19 °C

Bilişim Firmalarından Çevreci Atak

Bilişim Firmalarından Çevreci Atak

Bilişim Firmalarından Çevreci Atak

Dev kurumlar altyapılarında gittikçe daha fazla bilgisayar kullanmaya başlarken, bu yönelim aynı zamanda artan enerji tüketimi anlamına geliyor. Uzmanlar ofislerde kullanılan bilgisayarların, veri merkezlerindeki sunucuların ve diğer ofis ekipmanlarının çektiği enerji miktarının her geçen sene katlanarak arttığına dikkati çekiyorlar. Yoğun olarak tüketilen bu enerji IT ürünlerinin en büyük dezavantajı olarak görülüyor. Daha az enerji tüketen, kâğıt tüketimini azaltan ve enerji maliyetlerini aşağı çeken bilişim ürün ve çözümleri kullanma girişimi Green IT olarak isimlendiriliyor. Türkiye'de bu bilinci oluşturmak ve çözümleri tanıtmak için IT PRO dergisi, İstanbul Hyatt Regency otelinde Green IT Zirvesi düzenledi. HP Türkiye'nin ana sponsorluğunda gerçekleştirilen zirveye, IT dünyasının önde gelen firmalarından Turkcell, Gigabyte, EMC, Hayat Bilgi Sistemleri, ZyXEL, 3M ve Valja destek verdi. Etkinlik boyunca yapılan sunumlarda hem Green IT çözümleri tanıtıldı hem de bu güne kadar yapılmış olan başarı öyküleri anlatıldı. Green IT sunumlarını gerçekleştiren yöneticiler sunumların ardından, Dünya Gazetesi yazarlarından Dr. Rüştü Bozkurt'un moderatörlüğünde panel düzenlediler. Zirveye katılan izleyicilerin soruları ile gerçekleştirilen panelde, devletin çevreci teknolojiler konusunda çalışmalar yapması ve toplumun çevreye daha duyarlı bir hale getirilmesi için bilinçlendirilmesi gerektiği hususu vurgulandı. Green IT ürünleri ile enerji tasarrufu Enerji maliyetlerinin düşmesi yalnızca kurumların tasarrufu anlamına gelmiyor aynı zamanda doğal kaynaklar da korunmuş oluyor. Green IT çözümleri kurumlara, maliyet avantajı, kolay yönetilebilirlik, çevreye saygı bilinci ve sarf malzemesi tüketiminin azalmasını sağlıyor. Yüzlerce sunucu barındıran veri merkezleri, sanallaştırma teknolojileri sayesinde fiziksel sunucu miktarı çok daha düşük sayılara indirebiliyor. Bu veri merkezlerinin yönetilmesi, soğultulması ve toplam alanları konusunda ciddi maliyet avantajları getiriyor. Akıllı baskı çözümleri ve elektronik doküman paylaşım teknolojileri sayesinde, kurumlar kâğıt tasarrufu sağlarken aynı zamanda doğaya zararlı atıkların oluşmasını engellemiş oluyorlar. Özellikle banka, telekom operatörü, enerji dağıtıcıları gibi her ay müşterilerine fatura veya ekstre göndermek zorunda olan kurumlar, elektronik çözümler sayesinde her ay tonlarca kağıt tasarrufu sağlayabiliyorlar. Hükümetler Green IT çözümlerini destekliyor Enerji tasarrufu konusunda birçok ülke kurumlara ciddi derecede avantaj getiren politikalar sürdürüyor. Örneğin Amerikan hükümeti, enerji tasarrufu sağlayan veri merkezlerine, sağladıkları avantaj karşılığında geri ödeme yapıyor. Macaristan hükümeti ise Budapeşte'de mesai çıkışında oluşan trafik sıkışıklığını önlemek için kimi kamu ve özel şirket çalışanlarının öğleden sonraki