17 °C

Ekonomi yönetimi, iş dünyası ve ekonomistler büyümeyi değerlendirdi

İş dünyası örgütleri, geçen yıl yaşanan tüm olumsuz gelişmelere karşın Türkiye ekonomisinin yüzde 2,9 büyümesinin ülkenin potansiyeli ve dayanıklılığını gösterdiğini ifade ediyor...

Ekonomi yönetimi, iş dünyası ve ekonomistler büyümeyi değerlendirdi

Türkiye ekonomisi, 2016 yılında, yüzde 2,9 büyüyerek beklentilerinin üzerinde performans gösterdi. Üretim yöntemiyle hesaplanan GSYH verileri, son çeyrekte lokomotif sektörler olarak sanayi ve inşaatı öne çıkarırken, harcamalar yöntemiyle hesaplanan GSYH'da ise son çeyrekte yurt içi tüketimin adeta patladığı, yatırımların ise zayıf kaldığı görüldü. İç talepte özel tüketimin büyümeye yüzde 3,7 katkı yaparken, stoklardaki azalış büyümeden yüzde 4,2 götürdü. Genel görüş ise alınan ekonomik tedbiler meyvelerini vermeye başladı. 

İş dünyası temsilcileri, ekonomi yönetimi ve ekonomistlerin 2016 büyüme performansına ilişkin görüşleri şöyle:

İŞ DÜNYASININ DEĞERLENDİRMELERİ

MÜSİAD Genel Başkanı Nail Olpak:
Yeniden uzun soluklu büyüme sürecine girildiğine inanıyoruz
Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Genel Başkanı Nail Olpak, büyüme rakamlarını memnuniyetle karşıladıklarını, bunun önceki yılın son çeyreğinden itibaren gerek yatırımlar gerekse istihdamın artırılması adına alınan ek tedbir ve teşviklerin etkinliğine işaret ettiğini belirtti.Bu dönemle birlikte Türkiye’nin yeniden uzun soluklu bir pozitif büyüme sürecine girdiğine inandıklarını kaydeden Olpak, yakalanan büyümenin hedef olarak belirlenen yüzde 3,2’lik hedefin altında kaldığını bildirdi. Olpak, şu değerlendirmelerde bulundu: Her ne kadar yüzde 3,2’lik hedefin bir miktar altında kalsa da yüzde 2,9 oranındaki 2016 yılı büyüme oranını önemsiyoruz. Zira Almanya'nın 1,5 ve ABD'nin 1,6 büyüdüğü aynı dönemdeki bu büyüme oranının, başta 15 Temmuz olmak üzere birçok terör saldırısı ve algı operasyonunun gölgeleyemediği başarılı bir netice olduğu düşünüyoruz. Elbette önümüzde yine zorlu bir yıl ve yüzde 4,4’lük bir büyüme hedefi var. Bu oranı yakalayabilmek için yalnızca iç talep destekli büyümemeli, dış talepten de gerekli desteği alabilmeliyiz. 2016 yılı genelinde hanehalkı tüketimi yüzde 2,3, devletin nihai tüketimi yüzde 7,3 artmasına karşın mal ve hizmet ihracatı yüzde 2 azaldı."

TİM Başkanı Büyükekşi:
2017’de potansiyelin üzerinde performans sergilenecek
Türkiye İhracatçılar Meclisi Başkanı Mehmet Büyükekşi, gerek küresel ekonomide yaşanan sıkıntılar gerekse Türkiye’de ve bölgede yaşanan olumsuz gelişmelere rağmen yıl genelinde yüzde 2,9 büyüme oranı yakalanmasının önemli olduğunu dile getirdi. TİM Başkanının değerlendirmeleri şöyle: “Görüyoruz ki, Hükümetimizin ekonomiyi canlandırmaya yönelik aldığı tedbirler meyvelerini vermeye başladı. 2017’nin ilk çeyreğinde de bu önlemlerin etkisinin daha yoğun hissedilmesi ile birlikte daha yüksek oranda büyüme yakalayacağız. İhracatçılar olarak atılım yılı ilan ettiğimiz 2017 yılında ise ihracatçılarımızın gayretleri ve Hükümetimizin gerek yatırımlara gerek ihracata yönelik vermiş olduğu desteklerle birlikte net dış ticaretin büyümeye pozitif katkı vereceğine inanıyoruz. Bu sayede çok daha yüksek oranlarda büyüme rakamları kaydedeceğiz. Daha fazla büyüyeceğiz, daha fazla ihracat yapacağız, daha fazla istihdam yaratacağız. İnanıyoruz ki 2017 yılında ekonomimiz potansiyelinin üzerinde bir performans sergileyecek ve 2023 hedeflerine bir adım daha yaklaşacağız.”

