BTSO Başkanı Burkay: Sanayi artık sandalye ve masa değil veri üretiyor
Erken sanayisizleşme tartışmasına değinen Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, toplumun ihtiyaçlarını üreten sanayinin de değişimden geçtiğini söyledi. Burkay, “Masa, sandalye değil veri üretiliyor. Sanayinin payı küçüldü ama Türkiye Meksika’yı geçecek” dedi.
Türkiye erken sanayisizleşme sürecine mi girdi? İmalat sanayinin milli gelir içindeki payının geçen yıl yüzde 15’ler mertebesine gerilemesi iş dünyasının bu yönde uyarılar yapmasına neden oldu. Bursa’daki GUHEM-Gökmen Uzay Havacılık Eğitim Merkezi’nde sorularımızı yanıtlayan Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Başkanı İbrahim Burkay, tartışmaya farklı bir bakış açısı getirdi. “Bunu doğru okumak lazım. 22’lerden 15’lere düştü ama sanayi bir yere gitmedi. Sanayi küçülmedi. Hizmet sektörü hızlı büyüyor” diyen Burkay, “Yurt dışından fon geldiği zaman taşımacılık-lojistik, data center gibi yatırımlara gözü kapalı para veriyor. Sanayi dediğimiz şey, üretim. Toplum değişince sanayi de değişiyor. Faturalara bakıyoruz şimdi dijital maliyetlere daha çok ödüyoruz. Masa, sandalye değil ama data/veri üretiyorsun ve satıyorsun. Sanayinin payı küçüldü ama Türkiye ekonomisi Meksika’yı geçecek. Bazı sektörlerde işler büyüyor” ifadelerini kullandı. Bu noktada Mısır gibi ülkelere kayan üretime değinen Burkay, “Türkiye’yi Orta Doğu ile mukayese etmek zuldür. Tarımdan sanayiye geçmek iki üç nesle bedel. Londra’dan oraya finansçı yollamakla olmaz. Orada o dönüşümü sağlayacak nüfus yok” ifdalerini kullandı.
Bakanlık, “Fırsat vermeyiz” dedi
Erken sanayisizleşme tuzağı uyarısını bu yıl ilk kez MÜSİAD Başkanı Burhan Özdemir, DÜNYA Gazetesi’nde yayımlanan “Gelirde üst lige çıktık, sanayide ortada kaldık” başlıklı söyleşide dile getirdi. Özdemir, “Eğer sanayimizi orta gelirli bir halden çıkartamazsak tekrardan orta gelir tuzağına takılma durumumuz söz konusu olur. Özellikle son dönemdeki veriler, ülkemizde erken sanayisizleşme riski yaşadığımızı gösteriyor. Erken sanayisizleşme, bir ülkenin sanayisi olgunluğunu tamamlayamadan iş gücünü farklı alanlara kaybetmesi demektir” ifadelerini kullandı. Bundan sonra İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç de 9 Mart’ta DÜNYA Gazetesi’nde yayımlanan demecinde, “Bizim büyük bir emekle kurduğumuz sanayimizin üzerine bir şeyler koymamız gereken bir dönemdeyiz. Bu anlamda rekabetçiliğimizi kaybetmememiz gerekiyor. Sanayinin Türkiye’nin gayri safi yurt içi hasılası içindeki payını mutlaka yüzde 20’lerin üzerine süratle çıkarmamız lazım” ifadeleriyle erken sanayisizleşme sorununa işaret etti. 16 Mart’ta İstanbul Dostları sahur programında tartışmalara dikkat çeken Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ise, “Türkiye’nin erken sanayisizleşme gibi bir tehditle yüz yüze kalmasına asla fırsat vermeyiz. Gereken tüm tedbirleri sanayimizin üretim gücünü korumak için almaya devam edeceğiz. Tabii özellikle KOBİ’lerin o anlamda güçlü tutulması çok önemli” dedi.