mesailerine evlerinden uzakta yapmasını teşvik ediyor. Bu sayede akşam oluşacak trafik ve fosil yakıt tüketimi azaltılmış oluyor. Bilgisayar ile uzaktan çalışma yöntemi aynı zamanda toplantılar için de kullanılıyor. Bu şekilde bireylerin toplantı yapabilmek için bir yerde buluşmasına gerek kalmıyor. Green IT Zirvesi: Green IT Lideri HP Green IT Zirvesi'ne küresel vatandaşlık sorumluluğu çerçevesinde 'Green IT Lideri' olarak katılan ve zirveye destek veren HP Türkiye, çevreyi korumaya yönelik geliştirdiği teknolojileri, uygulamaları ve küresel anlamda edindiği deneyimleri katılımcılarla paylaştı. HP Türkiye adına etkinlikteki ilk sunumu gerçekleştiren HP Türkiye Görüntüleme ve Baskı Grubu Ülke Müdürü Fikret Ergüder, sunumuna başlamadan önce katılımcılara şu soruyu yöneltti: "Etkinlikten neler bekliyorsunuz?" Bir katılımcıdan gelen yanıt ise, ofislerde kâğıt israfına yönelik oldu. Bu yanıtın ardından geliştirdikleri çift taraflı baskı sistemleri sayesinde tasarruf sağlanabileceğini, bu konuda belgelerin sayısal ortamda tutulmasının da önemli olduğunu söyleyen Ergüder, sunumunda da bu konuya kısaca değindi. Çevre Koruma Birliği araştırmalarına göre ofislerde en çok kâğıt israf ediliyor ve bir çalışan yılda yaklaşık 10.000 yaprak kâğıt tüketiyor. Ergüder, bu konuda bireylere de oldukça önemli görevler düştüğünü vurguluyor. Hedef: 2010'a kadar 906 milyon ton geri dönüşüm 1930'larda başlayan HP'nin "Global Vatandaşlık" yaklaşımı, birçok temel esasın yanı sıra çevrenin ve doğal kaynakların korunmasını içeriyor. Bu konudaki çalışmalarına kurulduğu tarihten beri devam eden HP, son yirmi yılda bu konudaki faaliyetlerine oldukça hız vermiş durumda. HP, 1987 yılında duyurduğu ürün geri dönüşümü programından 2007 yılına kadar geçen yirmi yıllık sürede doğal kaynakların korunması yolunda birçok önemli çalışma gerçekleştirmiş, uluslararası programa katılmış ve 543 milyon ton teknoloji donanımını geri dönüştürme hedefini gerçekleştirdi. HP'nin bu çerçevede 2010 yılı için koyduğu hedef ise, 906 milyon ton ürününü geri dönüştürmek. Çevreye en duyarlı IT şirketi HP Türkiye Görüntüleme ve Baskı Grubu Ülke Müdürü Fikret Ergüder, sunumunda HP'nin dünya çapında katılmaya hak kazandığı üç ayrı çevreci teknoloji lideri listesine işaret ederek, çevreye en duyarlı IT şirketlerinden biri olduklarını vurguladı. HP'nin çevre duyarlılığı çalışmaları; küresel operasyonlarını çevreye zarar vermeden yürütmeyi, iklim değişimini önlemeye yönelik enerji çözümleri üretmeyi, geri dönüşümlü ürünler ve baskı çözümleri geliştirmeyi, sosyal ve çevre performansını artırmak için tedarikçilerle işbirliğine girmeyi ve ürünlerde kullanılan malzemelerin çevre için en uygun malzemeler olmasını sağlamayı kapsıyor. Endüstriyel eğilimlere de değinen Ergüder, bu kapsamda yaptıkları bir araştırmanın sonuçlarını şu şekilde dile getirdi: "Günümüzde firmaların yüzde 80'i çevresel faktörleri göz önüne alıyor ve bu faktörler satın alma