18 °C

Ekonomi bürokrasisi çeşitli ülkeler tarafından yürütülen modelleri inceliyor / Mali kuralda ağırlık Yeni Zelanda'dan yana

Ekonomi bürokrasisi çeşitli ülkeler tarafından yürütülen modelleri inceliyor / Mali kuralda ağırlık Yeni Zelanda'dan yana

Ekonomi bürokrasisi çeşitli ülkeler tarafından yürütülen modelleri inceliyor / Mali kuralda ağırlık Yeni Zelanda'dan yana

İSTANBUL - IMF ve Dünya Bankası'nın "Mali kural belirleyin" önerilerini dinleyen hükümet, ülke örneklerini inceliyor. Dünyada birçok ülke tarafından kullanılan 'mali kural'da özellikle Yeni Zelanda örneği üzerinde durulduğu öğrenildi. Türkiye mali kuralını yasal çerçeveye de oturtacak. Yeni Zelanda'nın mali kuralı tam olarak benimsenirse, kamu sektörünün hesapları ve bilançoları özel sektör gibi hazırlanacak ve denetlenecek. Her genel seçim öncesinde kamu kesimi genel dengesi açıklanacak. Böylelikle seçim ekonomisi uygulamalarının önüne geçilecek. Ekonomi bürokratları, IMF'nin mali kural üzerinden Türkiye'yi izleyebileceğini belirtiyor. IMF ile 19'uncu stand-by'ın tamamlanmasının ardından mali kuralın devreye girmesine ilişkin çalışmalar sürüyor. Hazine, Maliye ve Devlet Planlama Teşkilatı (DPT) ülke örneklerini inceliyor. DÜNYA'ya bilgi veren üst düzey bir ekonomi bürokratı Avrupa Birliği'ne (AB) uyum çerçevesinde uygulanan Maastricht kriterlerinin de bir mali kural olabileceğini belirtirken, "Bütçe açığı, faiz dışı fazla, borç düzeyi, faiz dışı harcama, gelir hedefi tüm bunlar mali kural olabilir. Biz belki bunların kombinasyonunda bir mali kural belirleriz. Şu anda ülke örneklerini inceliyoruz" dedi. Aynı bürokrat hem sayısal hedefleri oluşturacaklarını, hem de bu işin yasal çerçevesini hazırlayacaklarını kaydetti. Dünyadaki uygulamalarla ilgili bilgi veren üst düzey bürokrat, "Dünya ülkeleri mali kuralın uygulamasında birtakım kurumlar oluşturmuş. Genelde mali konsey adı altında bir kurumun denetimi var. Bizim de belki böyle bir kurumsal yapı oluşturmamız gerekebilir" değerlendirmesini yaptı. Ekonomi bürokrasisi mali kural ile ilgili çalışmalara geçen yıl başladı. İlk çalışmalarda 2012 yılı için belirlenen kamu net borç stokunun milli gelire oranı olan yüzde 25'lik hedefe ulaşmak için ödeneklere nasıl bir sınır konulacağı üzerinde duruldu. Ancak daha sonra bu kuraldan vazgeçildi. Şu anda mali kuralın gider ve gelirlere üst tavan konulması sistemine dayanması, net vergi gelir hedefinin ortaya konması yaklaşımı üzerinde duruluyor. Piyasa analistleri ise Türkiye'nin hem mali kural, hem de IMF ile yola devam etmesi halinde uluslararası yatırımcı güveni açısından çok büyük bir ilerleme kaydedeceğini belityiyor. Analistler, özellikle mali kuralın bir yasal çerçeveye oturtulmasının önemine dikkat çekiyor. Yeni Zelanda modeli Edinilen bilgilere göre, ekonomi bürokrasisi dünya örneklerini incelerken, Yeni Zelanda modeli üzerinde sıklıkla duruyor. Yeni Zelanda, kamu sektörü hesaplarını ve bilançolarını özel sektör gibi hazırlayıp, özel denetleme şirketlerine denetlettiren ilk ülke. Yapılan yorumlara göre; dünyadaki en iyi maliye ve para politikası mevzuatına ve uygulamasına sahip yeni Zelanda, mali kurala 1994 yılında 'Mali Sorumluluk Yasası'yla birlikte geçmiş. Mali kuralı 'düzenli ve şeffaf mali raporlama, maliye politikasının değerlendirilmesine yönelik göstergeler, açık ve şeffaf bütçeleme süreci, seçilmiş bir komitenin izlenen maliye politikasını sürekli değerlendirmesi ve sonuçların parlamentoda tartışılması' gibi 4 temel ilkeye dayanıyor. Modele göre, devlet borcunu makul orana çekinceye kadar, bir mali yıldaki giderini gelirinin altında tutuyor. Borç bir kez kabul edilebilir noktaya geldikten sonra belli bir dönemde harcamalarının gelirlerini aşmayacağını garantiliyor. Mali risklere karşı özenli yönetim ve vergi oranları ile uyumlu