8 °C

Bir yanda kıdem diğer yanda taşeron

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Çelik bir yandan işverenin kıdem tazminat, diğer yandan da sendikaların taşeron taleplerine cevap vermeye çalıştıklarını, keskin görüşlerin olduğu bir süreci yaşadıklarını söyledi.

Bir yanda kıdem diğer yanda taşeron

İSTANBUL - Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, "Kıdem tazminatı sorunu iş dünyamız için büyük bir sorun, işçilerimiz için daha büyük bir sorun. Bunu fona dönüştürelim" dedi.

TÜSİAD'ın düzenlediği "İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun Getirdiği Yenilikler ve Uygulama Boyutu" seminerinin açılışında konuşan Çelik, başta AB ülkeleri olmak üzere, herkesin ekonomik kriz sürecinde sarsıldığını ifade etti.
Dünya ekonomisindeki büyümenin 2012'de bir önceki yıla oranla binde 7 azalarak yüzde 3,2 olarak gerçekleştiğini, dünya ticaret hacminin ise yüzde 5,9'dan yüzde 2,8'e gerilediğini belirten Çelik, küresel işsizliğin Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) rakamlarına göre 197 milyona geldiğini söyledi.
Çelik, Avrupa Komisyonuna göre euro bölgesinde 2012 yılında binde 6 daralma olduğunu, 2013 yılında da binde 4 oranında daralma olacağını, işsizliğin yüzde 12,2 düzeyinde gerçekleşeceğini, IMF tarafından açıklanan rapora göre de 2013 yılında küresel ekonominin dünyanın yüzde 3,3, gelişmiş ekonomilerin 1,2, gelişmekte olan ekonomilerin ise yüzde 5,3 oranında büyüyeceğinin tahmin edildiğini belirtti.
Türkiye açısından bakılacak olursa, son 10 yılda yakalanan siyasi istikrar ve güven ortamı sayesinde küresel ekonomik krizin etkilerini minimize etmeyi başardıklarını dile getiren Çelik, şöyle devam etti:
"2013 yılında tahminler olumlu seyrediyor. İstediğimiz düzeyde olmasa da IMF'nin raporuna yüzde 3,4 düzeyinde Türkiye'nin büyüyeceği tahmin ediliyor. 2002'de dış ticaret hacmimizin 87 milyar dolardan, 389 milyar dolara çıktığını, ihracatımızın 152 milyar doları aştığını ve birçok konuda pozitif bir seyir olduğunu hepimiz bilmekteyiz. Bu süreçte işsizlikle mücadelede önemli mesafeler aldığımızı rahatlıkla söyleyebiliriz. 2004 yılında 10,8 olan işsizlik oranımız, küresel krize rağmen 2012 yılında 9,2 olarak gerçekleşti."
Her yıl ekonomiye ortalama 700 bin kişinin dahil olduğunu belirten Çelik, 2004 yılından bu yana 5 milyonun üzerinde istihdam gerçekleştirildiğini söyledi.
Çelik, bu olumlu tablonun oluşmasında istikrar ve güvenceden yana tavır alan milletin yanında, hamasetten uzak ekonomi yönetimi, özverili çalışanlar ve en önemlisi de tüm bu kazanımların elde edilmesinde yurt için de ve yurt dışında müteşebbislerin alternatif pazar arayışında elde ettikleri başarılar olduğunu vurguladı.

"Bu başarıların altında sizlerin gayret ve çalışmaları var"

Hükümet olarak özel sektör merkezli bir büyümeyi hedeflediklerini dile getiren Çelik, şöyle devam etti:
"Bu başarıların altında sizlerin gayret ve çalışmalarının olduğunu her zaman ifade ediyoruz. Türkiye bu mücadeleler neticesinde küme düşme korkusundan kurtulup, şampiyonlar liginde mücadele etme başarısını gösterdi. 2023 yılında 500 milyar dolarlık bir ihracat hedefi ve ilk 10 büyük ekonomi arasına girme hedefini gözüne kestirebiliyorsa, bunu sizlerin girişimci ruhuna dayandırdığımızı bilmenizi istiyorum."
Emek ve sermaye arasındaki çatışmacı anlayışın artık endüstriyel ilişkiler açısından çok geride kaldığını ifade eden çelik, diyalog esaslı bir anlayış etrafında sorunların çözülmesini benimsendiğini ve uygulamalarda başarılar elde edildiğini kaydetti.
Çelik, ihracat, istihdam ve üretimde, insanı da merkeze alan toplumların bir adım daha önde olduğunu işaret ederek, "Bu yüzden biz bakanlık olarak çalışma hayatının önünde olan bir çok meseleyi gündemimize aldık ve sorun teşkil eden meselelerin çözümü konusunda bir irade ortaya koyduk. Birçok reform düzeyindeki düzenlemeyi gerçekleştirdik" dedi.
Tüm sektörlerde ürünün kalitesi kadar hangi koşullarda ve nasıl üretildiğinin de sorgulandığını belirten Çelik, dolayısıyla iş sağlığı ve güvenliği konusunun iş hayatının vazgeçilmesi konumunda olduğunu söyledi.