kararını yüzde 31 oranında doğrudan etkiliyor." Turkcell'den çevre dostu baz istasyonları Türkiye'nin en büyük GSM operatöre olan Turkcell, çevreye daha duyarlı olan ve alternatif enerji ile çalışan baz istasyonlarının sayısını artırıyor. Türkiye genelinde 14 bine yakın baz istasyonuna sahip olan Turkcell, bazı bölgelerdeki baz istasyonları için gereken enerji ihtiyacını sağlamak adına alternatif yöntemlere başvuruyor. İlki 1999 yılında Bodrum'da kurulan ve güneş panelleri ile enerji eden baz istasyonlarının sayısı hızla artıyor. Güneşten aldığı enerjiyi depolayan ve baz istasyonuna aktaran sistemin yanı sıra bazı bölgelerde de rüzgar enerjisi kullanılarak enerji elde ediliyor. Alternatif enerji ile saha başına ortalama 4.5kW'lık güç ihtiyacı karşılanabiliyor. Green IT Zirvesi'nde bir konuşma yapan Turkcell Radyo Şebekesi Bölüm Başkanı Ekrem Özorbeyi mobil uygulamaların en önemli özelliğinin çok faza enerjiye ihtiyaç duymayan sitemlerden oluşmaları olduğunu belirtirken ilginç bir de karşılaştırma yapıyor: Bir mobil telefon kullanıcısının ürettiği yıllık CO2 emisyonu, ortalama bir aracın otoyolda 1 saat kullanılması ile ortaya çıkan CO2 emisyonuna eşit! Üstelik milyonlarca kullanıcısı bulunmasına rağmen mobil uygulamaların yıllık CO emsyonundaki oranları sadece yüzde 0,14 seviyelerinde. Ulaşım araçlarının oranının yüzde 20'lerde olduğu düşünüldüğünde bu oran oldukça iyimser kalıyor. Özorbeyi, bu kadar az CO2 emisyonuna rağmen, küresel ısınmaya karşı her şirketin elinden geleni yapması gerektiğinin altını çiziyor. 35 milyondan fazla abonesi bulunan Turkcell'in baz istasyonlarında kullandığı soğutma sistemlerini de değiştirdiğini belirten Ekrem Özorbeyi, eskiden her baz istasyonunu klima ile soğutulduğunu, şimdilerde ise 'pasif soğutma' yöntemi ile baz istasyonlarının sadece gerektiği zaman klima ile soğutulmaya başlandığını ve bu sistemler sayesinde bazı bölgelerde yüzde 60'lara varan enerji tasarrufu yaptıklarını belirtiyor. Bunun yanı sıra özellikle tatil yöreleri gibi belirli dönemlerde nüfusun ve beraberinde mobil uygulama kullanıcı sayısının yoğunlaştığı bölgelerde, cihazların ihtiyaca göre aktif ya da pasif hale getirilerek gereksiz sistem kullanımının ve beraberinde gereksiz enerji kullanımının önüne geçildiğini vurguluyor. Ekrem Özorbeyi aynı zamanda 'etkin şebeke planlaması' ile de gün içerisinde mobil uygulama kullanımındaki yoğunluğun azaldığı saatlerde de bazı baz istasyonlarının otomatik olarak susturulduğunu ve sadece ihtiyaca karşılık verebilecek kadar sistemin uyanı bırakıldığını söyledi. Alternatif enerji kaynakları ile çalışan baz istasyonlarının ise maliyetlerinin çok yüksek olduklarını ve çok fazla yoğunluğu kaldıramayacakları için şu anda büyük şehirlerde kullanılamayacağını da sözlerine ekleyen Özorbeyi ; "Ancak teknolojinin buna da çare bulacağına inanıyorum. Yakın zamanda gelişen teknoloji ile daha az maliyetli üretileceğini düşündüğüm bu sistemleri her yerde