ABD'den Japon yenine 15 yıl sonra ilk müdahale
Japon yenindeki sert değer kaybı Washington’ı yıllar sonra doğrudan piyasaya çekti. New York Fed üzerinden yürütülen işlemin ayrıntıları ve ABD Hazine Bakanı Scott Bessent’ın notlarına yansıyan alım aralığı dikkat çekti.
ABD, Japon yenindeki sert değer kaybını durdurmak için döviz piyasasında alışılmadık bir adım attı. ABD Hazinesi adına hareket eden New York Fed’in euro satarak yen aldığı ve işlemleri iki büyük Wall Street bankası üzerinden gerçekleştirdiği bildirildi.
Müdahale, Japonya’nın kendi alımlarının ardından geldi. Böylece yenin yaklaşık 40 yılın en düşük seviyelerine gerilemesi, yalnızca Tokyo’nun değil Washington’ın da doğrudan işlem yaptığı küresel bir piyasa sorununa dönüştü.
New York Fed iki banka üzerinden işlem yaptı

Piyasa kaynaklarına göre New York Fed, ABD Hazinesi adına Goldman Sachs ve Morgan Stanley üzerinden euro satıp Japon yeni satın aldı. İşlemin büyüklüğü kamuoyuna açıklanmadı.
ABD’de döviz müdahaleleri Hazine Bakanının yetkilendirmesiyle Döviz İstikrar Fonu üzerinden gerçekleştirilebiliyor. New York Fed ise Hazine adına alım ve satım emirlerini piyasada uygulayan kurum olarak görev yapıyor.
Euro satılarak yen alınması, işlemin doğrudan dolar rezervi kullanılmadan gerçekleştirildiğini gösteriyor. ABD’nin yabancı para varlıkları arasında hem euro hem de yen cinsinden rezervler bulunuyor.
Goldman Sachs işlemle ilgili açıklama yapmazken ABD Hazinesi, New York Fed ve Morgan Stanley’den ilk saatlerde ayrıntılı bir değerlendirme gelmedi.
Bessent’ın notunda 5–10 milyar dolar yazdı

Müdahalenin dikkat çeken ayrıntısı, ABD Hazine Bakanı Scott Bessent’ın Camp David’deki kabine toplantısında önünde bulunan not defterine yansıdı.
Notta yapılacak işler arasında 5–10 milyar dolar değerinde Japon yeni alınmasına ilişkin bir ifade yer aldı. Ancak bu rakamın gerçekleştirilen işlemin kesin büyüklüğü mü, yoksa değerlendirilen alım aralığı mı olduğu açıklanmadı.
Bu nedenle 5–10 milyar dolarlık tutar, müdahalenin resmî olarak doğrulanmış büyüklüğü değil, Washington’ın masasında bulunan olası işlem aralığı olarak öne çıktı.
Bessent daha önce yenin önemli ölçüde değerinin altında olduğunu belirtmiş ve kurdaki aşırı hareketlerden duyduğu rahatsızlığı dile getirmişti.
Yen habere dakikalar içinde tepki verdi

ABD’nin müdahale ettiği haberinin ardından dolar karşısında yen hızla güçlendi. Dolar-yen kuru yaklaşık 158,9 seviyesinden 157,6 çevresine geriledi.
Kurun gerilemesi, bir dolar satın almak için daha az yen gerektiği anlamına geliyor. Bu nedenle dolar-yen paritesindeki düşüş, Japon para biriminin değer kazandığını gösteriyor.
Yen, bir önceki seansta 163,65 seviyesine kadar gerileyerek yaklaşık 40 yılın en zayıf bölgelerinden birini görmüştü. Japonya’nın piyasaya girdiği değerlendirilen işlemler sonrasında kurda sert bir dönüş yaşandı.
ABD’nin de alımlara katılması, müdahalenin yalnızca Japonya’nın rezerv gücüne dayanmadığı ve iki ülke arasındaki koordinasyonun yeni bir aşamaya geçtiği mesajını verdi.
2011’de yön tam tersiydi

ABD’nin yen piyasasına yönelik son doğrudan müdahalesi Mart 2011’de gerçekleşmişti. Japonya’daki büyük deprem ve tsunaminin ardından yen hızla değer kazanmış, G7 ülkeleri kurdaki yükselişi sınırlamak için ortak hareket etmişti.
ABD’li para otoriteleri o dönemde yaklaşık 1 milyar dolarlık yen satarak dolar satın almıştı. Amaç Japon para birimini zayıflatmak ve piyasalardaki düzensiz hareketi durdurmaktı.
Aradan geçen 15 yılın ardından bu kez yön tersine döndü. Washington yen satmak yerine euro karşılığında yen alarak Japon para biriminin değer kazanmasını destekledi.
Bu değişim, Japonya ekonomisinin 2011’den farklı bir sorunla karşı karşıya olduğunu gösteriyor. O dönemde aşırı güçlü yen ihracatçılar üzerinde baskı yaratırken bugün zayıf yen enerji ve ithal ürün maliyetlerini yükseltiyor.
Japonya’nın tek başına yaptığı alımlar yetmedi

Tokyo yönetimi, yenin hızlı değer kaybına karşı daha önce de büyük ölçekli müdahaleler gerçekleştirdi. Son işlemde kullanılan kaynağın 50 milyar doların üzerine çıkmış olabileceğine ilişkin piyasa tahminleri bulunuyor.
Buna karşın müdahalelerin etkisi kalıcı olmadı. Japonya Merkez Bankasının politika faizini yüzde 1’de tutması, ABD ile Japonya arasındaki faiz farkının yen üzerindeki baskıyı sürdürmesine neden oldu.
Yatırımcılar düşük faizle yen borçlanıp daha yüksek getirili para birimlerine ve varlıklara yönelmeye devam ediyor. Taşıma işlemi olarak bilinen bu strateji, yenin değer kaybını hızlandıran unsurlardan biri olarak görülüyor.
Kurun kalıcı biçimde güçlenmesi için yalnızca döviz alımının değil, Japonya Merkez Bankasının faiz politikası ve ülkedeki enflasyon görünümünün de değişmesi gerekebilir.
Ani yükseliş küresel piyasaları da etkileyebilir

Yendeki güçlenme Japonya açısından ithal petrol, doğal gaz, gıda ve hammadde maliyetlerini düşürebilir. Bu durum ülkedeki hayat pahalılığı baskısının hafiflemesine yardımcı olabilir.
Buna karşılık daha güçlü yen, Japon ihracatçıların yurt dışı gelirlerinin ülke parasına çevrildiğinde daha düşük görünmesine yol açabilir. Otomotiv ve elektronik şirketlerinin hisseleri bu nedenle kurdaki hızlı yükselişten baskı görebilir.
Daha büyük piyasa riski ise yen üzerinden finanse edilen küresel işlemlerde bulunuyor. Yende ani değer artışı, düşük faizle borçlanarak başka piyasalara yatırım yapan fonları pozisyonlarını kapatmaya zorlayabilir.
Bu nedenle Washington’ın müdahalesinin devam edip etmeyeceği, masadaki 5–10 milyar dolarlık aralığın ne kadarının kullanıldığı ve Japonya Merkez Bankasının bir sonraki faiz adımı küresel piyasaların yeni gündemi olacak.