Avrupa, Türkiye’nin ‘bor’una savaş açtı

AB’nin içeriğinde bor olan kozmetik ve temizlik ürünlerine yasak getirmeye çalışması üzerine harekete geçen yerli üreticiler, borun kanserojen olmadığını bilimsel olarak kanıtlayacaklarını söylediler

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

ZEHRA ORUÇ

BURSA - Avrupa Birliği, bor madeninin cilt kanseri yaptığını ileri sürerek, REACH (Kimyasalların Kayıt, Değerlendirme ve İzin/Kısıtlanması) yönetmeliği kapsamında bor içeren kozmetik ve deterjan gibi hijyen ürünlerine yasak getirmeye hazırlanıyor. AKA (Avrupa Kimyasallar Ajansı), yasağın uygulamaya konulmasına yönelik çalışmalar yürütürken, Bursa Bor Araştırma Geliştirme Komisyonu da anti-rapor hazırlıklarına başladı. Komisyon Başkanı İlker Duran, “Borun etkilerini anlatacak bilimsel bir rapor ile boru aklayacağız” derken; İKMİB Başkanı Murat Akyüz ise üreticilere, yasağın uygulamaya geçmesi durumunda ‘ikame ürün kullanması veya pazarlarını değiştirmesi’ önerisinde bulunuyor. 

Bursa Bor Araştırma Geliştirme Komisyonu Başkanı İlker Duran, sanayide borun daha yoğun kullanımı noktasında ilk hamlenin Eti Maden’den geldiğini ifade ederek, yaklaşık yüzde 80’inin bordan oluştuğu deterjan üretimi ile büyük bir başarıya imza atıldığını söyledi. Çabalarının, diğer sektörlerle bu örnekleri çoğaltmak olduğunu vurgulayan Duran şöyle konuştu: 

“Komisyon olarak bu tür uğraşlar gösterirken, AB, REACH kararları çerçevesinde bor madeninin kullanıldığı ürünlere yasak getirme çabasında. REACH kapsamında ürün uygunluğunu denetleyen AKA, borun kanserojen madde olduğunu iddia ederek bor karşıtı bir lobi oluşturuyor. İçeriğinde bor olan, ele temas eden, kozmetik ve deterjan gibi hijyen ürünlerine yasak getirmeye çalışıyor. Biz de önceliğimizi bor madeninin kanserojen madde olmadığını kanıtlamak üzere bir rapor hazırlığına verdik. Bununla alakalı Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Dermatolojik Ana Bili Dalı’nda araştırma başlattık. Bu kapsamda, bor madeninin üzerine sürülen lekeyi ortadan kaldıracak, bilimsel veriler ortaya koyarak, madenimize hak ettiği değeri sunacağız. Araştırmaların sonucunu kamuoyuna duyuracağız.” 

AB’nin, bor madenine karşı aldığı tavrı doğru bulmadığına vurgu yapan Duran, “Bu rezervlerin yüzde 73’ü Avrupa’da olsaydı, aynısının yapılmayacağını düşünüyorum. Bu konuda hakkımızı aracağız” ifadelerini kullandı. 

Deterjan lobisi Eti Bor’dan rahatsız 
Dünya genelinde büyük bir deterjan lobisinin olduğunu ileri süren İlker Duran, “Eti Maden’in yaptığı bu atak, belli ki bazı kartelleri rahatsız etmiş. Bordan üretilen deterjanın, diğer deterjanlara göre avantajı çok fazla ve deterjanda bor yüzde 80 oranlarında kullanılıyor. Bu alanda rekabet edebilmek için Türkiye’den bor temin etmek zorundalar. Bunu istemeyen bor karşıtı lobiler de, borun cilt kanseri yaptığını ileri sürerek, deterjan başta olmak üzere birtakım hijyen ürünleri ve kozmetiği yakın takibe aldılar” diye konuştu. Duran, “Burada yalnızca üreticinin veya şirketlerin değil ülkenin menfaati söz konusu. 15 kişilik komisyon olarak, REACH tüzüğünü hazırlayan ajansın bu çalışmalarına karşı anti-çalışmamızı başlattık” dedi. 

Üretici ya ikame madde kullanacak ya pazar değiştirecek 
AB’de halihazırda yürürlükte olan 648/2004 sayılı Deterjanlara Yönelik Tüzük kapsamında bor bileşikleri için bir kısıtlama bulunmadığına dikkati çeken İstanbul Kimyevi Maddeler ve Mamülleri İhracatçıları Birliği (İKMİB) Yönetim Kurulu Başkanı Murat Akyüz, “REACH Tüzüğü kapsamında deterjanlarda kullanılan sodyum perborat vb. türevleri aday listeye ve oradan da İzne Tabi Maddeler Listesine dahil olursa bu kimyasalların üreticileri tarafından ilgili kullanım alanları için izin alınmaksızın, ürünlerin AB pazarına sunulması söz konusu olamayacak” dedi. Temizlik ürünlerinde yapılan ihracatın yüzde 13’ünün, kozmetikte ise ihracatın yüzde 20’sinin AB’ne yapıldığını belirten Akyüz, bu ürünlerin tamamının bor türevi içermediğini vurguladı. Akyüz şöyle konuştu: 

“Deterjanlarda perboratların yerine perkarbonatlar gibi ikameleri de kullanılıyor ve bor türevlerine yönelik olacak bir kısıtlama halinde firmalarımız, bu maddelerin ikamelerini kullanarak AB pazarına satışına devam eder ya da pazarını değiştirir. Kozmetik ürünlerde ise borik asite ilişkin bazı kısıtlamalar mevcut. Ayrıca şu sıralar yeni bor bileşikleri de bu kısıtlama kapsamına alınmaya hazırlanıyor. Ancak borun, kozmetik ürünlerdeki kullanımının sınırlı düzeylerde olduğu da biliniyor ve firmalarımız kısıtlamalara uygun olarak AB’ye ihracatlarını sürdürüyor.” 

Murat Akyüz, İKMİB’in yaklaşık 6 bin üyesi bulunduğunun da bilgisini verdi.

Dünya pazarında Türkiye %73'lük paya sahip 
Geçen yıl 1.3 milyar tona ulaşan dünya bor rezerv miktarında Türkiye yüzde 73’lük pay ile ilk sırada yer alırken, onu yüzde 8 pay ile Rusya, yüzde 6 ile ABD takip etti. Dünya bor üretim kapasitesi 5.2 milyon ton, fiili bor üretimi ise yaklaşık 4.3 milyon ton civarında olup, bu ihtiyacın yüzde 73’ü Türkiye’den karşılandı. Dünya, miktar bazında bor talebinin yüzde 47’sini Eti Maden’den, yüzde 25’ini RT Borax’tan, yüzde 28’ini ise diğer üreticilerden, dolayısıyla da Türkiye’den temin etti. Bor ürünlerinin tüketim alanlarının yüzde 81’ini başlıca cam (yalıtım tipi cam elyafı, tekstil tipi cam elyafı, borosilikat cam), seramik-frit, tarım ve deterjan sektörleri oluşturdu. Hem üretim hem de pazar payı açısından yüzde 47’lik pay ile dünya bor liderliği pozisyonuna ulaşan Eti Maden’in 2013 yılı bor satışları ise miktar bazında 1.8 milyon ton (862 bin ton B2 O3) ve değer bazında 826 milyon dolar oldu.

Bu konularda ilginizi çekebilir