kullanabileceğimizi umut ediyorum." dedi. Tüm bunlara ek olarak Turkcell, kurumsal tek fatura uygulaması, elektronik arşivleme hizmeti, deneme amaçlı kullanılmaya başlanan e-fatura, mobil e-imza gibi uygulamalarda yıllık toplam 19.300 tonluk CO2 gazı salınımının önüne geçmeyi başardı ve sadece 2008 yılında toplam 15.461 MWH enerji tasarrufu sağladı. Bu rakam aynı zamanda 15.000 aile ya da 60.000 nüfuslu şehrin enerji tüketimine eşdeğer olması bakımından da önemli. Kağıt tüketiminin azaltılması ile sağlanan tsarruf ise 20.000 ağaç ve 500.000 ton su. Green IT Zirvesi: EMC'nin hedefi verimlilik Green IT Zirvesi'ne EMC adına katılan Teknik Satış Yöneticisi Tolga Gürsu yaptığı sunumda verimli enerji kullanımı konusuna değindi. Üretilen sayısal verinin önümüzdeki beş yıl içinde on kat artacağına dikkat çeken Gürsu'nun sunduğu verilere göre, enerji kullanımı 2000 yılından bu yana iki kat artarken 2011 yılında bugünkü değerinin iki katına ulaşacak. EMC'nin şirket politikalarına da değinen Gürsu randımanı artırırken enerji tüketimini azaltmayı hedeflediklerini dile getirdi. Kullanılan kapasiteyi azaltırken, kullanım oranını artırmanın da sundukları çözümler arasında yer aldığını belirten Gürsu enterprise flash sürücülerin performansa sağladığı katkılardan da bahsetti. Verinin yüzde 70'lik bir bölümü statik olarak hiç erişilmeden durduğunu kaydeden Gürsu, etkin veri merkezi kullanım stratejisini Birleştir-Optimize Et-Otonom Hale Getir şeklinde özetledi. Sunucu ve veri depolama ağı konsolidasyonu ile sağlanan enerji tasarrufuna değinen Gürsu, bu yolla sağlanacak tasarrufun yüzde 70 seviyelerine kadar çıkabileceğine değindi. Green IT Zirvesi: Hayat Bilgi Teknolojileri Green IT Zirvesi'nde "Sanallaştırmayla Enerji Verimliliği" başlıklı bir sunum yapan Hayat Bilgi Teknolojileri Genel Müdürü çarpıcı veriler sundu. Türk toplumu olarak çevreci bilişimden önce çevreci yaşamı ilke edinmemiz gerektiğine değinen Kayer, sanallaştırmanın maliyetlerin düşürücü yanından başka, daha düşük güç sarfiyatını da beraberinde getirdiğine değindi. Otomobillerin doğaya yaydığı karbondioksit oranına fazlasıyla önem verildiğini belirten Kayer, veri merkezlerindeki sunucuların en az otomobiller kadar yoğun bir biçimde karbondioksit ürettiğini de ifade ederken, sanallaştırma ile bu problemin önemli ölçüde çözülebileceğini söyledi. Bin sunuculuk bir veri merkezinde sanallaştırma teknolojileri kullanılarak 80 sunucuya kadar inilebileceğini de kaydeden Kayer, böylelikle fiziksel olarak büyük bir tasarruf sağlandığı gibi maliyetlerin de büyük ölçüde düşürülebileceğini ifade etti. Green IT Zirvesi: Gigabyte ile Tasarruf Gigabyte, Green IT çözümlerini ve çevreyi fazlasıyla önemseyen firmalardan biri. Green IT zirvesinde firmanın kimliği ve çevreye duyarlılığı hakkında bilgi veren Gigabyte Ülke Müdürü Akın Akıncılar da bu noktayı vurgulayarak firmanın 2007 yılında Intel - Google işbirliği ile kurulan ve bilgisayar kullanımı