Bakır rekora yeniden yaklaştı: Arz sıkıştı, dolar fren yaptı
Bakır, altı günlük yükselişin ardından tarihi zirvesine yeniden yaklaşırken Çin’de fiziki arz sıkışıklığı ve ABD’de stoklama talebi fiyatı destekliyor. Güçlenen dolar ve yeni faiz artışı beklentisi ise rallinin önüne set çekiyor.
Bakır piyasasında iki güçlü eğilim karşı karşıya geldi. Bir yanda maden üretimindeki zayıflık, Çin’de daralan fiziki arz ve yapay zekâ ile elektrik şebekelerinden gelen uzun vadeli talep bulunuyor. Diğer yanda ise güçlenen dolar ve faizlerin daha uzun süre yüksek kalabileceği beklentisi fiyatların önünde fren oluşturuyor.
Bakır altı gün üst üste yükseldi

Bakır, 22 Eylül’e kadar altı işlem günü aralıksız yükselerek yaklaşık bir buçuk yılın en uzun yükseliş serilerinden birini gerçekleştirdi.
Londra Metal Borsası'nda üç ay vadeli bakır 23 Eylül sabahında ton başına yaklaşık 14 bin 770 dolar seviyesinde hareket etti. Bu seviye, eylül ayında görülen 14 bin 875 dolarlık tarihi zirvenin hemen altında bulunuyor.
ABD vadeli piyasasında ise önceki gün pound başına 6,90 doların üzeri test edildikten sonra 23 Eylül işlemlerinde kâr satışları öne çıktı.
Son geri çekilmeye rağmen bakırın tarihi zirvesine çok yakın kalması, piyasadaki arz endişelerinin ortadan kalkmadığını gösteriyor.
Çin'de fiziki bakır bulmak zorlaşıyor

Fiyatı yukarı taşıyan en güçlü unsurlardan biri Çin fiziki piyasasında yaşanıyor.
Şanghay'da mevcut bakır arzının daralmasıyla spot primler belirgin biçimde yükseldi. Bazı bölgelerde satıcıların ellerindeki ürünü düşük fiyatlardan piyasaya vermek istememesi, yaklaşan tatil dönemi öncesinde yapılan stoklamayla birleşti.
Çin'in kuzeyindeki spot bakır primlerinin bir günde ton başına yüzlerce yuan yükselmesi, fiziki piyasadaki sıkışıklığın boyutunu ortaya koydu.
İthal bakırın Çin piyasasına girişinin artması bekleniyor ancak mevcut miktarın kısa vadede arz sıkıntısını tamamen ortadan kaldıracak ölçekte olmadığı değerlendiriliyor.
Maden tarafındaki sorun fiyatı destekliyor

Sıkışıklık yalnızca depolardaki metal miktarıyla sınırlı değil. Bakır üretiminin başlangıç noktası olan maden ve konsantre piyasasında da ciddi baskı bulunuyor.
Küresel bakır maden üretimi 2026'nın ilk yarısında gerilerken, bakır konsantresi üretimindeki düşüş daha belirgin oldu. Şili, Endonezya ve Demokratik Kongo Cumhuriyeti gibi önemli üretici bölgelerde yaşanan sorunlar, rafinerilerin hammadde bulmasını zorlaştırdı.
Çin'deki bakır izabe tesislerinin cevheri işlemek için aldığı ücretlerin son dönemde rekor düşük seviyelere gerilemesi de aynı tabloya işaret ediyor. Normal şartlarda güçlü olan rafineri kapasitesi, yeterli konsantre bulunamadığında fiyat üzerindeki arz baskısını azaltamıyor.
Bu nedenle piyasa artık yalnızca mevcut rafine bakır stoklarını değil, birkaç ay sonraki hammadde akışını da fiyatlıyor.
Yapay zekâ bakır talebini büyütüyor

Bakırdaki yükselişin diğer ayağında talep bulunuyor.
Elektrik şebekelerinin yenilenmesi, yenilenebilir enerji yatırımları, elektrikli araçlar ve veri merkezleri bakır kullanımını artırıyor. Özellikle yapay zekâ yatırımlarının hızlanmasıyla büyük veri merkezlerinin ihtiyaç duyduğu elektrik altyapısı yeni bir talep alanı oluşturuyor.
Yüksek kapasiteli veri merkezleri yalnızca sunucularda değil; şebeke bağlantılarında, transformatörlerde, güç dağıtımında ve soğutma altyapısında da yoğun bakır kullanıyor.
ABD'de olası yeni gümrük tarifeleri öncesinde yapılan stoklama ise piyasadaki bölgesel dengesizliği daha da artırıyor. Bakırın ABD depolarına yönelmesi, dünyanın diğer bölgelerinde kullanılabilir metal miktarını azaltıyor.
Güçlenen dolar ralliyi frenledi

Bakırdaki güçlü temel görünüm, fiyatın kesintisiz biçimde yükselmesi anlamına gelmiyor.
23 Eylül'de dolar endeksi yaklaşık iki ayın en yüksek seviyelerine yakın hareket etti. ABD'de enflasyon baskılarının tamamen ortadan kalkmaması ve Fed'den yeni faiz artışı gelebileceğine yönelik beklentiler, doları destekliyor.
Doların güçlenmesi, dolar üzerinden fiyatlanan bakırın diğer para birimlerini kullanan yatırımcılar açısından pahalı hale gelmesine yol açıyor.
Bu nedenle bakırda kısa vadede iki kuvvetin mücadelesi öne çıkıyor: Fiziki arz ve uzun vadeli talep fiyatı yukarı iterken güçlü dolar ve yüksek faiz beklentisi yükseliş hızını sınırlıyor.
Piyasanın önündeki ilk önemli sınır eylül ayında görülen 14 bin 875 dolarlık rekor. Bu seviyenin yeniden aşılması halinde 15 bin dolar psikolojik eşik haline gelecek.
Türkiye için neden önemli?
Bakırdaki hareket Türkiye açısından da yalnızca bir emtia fiyatı meselesi değil.
Bakır; kablo, elektrik ekipmanları, enerji altyapısı, elektronik, makine, otomotiv ve inşaat sektörlerinde temel girdilerden biri. Küresel fiyatların kalıcı biçimde yükselmesi, Türkiye'deki sanayi şirketlerinin hammadde maliyetlerine yansıyabilir.
Özellikle enerji altyapısı ve elektrik ekipmanı üretiminde kullanılan bakırın yüksek fiyatlarda kalması, üretici maliyetleri üzerinden nihai ürün fiyatlarına kadar uzanan bir baskı oluşturabilir.
Bu nedenle önümüzdeki dönemde yalnızca bakırın yeni rekor kırıp kırmayacağı değil, Çin'deki fiziki arzın ne kadar sürede rahatlayacağı ve küresel maden üretiminin toparlanıp toparlanamayacağı da yakından izlenecek.