17 °C

DÜNYA Jürisi'nin "Yılın bürokratı" seçtiği Hazine Sigortacılık Genel Müdürü Ahmet Genç: "Sigorta sektöründe yanlış yapan, sistemden ayıklanacak"

DÜNYA Jürisi'nin "Yılın bürokratı" seçtiği Hazine Sigortacılık Genel Müdürü Ahmet Genç: "Sigorta sektöründe yanlış yapan, sistemden ayıklanacak"

DÜNYA Jürisi'nin "Yılın bürokratı" seçtiği Hazine Sigortacılık Genel Müdürü Ahmet Genç: "Sigorta sektöründe yanlış yapan, sistemden ayıklanacak"

ANKARA - DÜNYA Büyük Jürisi tarafından yılın bürokratı seçilen Hazine Müsteşarlığı Sigortacılık Genel Müdürü Ahmet Genç, 2007'de kabul edilen Tarım Sigortaları Kanunu'nun sektöre büyük değişiklikler getirdiğini söyledi ve devlet destekli tarım sigortaları uygulaması başladıktan sonra sigortalılık oranının yüzde 0.5'ten yüzde 3'e yükseldiğini ifade etti. Genç, ikincil mevzuatın tamamlanmasıyla, sektörde yanlış yapanların ayıklanacağı bir sistemin işleyeceğini bildirirken zorunlu deprem sigortalılık oranının yüzde 20'lerde kaldığını kaydetti. "İnsanlar 1 yıl olan sigorta süresi dolunca yeni poliçe yaptırmayı ihmal ediyor" diyen Genç, buna karşılık DASK sisteminin Çin ve Yunanistan gibi ülkeler tarafından örnek alındığını ifade etti. Yeni dönemde sigorta sektöründe yanlış yapanların sistemden ayıklanacağı uyarısında bulunan Hazine Müsteşarlığı Sigortacılık Genel Müdürü Ahmet Genç, Ankara Haber Müdürümüz Hüseyin Gökçe'nin sorularını cevaplandırdı. -DüNYA jürisi sizi Türkiye'nin finans alanında bankacılıktan sonraki en önemli sektörlerden birisi olan sigortacılıkta özellikle mevzuat alanındaki katkılarınızdan dolayı 'Yılın Bürokratı' seçti. Kaç yıldır sigortacılık sektörünün içindesiniz ve hangi aşamalardan geçerek bu göreve geldiniz ? 23 yıllık Hazineciyim. 1985 yılında Hazine'de çalışmaya başladım. İlk 12 yılımda, 1997'ye kadar Banka ve Kambiyo Genel Müdürlüğü'nde görev yaptım. Son 11 yıldır ise Sigortacılık Genel Müdürlüğü'nde çalışıyorum. 1997 yılında şube Müdürü olarak geçtiğim Sigortacılık Genel Müdürlüğü'nde 1998 yılında Daire Başkanı oldum. 2002-2004 yılları arasında Genel Müdür Yardımcılığı görevini yürüttüm. 2004 yılı Temmuz ayından bu yana ise önce vekaleten sonra da asaleten olmak üzere, Genel Müdürlük görevini yürütüyorum. Görüleceği üzere, hiyerarşik olarak genel müdürlük içerisindeki tüm basamaklardan geçmiş bulunuyorum. Bu süreçte tüm hayat dışı sigortalar konuları ile mali izleme konularına baktım. 1997 yılı öncesinde de, 1990 yılında bir yıl süreli bir sigortacılık çalışmam var. O dönemde sigortacılık konularında bilgi ve tecrübe edinmek üzere bir yıl süre ile Hazine tarafından Londra'ya gönderildim. Londra'da Lesly&Godwin isimli brokerlik şirketi nezdinde staj yaptım. O dönemde hazırladığım "İngiliz Sigortacılık Sistemi" isimli çalışma Milli Reasürans T.A.Ş. tarafından basıldı. Ayrıca o dönemde yapılan Reasürans Pratiği üzerine bir de basılmamış çalışmam bulunuyor. - Sigortacılık sektörünün 2007 yılındaki gelişimi ve burada Hazine Sigortacılık Genel Müdürlüğü'nün rolü nedir? 2007 yılında sektöre damgasını vuran iki önemli gelişme oldu. Bunlardan biri yabancı sermaye girişi, bir diğeri ise Sigortacılık Kanunu'nun yasalaşmasıdır. Bu iki önemli gelişmenin dışında yine önem arz eden birçok gelişme daha kaydedildi. Bunlardan biri özellikle kaskodaki rekabetin akılcı bir kulvara giriyor olması nedeniyle sektörün yeniden karlılık artışı yönünde hareket etmesi, bir diğer önemli gelişme tarım sigortalarında görülen ciddi poliçe sayısı artışı ile sigortalı tarım alanlarının bir buçuk yıl gibi kısa bir sürede yüzde 0.5'den yüzde 3'e ulaşmasıdır. 