Daron Acemoğlu'ndan The Economist'e sert yanıt: İkna edicilikten uzak olan sizin eleştiriniz
The Economist, 2024 Nobel Ekonomi Ödülü sahibi iktisatçı Daron Acemoğlu'nun çalışmalarını eleştiren makalesine gönderdiği yanıtı yayımladı. Acemoğlu, dergiye ilettiği mektupta eleştirilerin dayanaklarını sorgulayarak, "33 yıla yayılan bir külliyat karşısında yapabileceğinizin en iyisi buysa, o halde 'şaşırtıcı derecede ikna edicilikten uzak' olan sizin eleştirinizdir" ifadelerini kullandı.
Britanya merkezli The Economist, 19 Ağustos'ta Acemoğlu'nun akademik yöntemlerini ve çalışmalarını mercek altına alan bir makale yayımlamıştı. "Dünyanın en nüfuzlu iktisatçısı tuhaf bir şekilde ikna edicilikten uzak" başlığını taşıyan yazıda, Acemoğlu'nun Nobel Ödülü'ne temel oluşturan çalışmalarındaki verilere yönelik eleştirilere de yer verilmiş, ünlü iktisatçının Amerikan siyasetine ilişkin değerlendirmelerinin "ezberin ötesine geçemediği" ileri sürülmüştü.
The Economist yanıt mektubunu yayımladı
Acemoğlu, kendisine ve çalışmalarına yöneltilen eleştirilerin ardından The Economist'e bir cevap mektubu gönderdi. Dergi de mektubu okuyucularıyla paylaşırken şu nota yer verdi:
"Dergimizin yakın tarihte yayımlanan bir yazısında Daron Acemoğlu’nun çalışmaları eleştirel bir gözle değerlendirilmiş; ayrıca kendisinin son kitabına ilişkin bir inceleme yazısına yer verilmişti. Profesör Acemoğlu cevabını aşağıda paylaşıyor. Bahse konu makale ve kitap incelemesi ilk olarak internet ortamında yayımlanmış, ardından The Economist’in bu haftaki sayısında basılmıştır."
Acemoğlu, söz konusu yazının çalışmalarına yönelik karşıt bir tutumdan çok, ortaya konulan iddiaların zayıflığıyla öne çıktığını savundu.
Nobel ödüllü iktisatçı, eleştiriye açık olduğunu ancak The Economist'in yaklaşımının bilimsel bir tartışmadan uzak kaldığını belirterek şunları kaydetti:
"Kurumlardan sömürge mirasına, otomasyondan yapay zekânın sonuçlarına kadar meşru bir şekilde farklı düşünülebilecek pek çok konuyu barındıran araştırmalarıma ve temel fikirlerime yönelik eleştirel yaklaşımları memnuniyetle karşılıyorum. Zira bu tür eleştiriler bilimsel ilerleme için elzemdir. Ancak bu yazı, bunun yerine, gevşek bir şekilde birbirine bağlanmış şikâyetleri bir araya getirerek güvenilmez bir akademisyenlik imasında bulunuyor"
Eleştirilere üç başlıkta karşılık verdi
Acemoğlu, The Economist'in kendisi hakkındaki değerlendirmelerine üç temel noktadan itiraz etti. İlk olarak derginin, kendisinin "şaşırtıcı derecede ikna edicilikten uzak" olduğu yönündeki değerlendirmesini ismi açıklanmayan ekonomistlerin görüşlerine dayandırmasını eleştirdi:
"İlk olarak, benim 'şaşırtıcı derecede ikna edicilikten uzak' olduğum yönündeki temel hükmünüz, adları açıklanmayan ekonomistlerin birkaç kadeh bir şey içerken benim hakkımdaki gerçek fikirlerini açıklamalarına dayanıyor. Bu gerçeğe ulaşmak için kendisine içki ikram edilen hiçbir kişinin adı verilmiyor. Birkaç kadeh içtikten sonra çoğu insanın size gazetenizin artık abone olmaya değmediğini söylediğini iddia eden bir mektubu yayımlar mıydınız? Bu tür görüşlerle alıntılanan tek kişi bir blog yazarı olan Noah Smith ki bu da ömür boyu süren bir akademik çalışmayı yargılamak için oldukça zayıf bir dayanak."
Doğum oranları eleştirisine itiraz etti
Acemoğlu'nun ikinci itirazı ise düşük doğum oranlarının ekonomik etkilerine ilişkin çalışmasına yönelik değerlendirmeler üzerine oldu. The Economist'in, Jesús Fernández-Villaverde'nin sosyal medyadaki bir değerlendirmesinden hareketle çalışmanın geleceğe uyarlanabilirliğini sorguladığını belirten Acemoğlu, söz konusu sınırlılığa kendi makalelerinde zaten dikkat çektiklerini ifade etti:
"İkincisi, yazı, Jesús Fernández-Villaverde’nin yakın tarihli “Bebek patlamaları ve büyüme patlamaları” (Baby busts and growth booms) başlıklı makalemize ilişkin sosyal medyadaki bir gözleminden yola çıkarak, düşük doğum oranlarının etkilerine dair tahminlerimizin geleceğe uyarlanamayabileceği yönünde bir eleştirel kurgu oluşturuyor. Biz bu noktayı makalenin sonuç kısmında aynen belirtiyoruz. Siz ise bu tür uyarıların 'Bay Acemoğlu’nun sayfalar dolusu matematiği karşısında kaybolup gidebileceğini ve yetersiz kalabileceğini' yazarak konuyu geçiştiriyorsunuz. Anladığım kadarıyla Profesör Fernández-Villaverde ile bir söyleşi de yapmadınız."
"Eleştiriler rastgele ve cımbızlanarak seçilmiş"
Üçüncü olarak makalede kullanılan eleştirilerin seçilme biçimine itiraz eden Acemoğlu, Tyler Cowen ve Francis Fukuyama gibi isimlerin görüşlerinin daha kapsamlı bir akademik tartışmaya zemin hazırlayabileceğini belirtti:
"Üçüncüsü, eleştiriler rastgele ve cımbızlanarak seçilmiş. Örneğin Tyler Cowen veya Francis Fukuyama’dan gelen bazı eleştiriler, verimli tartışmaların başlangıç noktası olabilirdi (ve nitekim geçmişte de öyle oldu). Bu tür etkileşimleri memnuniyetle karşılıyorum ve yazarlarınızın da bu tarz görüş ayrılıklarının sağlıklı bir akademik tartışmanın parçası olduğunu bildiğini tahmin ediyorum."
Acemoğlu, The Economist'e yönelik eleştirilerini mektubunun sonunda daha da sertleştirerek şu ifadelerle noktaladı:
"33 yıla yayılan bir külliyat karşısında yapabileceğinizin en iyisi buysa, o halde 'şaşırtıcı derecede ikna edicilikten uzak' olan sizin eleştirinizdir."