Dünya ekonomisine çifte darbe: Enerji fiyatları ve faizler yükseliyor

Yüksek enerji fiyatları ve artan borçlanma maliyetleri küresel ekonomiyi baskı altına aldı. İran savaşının etkileri ekonomik sorunları derinleştirirken yapay zekâ yatırımlarından yararlanan ülkeler ile diğerleri arasındaki fark açılıyor. IMF, dünya ekonomisinde büyümenin 2026 yılında yüzde 3,1'e gerilemesini bekliyor.

Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!
Dünya ekonomisine çifte darbe: Enerji fiyatları ve faizler yükseliyor

Dünya ekonomisinde yüksek maliyetlerin yarattığı baskı, ülkeler arasındaki ekonomik farklılıkları belirginleştiriyor. ABD ve yapay zekâ yatırımlarının hızla arttığı birkaç ülke, bu yatırımlar sayesinde yükselen maliyetlerin finansal etkilerini kısmen dengeleyebiliyor. Ancak aynı avantajdan yararlanamayan ülkelerde hükümetler, vatandaşlarına daha fazla destek sağlamak ile giderek büyüyen borçlarını ödemek arasında zor bir tercihle karşı karşıya kalıyor.

Yapay zekâ yatırımları küresel ekonomide yeni bir ayrışma yaratıyor

The Wall Street Journal'ın değerlendirmesine göre, yüksek enerji fiyatları ve artan borçlanma maliyetlerinin dünya ekonomisine verdiği zarar giderek büyüyor.

Bu süreç, küresel ekonomide yeni bir kazananlar ve kaybedenler ayrışmasına yol açıyor.

Özellikle yapay zekâ alanındaki yatırım artışından sınırlı ölçüde yararlanan ülkeler, ekonomik büyüme açısından geride kalıyor.

ABD ve birkaç ülkede hızlanan yapay zekâ yatırımları, İran savaşı ve savaşın genişleyen etkilerinin de tetiklediği yüksek maliyetlerin yarattığı finansal baskıyı hafifletmeye yardımcı oluyor.

Buna karşılık diğer ülkelerde ekonomik sıkıntılar, hükümetlere yönelik toplumsal hoşnutsuzluğu artırıyor.

Fransa, Filipinler ve Endonezya'da ekonomik protestolar

Ekonomik baskıların toplumsal sonuçları farklı ülkelerde kendini göstermeye başladı.

Fransa'da lise ve üniversite öğrencileri, ülkenin borçlanma araçlarında yaşanan satış dalgası sırasında hükümetin harcamaları azaltma planlarını protesto ediyor.

Filipinler ve Endonezya'da ise ulaşım sektöründe çalışan sürücüler, son haftalarda yüksek benzin ve motorin fiyatlarına karşı sokaklara çıktı.

Artan enerji maliyetleri ve kamu maliyesi üzerindeki baskılar, ülkelerin ekonomik sorunlarla mücadele etmesini güçleştiriyor.

Senegal borçlarının hafifletilmesini istedi

Küresel ekonomik baskının dikkat çekici örneklerinden biri de Senegal oldu.

Senegal yönetimi, eylül ayında uluslararası tahvil sahiplerine ve Çin'e ait kamu bankalarına borçlarının hafifletilmesine ihtiyaç duyacağını bildirdi.

Bu gelişme, yükselen borçlanma maliyetlerinin kamu maliyesi üzerinde yarattığı baskıyı ortaya koyan örnekler arasında yer aldı.

IMF küresel büyüme tahminini açıkladı: Yüzde 3,1

Uluslararası Para Fonu (IMF), Bangkok'ta düzenlenen ve dünyanın dört bir yanından maliye bakanları ile merkez bankası yetkililerini bir araya getiren yıllık toplantıları sırasında küresel ekonomik büyümeye ilişkin beklentisini paylaştı.

IMF, dünya ekonomisinin 2026 yılında yüzde 3,1 büyümesini bekliyor.

Küresel ekonomi 2025 yılında yüzde 3,5 büyümüştü.