2007 yılının ikinci yarısında, özellikle Sigortacılık Kanunu çerçevesinde uygulamaya ilişkin olarak hazırlanması gereken ikincil düzenlemelerin (Bakanlar Kurulu Kararları, Yönetmelikler, Tebliğler ve Genelgeler) yarısından çoğu tamamlandı. Tamamlanan düzenleme sayısı 30'u aşarken, bu çalışmalarda müsteşarlık olarak çok hızlı hareket edildi. Yine 2007 yılı içerisinde motorlu taşıt sigortaları ile ilgili çalışmalar yoğunlaşmıştır. Bu bağlamda; 2008 yılında uygulamaya konulacak zorunlu trafik sigortasında serbest tarife uygulaması ile maddi hasarlı trafik kazalarında tutanak uygulamasına hazırlık çalışmaları yapıldı. Aynı şekilde, 2008 yılında uygulamaya konulacak "Sigorta Sözleşmelerinde Bilgilendirme" hususunda da hazırlık çalışmaları devam ettirildi. -Sektördeki rekabeti nasıl değerlendiriyorsunuz? Sigortacılık sektörü 2007 yılında rekabete daha açık hale geldi. Aynı zamanda yeni kuralların da geldiği bir yıl oldu. Bu durum sektörün rekabet içerisinde ama kurallarla belirlenmiş gözetim ve denetim çerçevesi içerisinde sağlıklı biçimde gelişebilmesine zemin hazırlayacaktır. Bu noktada da elbette Hazine Müsteşarlığı yapılan düzenlemeler ve bu düzenlemelerin icraya konulması bakımından büyük rol oynadı. -Peki Sigortacılık Kanunu'nda yapılan son düzenlemeler sektöre nasıl katkı sağladı? Sigortacılık Kanunu ülkemiz sigortacılık sektörü bakımından gerçek bir dönüm noktasıdır. Kanunun getirdiği yeni müesseselerin ve kuralların tam anlamıyla işlevsel hale gelmesi için elbette zamana ihtiyaç vardır. Öncelikle, ikincil düzenlemelerin tamamlanması için çalışılmaktadır. Bunlar tamamlandığında, geçmişte bulunmayan; tahkim müessesesi, acenteler icra komitesi, eksperler icra komitesi gibi çok önemli müesseseler çalışır hale gelecektir. Tahkim müessesesi ile ihtilafları kısa sürede çözüme kavuşturmayı, vatandaş şikayetlerini minimize ederek güveni artırmayı, acenteler icra komitesi vasıtasıyla binlerce acenteyi ve çalışanlarını belirli eğitimler almalarını sağlayarak ve yanlış yapanları sistemden ayıklayarak sektörün en önemli dağıtım kanalını sağlıklı işler hale getirmeyi planlıyoruz. Görüleceği üzere, Sigortacılık Kanunu'nun etkilerinin ortaya çıkabilmesi için; a) İkincil düzenlemeler tamamlanacak (en geç Haziran 2008'e kadar tamamlanacak), b) İkincil düzenlemeler sonrası uygulama başlayacak ve daha sonra sektör üzerindeki etkisi ortaya çıkacaktır. 2008 yılı içerisinde uygulama yönetmelikleri de tamam olacağından, bu yılın sonunda gerçek anlamda kanunun sektöre katkısı değerlendirilebilecektir. HER DÜZENLEMEYE İTİRAZ EDEN BİRİSİ ÇIKIYOR -Bu düzenlemeler konusunda Hazine nasıl bir mesai harcadı ? Bu düzenlemelerle ilgili olarak; Sigortacılık Kanunu'nun hazırlık çalışmaları aşamasından itibaren (2005 yılına kadar geriye gidilebilir) Sigortacılık Genel Müdürlüğü personeli başta, Hazine Müsteşarlığı üst yönetimi de dahil olmak üzere hep beraber bu yoğun çalışmaların içerisinde olduk. Zor bir süreç oldu. Zira sigortacılık sektöründe, birbirleri ile çıkarları uyuşmayan çok fazla taraf var. Hangi şekilde düzenleme yaparsanız yapın memnun olmayan