sonucunda ortaya çıkan karbondioksit yayılımını yüzde 50 azaltmayı hedefleyen İklim Kurtarıcıları Bilişim Girişimi'nin bir üyesi olduğunu söyledi. Çevreye duyarlı bilgisayarların temelini enerji tasarrufuna önem veren altyapıların oluşturacağını vurgulayan Akıncılar, sözlerine şöyle devam etti: "2008 yılı başında yüzde 20 güç verimliliğini hedefleyerek çevreye duyarlı ürünler üretmeye söz veren Gigabyte, çok geçmeden dinamik enerji tasarrufu sağlayan anakart serisini duyurdu." İhtiyaçlara göre sistemin kullanacağı güç miktarını azaltıp artıran DES (Dinamik Enerji Tasarrufu) teknolojisi, kullanıcılara hem para tasarrufu yapma hem de çevreye karşı olan sorumluluklarını yerine getirme imkânı verirken bilgisayarlarımıza konuk olan etkin bir Green IT çözümü olarak da dikkat çekiyor. Green IT Zirvesi: ZyXEL Yeşil Yönetişim Dedi Tayvan merkezli ZyxEL firmasının Türkiye Genel Müdürü Vefa Tarhan, Green IT zirvesinde ZyXEL'in çevreci çözümlerini katılımcılarla paylaştı. Şirketin çevre bilincini önde tutarak sürekli gelişme ve büyüme ilkesinin üzerinde özellikle duran Tarhan, zirvenin ilk yarısında gerçekleştirilen ve Dünya Gazetesi yazarı Dr. Rüştü Bozkurt'un yönettiği panele de katıldı. ZyXEL'in "beşikten mezara" adını verdiği tedarik, üretim, montaj, nakliyat, kullanım ve ürün ömrünün sonlanması adımlarında çevreye zarar vermeyen yeşil ürün tasarımı, yeşil tedarik zinciri ile yeşil ürün dönüşümünü kapsayan "yeşil yönetişim" stratejisini tanıtan Vefa Tarhan, şirketin RoHS uyumluluk süreci hakkında da bilgiler verdi. ZyXEL'in karbon salınımı konusunda çevreci sayılabilecek değerlere sahip olan ürünlere verilen EPD sertifikasına sahip olan Tayvan kökenli ilk ağ ürünleri üreticisi olduğunu da sözlerine ekleyen Tarhan, Green IT adına yapılan atılımları ve bu kulvarda elde edilen başarıları katılımcılarla paylaştı. Green IT Zirvesi: 3M'in Çevreci Ofis Ürünleri 3M Türkiye Pazarlama Müdürü Melike Koçoğlu, Green IT zirvesinde yaptığı konuşmaya "IT sektörü ile doğrudan ilgili gibi görünmesek de sektörün çevreye etkileri değerlendirildiğinde IT'ye hiç de uzakta olmadığımızı anlayabilirsiniz" diyerek başladı. Sektörde en fazla tüketilen ürünlerden birinin kâğıt olduğunu vurgulayan Koçoğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Hepinizin çok yakından tanıdığı Post-it yapışkan notlar, en yoğun kullanılan ürünlerimizin başında geliyor. Biz de çevreye karşı sorumluluk bilinciyle bu ürünümüzü yüzde 100 geri dönüşümlü olacak şekilde üretiyoruz." Not kağıtları haricindeki ürünler hakkında da kısaca bilgi veren Melike Koçoğlu, Scotch Magic bant gibi yapışkan özellikli ürünlerde solvent yerine su bazlı yapıştırıcı kullanarak yılda yaklaşık 1000 ton solventin doğaya karışmasını engellediklerinin altını çizdi. Koçoğlu'nun tanıttığı ve "çevreci ürün" kategorisinde göze çarpan bir başka 3M ürünü ise kablosuz optik farelerin pil ömrünü yüzde 75 oranında uzatabilen özel yüzeye sahip Precise mousepad oldu.