politikalar izliyor. Mali kural ancak doğal felaket, dışsal şok veya savaş gibi durumlarda terk edilebiliyor. Ancak bu durumda bile Maliye Bakanı kuralların neden terk edildiğini ve ne zaman dönüleceğini açıklamak zorunda. Yeni Zelanda borç oranı için tavan da belirlemiş durumda. Meclis onaylıyor Yeni Zelanda'nın modeli kabul edilirse hükümetin bütçe politikası bildirgesi, mali strateji ve güncelleştirilmiş ekonomik raporları hazırlayıp, parlamentoda onaylatması gerekecek. Bütçe politikası bildirgesinde uzun dönem mali hedefler ve mali yıl ile onu izleyen 2 yılın eğilimi ortaya konuluyor. GSYİH, enflasyon, işsizlik, istihdam, ödemeler dengesi gibi ekonomik tahminler mali ve ekonomik güncelleştirilmiş raporlar adı altında kamuoyuna sunuluyor. Raporda devletin borçlanma durumu ile üstlenilen yükümlülükler de yer alıyor. Mali strateji raporu ise iki raporun tahminini karşılaştırıp en az 10 yıllık mali trendleri içeren bir gelişme raporu şeklinde hazırlanıyor. Her rapor Maliye Bakanı ve Hazine Müsteşarı tarafından imzalanıyor. Her genel seçimden 6 hafta önce seçim öncesi mali ve ekonomik son durum raporu güncelleştirilmiş şekilde kamuoyuna sunuluyor. Sorumluluğu sayıştaya veriyorlar Mali kurallar genellikle bir kanunun içinde, anayasada nadiren de politika belgelerinde yer alıyor. Kuralların gözetiminden sorumlu bir otorite belirleniyor. Çoğu ülkede sorumluluk Sayıştay'a veriliyor. Bazı ülkelerde sayıştay denetimi, merkez bankaları tarafından destekleniyor. Hedeflerin tutmaması durumunda yaptırım da uygulanıyor. Bunlar itibar kaybı ya da aleyhte adli kararlar şeklinde göze çarpıyor. Kanada gibi bazı ülkelerde hedefleri tutturamayan hükümetin kabine üyelerinin maaşlarından belirli kesintiler yapılıyor. Mali kural birçok ülkede uygulanıyor Mali kural, İsviçre, İngiltere, İsrail, ABD, Brezilya, Şili, Yeni Zelanda gibi ülkelerde ve ayrıca AB ülkelerinde uygulanıyor. Avustralya, Kanada, Yeni Zelanda, İngiltere şeffaflık üzerinde daha fazla dururken, Avrupa İstikrar ve Büyüme Paktı ve İsviçre ile Arjantin, Brezilya, Kolombiya, Peru ve Hindistan gibi gelişen ülkeler sayısal referans değerlerine daha fazla odaklanıyor. İngiltere: İki mali kural var. Bunlardan ilki altın kural. Buna göre, kamu bir ekonomik devre boyunca sadece yatırım harcamaları için borçlanabiliyor. İkinci kural ise kamu net borç stokunun sabit tutulmasını (ya da yüzde 40'ın altına düşürülmesini) içeriyor. Almanya: İngiltere'de olduğu gibi 'Sadece yatırımlarda kullanılmak üzere borçlanılır' altın kuralı geçerli. Makroekonomik dengesizlikler ve savaş halleri istisna olarak kabul ediliyor. Hükümet, mali kuralın ekonomiyi istikrasızlaştırmayacak ya da büyümeyi durdurmayacak şekilde yürütülmesini sağlıyor. Arjantin: 1999'da geçirdiği Mali Sorumluluk Yasası ile bütçe açığı için bir tavan belirledi. Yasayla, bütçeye uymayan memurların cezalandırılması gündeme geldi. Ayrıca, dönemsel dalgalanmaların ve dış şokların hükümet gelirini etkilemesini önlemek amacıyla, vergi geliriyle finanse edilen bir 'Mali İstikrar Fonu' kuruldu. Brezilya: 2000 yılında çıkarılan bir yasa ile hükümetin farklı kademelerine verilen finansal destek azaltıldı, kişisel harcamalar kısıtlandı, şeffaflığın artırılmasına yönelik tedbirler hayata geçirildi. Hükümet çalışanlarının mali kuralları ihlal etmesi halinde cezalandırılması için de ayrı bir düzenleme yapıldı. Japonya: 1947 yılından bu yana mali kurallar yasayla belirleniyor. Mali kural, bütçe üzerine odaklanmış durumda. Merkezi hükümetin toplam bütçesinin yüzde 25'ini oluşturan genel muhasebe bütçesini kapsıyor. İsrail: İsrail'de sistem 1991 yılından beri yürütülüyor. İsrail, Borç Azaltma Yasası ile mali kuralları uyguluyor. 2003 yılında harcamalara kısıtlama getiren yeni düzenlemenin daha başarılı sonuçlara neden olduğu belirtiliyor.