bir taraf mutlaka oluyor. Tarafların taleplerinin bir arada değerlendirilerek maksimum uzlaşma, minimum ihtilaf noktasına getirilmesi kolay olmamıştır. -Sigortacılık sektörünün uzun süredir beklediği Tarım Sigortası Yasası TBMM de çeşitli tartışmalarla birlikte kabul edildi. Bu yasanın ilk uygulama yılı sektör açısından nasıl geçti? Devlet Destekli Tarım Sigortası sistemi ilk olarak 2006 yılının ikinci yarısında uygulanmaya başlandı. O dönemde ulaşılabilen poliçe sayısı 12 bin civarında idi. 2007 yılında ise don teminatının da verilmeye başlanması ve tam bir yılı içermesi nedenleriyle poliçe sayılarında ciddi bir artış gözlenmiştir. Bu çerçevede 2007 yılı bu sistemin ilk yılı olarak kabul edilebilir. 2006 yılının ikinci yarısında yalnızca 12 bin poliçe yazılmışken, 2007 yılının tamamında 219 bin poliçe sayısına ulaşılmıştır. Prim üretimi 64 milyon YTL, ödenen hasar ise 40 milyon YTL olmuştur. İlk yıl için devlet destekli tarım sigortalarının rüştünü ispat ettiği ifade edilebilir. Zira, uygulaması gerçekten kolay olmayan bir sistemdir. Öncelikle sistem; Hazine Müsteşarlığı, Tarım Bakanlığı, çiftçiler ve sigortacıların temsilcileri tarafından kollektif biçimde yönetiliyor. İşbirliği ve koordinasyonun iyi çalışması bu noktada büyük önem arz ediyor. Ayrıca, risk incelemeleri, hasar tespitleri, günlük işlerin yürütülmesini TARSiM A.Ş. gerçekleştiriyor. Veteriner ve Ziraat Mühendisi eksperlerin koordinasyonu ve yönlendirilmesi, hasarların tespiti ile ödemelerin aksaklığa meydan verilmeden yapılabilmesi yeni bir sistem için son derecede başarılı yürütülmüştür. -Sigortacılıkta Avrupa'ya uyum konusunda başka bir düzenlemeye ihtiyaç var mı? AB'ye uyum konusu ağırlıklı olarak çözümlenmiştir. Son derecede tali kalan bazı düzenleme eksikleri vardır. Bunlar da önümüzdeki zaman içerisinde tamamlanacaktır. Örneğin, konsolide muhasebeleştirme, reasürans denetimi, müşterek sigorta düzenlemeleri gibi. Yöneticiler yeni düzenlemeleri doğru biçimde algalamalı -Sigortacılık sektörüne yönelik mesajlarınız neler? Sektörde özellikle yönetici pozisyonda olanların, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu hükümleri ile buna bağlı düzenlemelerin getirdiklerini doğru biçimde algılamaları ve varsa yanlış uygulamalarını bir an önce düzeltmeleri ve kanuna uygun hale getirmeleridir. Ayrıca özellikle sigorta ve reasürans şirketleri için şu hususlar hayati önem arz etmektedir. Bunları gözardı edenlerin piyasa avantajları süratle yok olacaktır: 1) Sağlıklı bir bilgi işlem alt yapısı, 2) Buna bağlı doğru muhasebeleştirme, 3) Doğru fiyatlama, 4) Yeterli reasürans korumasına sahip olma, 5) Kalitesi yüksek insan kaynaklarına sahip olma, 6) Dağıtım (üretim) kanallarının doğru çalıştırılması. Bu kuralları gerçekleştirmekte geç kalanlar varsa hızlı hareket etmeli ve zamanı etkin kullanmaları gerekir. "Yılın Bürokratı seçilmem ekip çalışmasının ürünü" Her şeyden önce "Yılın Bürokratı" olarak seçilmemden ve sigortacılık sektörüne yaptığı katkılardan dolayı DÜNYA Gazetesi'ne teşekkür etmek istiyorum. Ayrıca, burada çok önemli gördüğüm bir hususu da vurgulamak istiyorum. Bilindiği üzere, gerek kamuda gerekse özel sektörde çalışmalar bireysel olmaktan ziyade ekiplerle yürütülür. Bu çerçevede, 2007 yılının bürokratı olarak seçilmeme vesile olan çalışmalarla ilgili olarak öncelikle Hazine