyor. Raporda "Su talebi sürdürülebilir oranlarda artıyor. Felaket tellalı olmayı göze alarak, Malthus'çu ekonomik yaklaşımla koşutluklar görüyoruz. Küresel düzeyde su talebi her 20 yılda iki kat artıyor. 2025 yılına gelindiğinde küresel nüfuzun üçte biri yeterli içme suyuna ulaşamayacak." denildi. Su konusunda büyük sorun yaşayan ülkelerin başında Çin geliyor. Dünya nüfusunun yüzde 21'ini oluşturan bu ülke, dünya su kaynaklarının yalnızca yüzde 7'sini denetliyor. Ayrıca, sınır ötesi su kaynaklarıyla ilgili anlaşmazlıklar yüzünden Mısır, Nil nehrinden anlaşma dışında su çeken her ülkeye karşıya askeri müdahalede bulanacağını açıkladı. Artan refahla Asya kıtasında yeme alışkanlıklarının proteinden zengin besinlere doğru kayması su sorununu derinleştiriyor. 1 kilo sığır eti üretmek için 15 metreküp su harcanıyor. 1 kilo mısır için gerekli su miktarı ise 1,5 metre küp. "Su sanayiine odaklanın" Suyun bu kaçınılmaz öneminden dolayı, Goldman Sachs yatırımcılara, 425 milyar dolarlık yüksek teknolojili su sanayiine odaklanmayı öneriyor. Ama banka, tüketicilerin çevreci duyarlıklar nedeniyle şişelenmiş sudan kaynaklanan atıklara tepki duyabilecekleri uyarısını yapıyor. Filtre ekipmanları, otomatik su sayacı, ultraviole dezenfeksiyonu, desalinasyon (tuzdan arındırma) teknolojili membran üreten ya da hizmetleri veren şirketlere ilgi gösterilmesi gerektiğini belirtiyor. Su sanayiinde General Elektrik Pazar lideri konumda. Önde gelen su sanayii şirketleri arasında Veolia, Suez, Ferrovial, Sabesp, severn Trent, RWE, ITT Corp ve Pentair bulunuyor. Goldman Sachs, en iyi seçeneğin yatırımı potansiyel şirketlere dağıtıldığı bir sepette toplamak olduğunu belirtip şu şirketlere işaret ediyor: Badger Meter, Calgon Carbon, Clarcor, Pentair, Pall, Instituform, Hyflux, Tetra Tech, Acqua America, Watts Water.