Buna göre dünya ekonomisinin büyüme hızında 0,4 puanlık yavaşlama öngörülüyor.

Yüksek enerji fiyatları ve borçlanma maliyetleri, küresel büyüme görünümünü baskılayan başlıca unsurlar arasında bulunuyor.

Yükselen faizler Wall Street bankalarını da zorluyor

Yüksek faiz ortamının etkileri yalnızca kamu maliyesi ve ekonomik büyümeyle sınırlı kalmıyor.

WSJ'nin değerlendirmesinde, yükselen faizlerin Wall Street'in büyük bankaları açısından önemli bir gelir kaynağı olan alım satım faaliyetlerini de tehdit ettiği belirtiliyor.

Özellikle tahvil piyasalarındaki zayıflık, büyük bankaların daha önce güçlü olduğu işlem faaliyetlerini olumsuz etkiliyor.

Böylece artan borçlanma maliyetleri, hem ülkelerin ekonomik görünümünü hem de finans kuruluşlarının faaliyetlerini etkileyen ortak bir sorun olarak öne çıkıyor.

Kanada ekonomisinde yüzde 1,5'lik artışın arkasında fiyat etkisi var
Küresel ekonomik yavaşlamanın işaretleri Kanada'da da görülüyor.

Capital Economics ekonomisti Thomas Ryan'a göre, Kanada'nın imalat sanayisi satışları ağustos ayında aylık bazda yüzde 1,5 artmasına rağmen bu yükseliş, ilk bakışta göründüğü kadar güçlü değil.

Ryan, satışlardaki artışın tamamen fiyat değişimlerinden kaynaklandığını, satış hacminin ise değişmediğini belirtti.

Ekonomist, ABD'nin 338. madde kapsamındaki yeni tarifelerinin Kanada'nın imalat sektörünü baskılamaya başladığına dikkat çekti.

Aynı dönemde toptan ticaret hacminin gerilemesi de ekonomik faaliyetlere ilişkin riskleri artırdı.

Ryan'a göre bu gelişmeler, Kanada ekonomisinin ağustos ayında aylık yüzde 0,2 büyüdüğünü gösteren öncü tahmin üzerinde aşağı yönlü risk oluşturuyor.

Capital Economics, Kanada Merkez Bankasının piyasaların fiyatladığı yaklaşık dört faiz artışı yerine yalnızca iki faiz artışına gideceğini öngörüyor.

İspanya ekonomisinde büyüme yavaşlayacak

BBVA ekonomistlerinin tahminleri, Avrupa ekonomisinde de yüksek enerji fiyatları ve faizlerin etkisini ortaya koyuyor.

Bankaya göre İspanya ekonomisinin 2026 yılında yüzde 2,6 olan büyüme hızının 2027'de yüzde 2,1'e gerilemesi bekleniyor.

Bu yavaşlamada yüksek enerji fiyatları, enflasyon ve yüksek seyreden faiz oranlarının ekonomik faaliyetleri baskılaması etkili olacak.

Bununla birlikte İspanya'nın iki büyük ekonomik bölgesi arasında dikkat çekici bir değişim öngörülüyor.

BBVA, Katalonya ekonomisinin 2027 yılında yüzde 2,3, Madrid bölgesi ekonomisinin ise yüzde 2,1 büyümesini bekliyor.

Böylece Katalonya'nın altı yıl sonra ilk kez Madrid'den daha hızlı büyüyeceği tahmin ediliyor.

Katalonya'nın büyümesinde özellikle mal ihracatındaki iyileşmenin etkili olması beklenirken her iki bölgenin de turizm dahil hizmet ihracatından yararlanmayı sürdüreceği belirtiliyor.

Daha büyük nüfusu ve sanayi altyapısıyla tarihsel olarak Madrid'den daha büyük bir ekonomiye sahip olan Katalonya, ekonomik büyüklük açısından 2017 yılında başkent bölgesinin gerisine düşmüştü. İki bölge, İspanya ekonomisinde en büyük paya sahip olmayı sürdürüyor.

Kaynak: HABER MERKEZİ