Avrupa'da 2012 korkusu geri döndü: Fransa piyasaları sarstı
Avrupa'nın ikinci büyük ekonomisi Fransa'da borç stoku 3,6 trilyon euroya yaklaşırken, bütçe açığı ve yükselen faizler piyasalarda alarm zillerini çaldı. Hükümetin 54 milyar euroluk tasarruf planı sokakları hareketlendirirken, tahvil piyasasındaki sert satışlar ve eurodaki düşüş Avrupa'nın 2012'dekine benzer yeni bir borç krizine mi sürüklendiği endişesini gündeme getirdi.
Avrupa'nın ikinci büyük ekonomisi Fransa'da siyasi kriz ile kamu maliyesindeki bozulma aynı anda derinleşiyor. Artan borçlanma maliyetleri ve bütçe açığını düşürmek için hazırlanan 54 milyar euroluk tasarruf paketine karşı büyüyen protestolar, endişeleri Fransa sınırlarının dışına taşıdı.
Piyasalarda şimdi Fransa'daki tablonun euro Bölgesi'nde yeni bir borç krizini tetikleyip tetiklemeyeceği tartışılıyor.
Borç 3,6 trilyon euroya dayandı
Fransa'nın toplam kamu borcu 3 trilyon 596 milyar euroyla tarihi zirveye çıktı. Borcun milli gelire oranı yüzde 119'a ulaşırken, bu oranın 2027'de yüzde 121,7'ye yükselmesi bekleniyor. Ülkenin bütçe açığı ise milli gelirin yüzde 5,8'ine ulaşarak Avrupa Birliği'nin yüzde 3'lük sınırının neredeyse iki katına çıktı. Fransa'nın 1974'ten bu yana bütçe fazlası verememesi de sorunun geçici değil, yapısal olduğuna ilişkin endişeleri artırıyor.
Faiz faturası 65 milyar euroya çıkıyor
Borç büyürken Fransa'nın bu borcu çevirmek için ödediği faiz de hızla yükseliyor. 2020'de sıfıra yakın seviyelerde bulunan borçlanma faizleri yüzde 4,5'e kadar çıktı. Fransa'nın yıllık faiz ödemelerinin 65 milyar euroya ulaşması bekleniyor. Böylece borç faizleri ilk kez ilk ve ortaöğretime yapılan harcamaları aşarak bütçenin en büyük tekil harcama kalemi haline geliyor.
Ekonomistler, ekonomik büyümenin borçlanma maliyetlerinin altında kalmasının Fransa'yı giderek daha fazla borçlanmaya zorlayan bir "kar topu etkisi" yaratabileceği uyarısında bulunuyor.
54 milyar euroluk paket sokakları karıştırdı
Başbakan Sébastien Lecornu liderliğindeki azınlık hükümeti, bütçe açığını 2027'ye kadar yüzde 5'e çekebilmek amacıyla 54 milyar euroluk tasarruf paketi hazırladı. Ancak kemer sıkma planı ülkede sert protestolarla karşılaştı. Kamu çalışanları ve itfaiyecilerin ardından lise ve üniversite öğrencileri de eylemlere katıldı.
Ülke genelinde yüzlerce okulda yüz yüze eğitime ara verilirken, protestolar hükümet üzerindeki siyasi baskıyı daha da artırdı. Mecliste çoğunluğu bulunmayan hükümetin bütçeyi geçirmekte zorlanması, mali sorunların çözümünü de güçleştiriyor.
Euro 1,12 doların altına indi
Fransa kaynaklı endişeler döviz piyasasına da yansıdı. Euro dolar karşısında 1,12 seviyesinin altına gerileyerek yaklaşık 1,5 yılın en düşük seviyelerine indi. Commerzbank Döviz ve Emtia Araştırmaları Başkanı Thu Lan Nguyen, yatırımcıların kaygılarının artık yalnızca Fransa ile sınırlı olmadığını belirtti.
Kriz diğer ülkelere sıçrar mı?
Asıl endişe ise Fransa'daki satış baskısının diğer yüksek borçlu euro Bölgesi ülkelerine yayılması. Analistler, İtalya, Belçika ve Yunanistan gibi ülkelerin tahvil piyasalarında da Fransa kaynaklı gelişmelerin etkilerinin görülmeye başladığına dikkat çekiyor.
Fransa ile Almanya'nın 10 yıllık tahvil faizleri arasındaki fark geçen hafta 32 baz puan birden genişleyerek 141 baz puana ulaştı ve ardından 150 baz puan sınırını zorladı. Bu, 1990'dan bu yana görülen en büyük haftalık genişleme oldu.
Avrupa'da 2012 korkusu
Tahvil piyasasındaki hareketlilik, euro Bölgesi'nin yaklaşık 15 yıl önce yaşadığı borç krizinin yeniden gündeme gelmesine neden oldu. Deutsche Bank Analisti Jim Reid, piyasaların karşı karşıya olduğu temel soruyu, yaşananların yeni bir euro Bölgesi borç krizinin başlangıcı mı yoksa piyasaların aşırı tepkisi mi olduğu şeklinde ortaya koydu.
Fransa'nın euro Bölgesi'nin ikinci büyük ekonomisi olması ise riski daha kritik hale getiriyor. Paris yönetiminin bütçe açığını kontrol altına alamaması ve borçlanma maliyetlerinin yüksek kalması durumunda, piyasalardaki baskının Fransa sınırlarını aşarak euro Bölgesi'nin diğer yüksek borçlu ekonomilerine yayılması yakından izlenecek.