ABD her gün 3 milyar doları faize ödüyor
ABD’nin hızla büyüyen borç yükü bütçede giderek daha fazla alan kaplıyor. Mali yılın ilk 10 ayında faiz ödemeleri 963 milyar dolara ulaşırken günlük ortalama fatura 3 milyar doları aştı, bütçe açığı ise 1,8 trilyon dolara çıktı.
ABD’de kamu borcunun maliyeti, bütçenin en ağır kalemlerinden biri haline geliyor. Borçlanma miktarının büyümesi ve yüksek faiz oranlarının etkisiyle Hazine’nin yalnızca faiz için ödediği tutar, mali yıl bitmeden 1 trilyon dolar sınırına yaklaştı.
Faize 10 ayda 963 milyar dolar gitti

ABD Kongre Bütçe Ofisi’nin son hesaplamalarına göre federal hükümet, 2026 mali yılının ekim-temmuz döneminde kamu borcunun net faizi için yaklaşık 963 milyar dolar harcadı.
Bu tutar geçen yılın aynı dönemine göre 117 milyar dolar daha yüksek. Başka bir ifadeyle ABD’nin faiz faturası bir yılda yaklaşık yüzde 14 büyüdü.
İlk 10 aylık dönem dikkate alındığında Hazine’nin günlük ortalama net faiz gideri 3 milyar doların üzerine çıkıyor. Böylece borcun kendisi kadar, bu borcu çevirmek için ödenen bedel de ABD bütçesi üzerinde giderek daha büyük baskı oluşturuyor.
Bütçe açığı 1,8 trilyon dolara ulaştı

Sorun yalnızca faiz giderlerindeki artış değil. ABD federal bütçesi, mali yılın ilk 10 ayında yaklaşık 1,8 trilyon dolar açık verdi. Açık geçen yılın aynı dönemine göre 169 milyar dolar arttı.
Federal gelirlerde artış yaşanmasına rağmen harcamaların daha hızlı büyümesi bütçe dengesindeki bozulmanın devam etmesine neden oldu. Gelirler yıllık bazda yaklaşık yüzde 3 artarken harcamalardaki artış yüzde 5 seviyesinde gerçekleşti.
Bu fark, Washington’ın borçlanma ihtiyacının yüksek kalmasına ve faiz ödemelerinin daha da büyümesine yol açabilecek bir döngü yaratıyor.
Yüksek faiz eski borçları da pahalılaştırıyor

ABD’nin faiz faturasının yükselmesinde iki unsur birlikte etkili oluyor: büyüyen kamu borcu ve borçların daha yüksek faizlerle yenilenmesi.
Geçmişte düşük faizlerle ihraç edilen tahvillerin vadesi doldukça Hazine bunların yerine daha yüksek maliyetli yeni borçlanmalar yapmak zorunda kalıyor.
Bu nedenle piyasa faizleri hızla düşse bile bütçedeki rahatlamanın hemen ortaya çıkması beklenmiyor. Borç stokunun büyük bölümü zaman içerisinde yeniden fiyatlandığı için yüksek faiz döneminin maliyeti federal bütçeye gecikmeli olarak yansıyor.
Faiz faturası Washington’ın hareket alanını daraltıyor

Borç faizinin bütçeden giderek daha büyük pay alması, ABD yönetiminin diğer harcama alanlarında kullanabileceği kaynak üzerinde baskı yaratıyor.
Ekonomi güçlü kalır ve vergi gelirleri hızla yükselirse bu baskının bir bölümü dengelenebilir. Ancak yüksek bütçe açıklarının devam etmesi, Hazine’nin daha fazla borçlanmasını ve faiz giderlerinin büyümeye devam etmesini beraberinde getirebilir.
Bu nedenle yatırımcıların ABD bütçesine yönelik takibinde artık yalnızca toplam borç miktarı değil, borcun yıllık finansman maliyeti de öne çıkıyor.
ABD’nin önündeki temel sorun giderek netleşiyor: Washington yeni borçlanmayla bütçe açığını finanse ederken, geçmiş borçların faiz faturası da yeni harcama ihtiyacını büyütüyor.