Müsteşarlığı Sigortacılık Genel Müdürlüğü'ndeki çalışma arkadaşlarımın katkısını burada anmak istiyorum. Ayrıca, Müsteşar Yardımcımız Burhanettin Aktaş, Müsteşarımız İbrahim Halil Çanakçı, eski ve yeni bakanlarımız Ali Babacan ile Mehmet Şimşek'in verdiği destekler, bir başarı söz konusu ise bunun bir ekip işi olduğunu, Hazine Müsteşarlığı bütünlüğü çerçevesinde bu başarının sağlandığını gösteriyor. Konutlarda 125 milyar YTL'lik malvarlığı sigorta edildi -Konutlarda Deprem Sigortası yaptırma oranları hakkında bilgi verir misiniz? Zorunlu Deprem Sigortası poliçe sayılarında son yıllarda bir miktar artış kaydedilmiş, 2 milyon 600 bin seviyesi korunmuştur. 2006 yılı sonuna göre yaklaşık 64 bin poliçe artışı vardır. 2007 yılı sonunda poliçe sayısı 2 milyon 618 bine ulaşmıştır. Prim üretimi 235 milyon YTL olarak gerçekleşmiş, bu çerçevede 125 milyar YTL'lik malvarlığı sigorta edilmiştir. Belirtilen poliçe sayıları sigortalılık oranlarının yüzde 20'ler civarında seyrettiğini göstermektedir. İstenen poliçe sayısına ulaşılamamasında, vatandaşlar tarafından bir yıllık sigorta yaptırıldıktan sonra süre bitiminde yenilemenin ihmal edilmesinin önem arz ettiği görüldüğünden, poliçe sayısının artırılması amacıyla, özellikle yenileme işlemlerinin kolaylaştırılması, vatandaşlara hatırlatma yapılması yönünde çalışmalar devam etmektedir. Zorunlu Deprem Sigortası ile ilgili değerlendirme yapılırken unutulmaması gereken bir diğer husus ise istenen poliçe sayısına ulaşılamamakla beraber, sigorta poliçesi satışının güçlükleri göz önünde bulundurulduğunda, dünyadaki diğer uygulama örneklerine göre Doğal Afet Sigortaları Kurumu başarılı bir Havuz sistemi olarak ele alınmaktadır. Nitekim, DASK örneğini incelemek isteyen pek çok yabancı ülke heyeti (Çin, Yunanistan, Arnavutluk, Gürcistan gibi) son yıllarda ülkemizi ziyaret etmiş ve benzer bir modeli uygulamaya koymak üzere harekete geçmişlerdir. 2007'de tarım ürünleri için 32 milyon YTL prim desteği verdik -Hazine'nin tarım sigortası prim desteği olarak ayırdığı rakamların tamamı kullanıldı mı? Tarım Sigortası prim desteği yüzde 50 oranında verilmektedir. 2007 yılında toplam 64 milyon YTL prim üretimi olmuştur. Bunun 32 milyonu destekten gelmiştir. Kalan 32 milyon da çiftçiden gelmiştir. Prim üretimi arttıkça devlet desteği de artacaktır. Başlangıç yıllarında yapılan tahminlerde sapmalar olması normaldir. Devletin bu iş için ayırdığı desteğin mutlaka kullanılması gerekliliği yoktur. Zira, bu destek şartlara bağlanmıştır. Oluşan şartlar çerçevesinde, yapılan hesaplamalara göre destek aylık olarak Tarım Sigortası Havuzu'na aktarılmaktadır. Hazine'de basamak basamak yükseldi 1985 yılında Hazine'de çalışmaya başlayan Ahmet Genç, hiyerarşik olarak genel müdürlük içindeki tüm basamakları geçerek bulunduğu konuma geldiğini vurguluyor. Hayat sigortasında sistem düşük enflasyona uyumlu hale getirildi Hayat sigortaları ile ilgili olarak da 2007 yılı içerisinde iki önemli düzenleme gerçekleştirildi. Hayat Sigortaları Yönetmeliği ile hayat sigortacılığına ilişkin uygulamalarda radikal değişiklikler yapılmış, sistem ekonominin genel gidişatı ile düşük enflasyon ortamına uyumlu hale getirildi. Aktüerler Yönetmeliği düzenlemesi ile de aktüerlik mesleği, hem mesleğe giriş hem de diğer kurallar bakımından uluslararası standartlara yaklaştırıldı.