GUHEM ile yeni nesli uzaya taşıyacak
GUHEM’deki çalışmalardan da söz eden İbrahim Burkay, 34 ülkeden 400 astronotun üye olduğu özel bir topluluk olan Dünya Kaşifler Kulübü’nün Bursa’da kongre düzenlediğini ve uzaydaki keşiflerini burada paylaştıklarını anlattı. Uzaya gitmenin maliyetinin 50 milyon dolar olduğunu ve astronotların uzaydaki laboratuvarda yaptıkları deneylerin çıktılarını şirketlere satarak bu maliyeti çıkardıklarını kaydeden Burkay, sözlerini şöyle sürdürdü: “GUHEM’i kurmadan önce astronotlara danıştık. Fransa da böyle başlamış. Buranın inşaası 2 yıl sürdü. Uzay kampları yapıyoruz. Burada dokunmamak yasak, bozacaksan da boz diyoruz. 154 parça var burada. En az iki saat ama gelen bir çocuğun bir gün kalması daha uygun. Dünyada bu tip merkezler, devletin şov alanlarıdır. Elde ettiği teknoloji ve eserleri göstereceği alanlardır. Yeni neslin aklında uzay ve havacılığı şekillendirmek gerekiyor. İDEF’i yaptığımız için TSK Güçlendirme Vakfı, gençler ve çocuklar için malzemeler yapıyorlar. Yeni nesle özenecekleri bazı objeler üretmek hedefimiz. Tabi maliyeti oturtmak için ölçek de önemli. Burası dünyada ilk 5 içinde ve çok canlı. Aktif düzenekler var ve hem yazılım hem de mekanik olarak yeni çıkanları ekliyoruz. TÜBİTAK’ın burada çok desteği var. İçerideki düzenlemelerle ilgili. Üretimleri de yurt içinde yaptırdık. En az yüksek lisans mezunu 30 kişilik personelimiz var.”
“Bu iş uçuyor demeyelim eyleme geçelim”
İbrahim Burkay, Bursa Teknoloji Organize Sanayi Bölgesi (TEKNOSAB) faaliyetleri hakkında bilgi verdi. Burkay, şunları anlattı: “TEKNOSAB’da bütün fabrikalar birbirine bağlı. 500 milyar dolar ihracat stratejisini o dönem TİM'de yapan ekipteydim. O stratejiyi yaparken büyüyecek alan yüksek teknoloji idi. TEKNOSAB, GUHEM, BUTEKOM’a 2 milyardan fazla yatırım yaptık. AB fonlarından ve Ar-Ge fonlarından bunu finanse ettik. Yaptığımız yatırımların tamamı mevcut sanayiyi ve teknolojiyi dönüştürecek projeler. 60’dan fazla projemiz var. Kurduğumuz TEKNOSAB Lojistik Teknopark Girişim Sermayesi Yatırım Fonu’nun 650 yatırımcısı var. Gelinen noktada Türkiye’nin en büyük lojistik teknoparkını yapıyoruz. Uzay ekonomisi denince tek bir alan yok. Fransa’nın milli gelirinin yüzde 7’si uzaydan geliyor. Her alanda bir projemiz olsun istiyoruz. Bu iş uçup gidiyor demek yerine eyleme geçmek lazım. Bu merkezler bunun bir örneği. Lojistik merkez için dev şirketlerle anlaşmalar imzalıyoruz. Bağımsız 20 şirketin geleceği ve akıllı depoların olacağı bir yatırım. Genel giderler minimize edilmiş durumda. Veri merkezi için alan olacak, antrepo olacak... Doğrudan raylı sistemle limana bağlantı var. Bu işin ucu çok açık, müthiş bir talep var. Bu projenin dünyada benzeri yok. Çoğu esnaf 650 yatırımcı iş insanı var. Devreye girince kira gelirleri başlayacak biz bunları ortaklara dağıtacağız. İnsanlara gerçek anlamda yatırım geliri sunan, manipülasyona açık olmayan projeler sunmak lazım. Odalar ne iş yapar; işte bunları yapıyoruz.”