"(Çalışanlar) kavramını anayasa koymak istiyoruz"

Faruk Çelik, "İş kazaları ve meslek hastalıkları nedeniyle her yıl dünyada Kuveyt nüfusu kadar insan kaybediyoruz. Yani 2 milyon insan kaybediyoruz. Maddi boyutta baktığımız zaman 600 milyar dolardan, 2,4 trilyon dolara kadar kadar yükselen maddi kayıplarla karşı karşıyayız" diyerek, Türkiye'de ise 2012 yılında 1.027 kişinin iş kazalarında hayatını kaybettiğini vurguladı.
Bu sorunların çözümünde kamu ve özel sektörün birlikte çalışması gerektiğini dile getiren Çelik, yasanın mükemmel bir noktaya taşınması konusunda bu noktanın önemli olduğunu ifade etti.
Faruk Çelik, hükümet olarak işçe, memur ayrımın kaldırarak, "çalışanlar" kavramını anayasa koymak istediklerini belirterek, şöyle devam etti:
"Bu 'çalışanlar' İş Sağlığı ve Güvenli Yasası'yla gelmiş oldu. Umarım diğer alanlarda da bu düzenleme yapılır ve personel statüleri bu karmaşadan kurtarmış oluruz. Hükümet olarak bu noktada kararlılığımız var ama taraflar olarak uzlaşma arayışı içerisinde olmamız gerektiği için bizim zamanımızı alıyor. Yoksa çok hızlı bir şekilde bunu yasalaştırma gücümüz var. Ancak henüz o noktaya gelmedik. Yine bu yasa ile iş yerleri az tehlikeli, tehlikeli, çok tehlikeli diye kategoriye ayrılmış bulunuyor ve siz işverenlere çeşitli yükümlülükler getiriyor. Bu ve benzer toplantılarda çıkacak olan yol gösterici tüm hususlara açık olduğumuzu belirtmek istiyorum. Türkiye'de üniversiteler önemli süreçlerden geçti. Bence artık Türkiye o sayfaları kapatmalı, siyaset ve tüm icraatlarımız bilimin öncülüğünde gelişmek durumunda. Amaç ülkenin çok daha refah düzeyinin arması. Bilim rehber olmalı. Biz bilim insanlarımızın ayağına gitmeye hazır olduğumuzu belirtmek istiyorum."

Kıdem tazminatı ve taşeron konusu

Çelik, işverenlerin kıdem tazminatı konusunun bakanlık tarafından çözülmesini istediklerini belirterek, şunları kaydetti:
"Bu konu nasıl çözülecek? Taraflarla bunu konuşuyoruz. Özellikle alt işverenlik meselesi... Sendikalar hizmet alımının kaldırılmasını istiyor, işverenler de kıdem tazminatının çok yüksek olduğunu ve makul düzeye çekilmesini istiyor. Bu kadar keskin görüşlerin olduğu süreci yaşıyoruz. Ama mutlaka alt işverenlikle ilgili, emeğin sömürüsüne dönük önemli bulguları çok yakinen görmüş bir arkadaşınız olarak böyle bir şey olamaz.
Mühim olan emeği burada, sendikaların yanında da işvereni savunmaktır. Asgari ücret bir koruma ücretidir. Bundan yukarı verebilirsin. Hayat koşulları, talepler ortada dolayısıyla taşeron işçilerinin karşı karşıya bulunduğu sıkıntılar ortada. 12-16 saat çalıştırılan işçiler var. Ne mesai, ne yıllık izin, neden kıdem tazminatı hakkı var. Bunun sürdürülebilirliği yoktur. Bunu çözmemiz gerek. Ancak hizmet alımı da olmalı. Böyle bir çalışma koşulu da kabul edemez. Kıdem tazminatı sorunu iş dünyamız için büyük bir sorun, işçilerimiz için daha büyük bir sorun. Bunu fona dönüştürelim. Bu iş işçinin bireysel hesabına yatsın, geriye dönük işçi iş veren arasında tartışma olmasın diye çalışmalarımızı bir noktaya taşıma durumundayız. Taraflardan bir teklif beklediğimizi ve sorunu mutlak suretle çözmemiz gerektiği inancını belirtmek istiyorum."

Yorumlar

Yorum yapabilmek için lütfen giriş yapınız.
Giriş Yap