İSO Yönetim Kurulu Başkanı Bahçıvan:
Moral ve motivasyonun süreceğine olan inancımız tam

İstanbul Sanayi Odası (İSO) Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan da verilerin sanayi sektörünün büyüme konusunda Türkiye ekonomisinin lokomotifi olabileceğini gösterdiğini kaydederek, şu değerlendirmelerde bulundu: "Ülke ve toplum olarak sanayiye olan ihtiyacımızın en güçlü örneklerini ve işaretlerini böylesine önemli dönemlerde açıklanan ekonomik verilerde çok net bir şekilde görmekteyiz. Açıklanan 2016 yılının son çeyrek ve ülkemizin 2016 yılı büyüme verileri, sanayi sektörümüzün büyüme konusunda ülkemizin, ekonomimizin lokomotifi olabileceğini 2016 yılında göstermiştir ve 2017 yılının ilk verileriyle de göstermeyi sürdürmektedir. Gerek istihdama olan katkımız gerek ihracattaki rolümüz gerekse büyümeye olan büyük desteğimizle sanayi sektörümüz birtakım yapıcı teşviklerle de desteklendiği zaman, Türkiye’nin umudu ve ışığı olduğunu, olacağını bir kez daha ortaya koymuştur. Sanayiciler olarak bu moral ve motivasyonun süreceğine olan inancım tamdır. Bu çerçevede bu ülkenin sanayicileri olarak Türkiye’nin büyümesine olan desteğimizin 2017 yılında da süreceğini düşünmekteyiz."

ASO Başkanı Özdebir:
2017 büyümesi, 2016 yılını geride bırakacak
Daha önce 2017 büyümesi konusunda önemli bir sürpriz beklediklerini söylediklerini, geçen yılın son çeyreği itibarıyla beklentilerinin gerçekleşeceğinin belli olduğunu belirten Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Nurettin Özdebir, son çeyrekteki büyümenin üçüncü çeyrekten oldukça farklı olacağını öngördüklerini belirterek şöyle konuştu: "Zira 2016 yılının son iki ayındaki kredi kullanım oranlarındaki artış, ekim ayındaki sanayi üretim endeksinin yılın tamamının en yüksek değerine ulaşması, Merkez Bankasının İktisadi Yönelim Anketinin Kayıtlı Toplam Satış Miktarı değeri ekim-kasım ortalamasının 2016’nın en yüksek değerine yükselmiş olması, kapasite kullanım oranının ekim ayından itibaren 2015 yılının üzerine çıkması gibi pek çok gösterge bize bunun sinyallerini vermişti.” Büyümede iç tüketimin ön plana çıktığını belirten Özdebir, şöyle devam etti: "2016 yılının tamamında dış ticaretin büyümeye pozitif katkı vermemiş olmasına rağmen özellikle kamu harcamalarındaki artış ile birlikte önemli bir büyüme oranı yakalanmış görünmektedir. 2017 yılının ilk çeyreğindeki gelişmeleri incelediğimizde de özellikle şubat ayından itibaren ekonomide bir hareketlilik olduğunu görmekteyiz. Daha yeni açıklanan mart ayı reel kesim güven endeksi ve kapasite kullanım oranları, geçen yılın üzerindedir. 2017 yılının ilk çeyreğinde kısmi bir iç talep yetersizliği gözlense de OVP de belirtilen kamu yatırımlarındaki artış ve ihracatın beklenen olumlu etkisi ile 2017 büyümesi, 2016 yılını geride bırakabilecek gibi durmaktadır."

İTO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Çağlar
Ekonomik anlamda verilmiş en güzel cevap

İstanbul Ticaret Odası (İTO) Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Çağlar ise 15 Temmuz hainliğine karşı ekonomik anlamda verilmiş en güzel cevabın yüzde 2,9’luk 2016 büyümesi olduğunu bildirdi. Çağlar, "En zor şartlarda milletçe el ele vererek beklentilerin üzerinde büyüyebileceğimizi gösterdik. Türkiye’nin bundan sonra da ihtiyacı olan şey güçlü liderlik, güçlü yönetimdir. 16 Nisan’da sandıktan çıkacak 'evet'lerle Türkiye ekonomisi yeni bir sıçrama zeminine kavuşacaktır." ifadelerini kullandı.

ASKON Genel Başkanı Mustafa Koca
2017 için son derece önemli bir doping
Anadolu Aslanları İşadamları Derneği (ASKON) Genel Başkanı Mustafa Koca, Türkiye'nin büyük sıkıntılara ve darbelere maruz kalmasından memnun olanların ülkenin üzerine gelmeye devam ettiğini belirterek, şunları kaydetti: "Ancak her şeye rağmen ülkemiz kamusu ile özeli ile mücadeleye devam ediyor. Direncimiz kırılmıyor, üretime, tüketime, dış ticarete devam ediyoruz. Üçüncü çeyrekte düştüğümüz eksi 1,8'lik büyüme ile yaşanan sıkıntı 4. çeyrekte 3,5'lik büyüme ile yeniden ivmesine kavuştu. Böylece 2016, 2,9'luk bir büyüme ile toparlanmış oldu." Koca, bu sonucun 2017 için son derece önemli bir doping yapacağını aktararak, "Bu tempo bizi yeniden hızlıca yüzde 5'lik büyüme hedeflerine doğru itecektir. 2017 çok daha iyi bir performansa sahne olacaktır. Böylece beklenen siyasal ve sosyolojik krizlerin de üstesinden gelme imkanı olacaktır." ifadelerini kullandı.


EKONOMİ YÖNETİMİNİN DEĞERLENDİRMELERİ

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Gedikli
Ekonomimizin temellerinin sağlamlığını gösteriyor
Büyüme oranlarını değerlendiren Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Dr. Bülent Gedikli, "Bu rakamlar 15 Temmuz darbe girişimine ve tüm yurt içi-yurt dışı saldırılara rağmen ekonomimizin temellerinin sağlamlığını bir kez daha gösterirken, kredi derecelendirme kuruluşlarının yayınladıkları raporların siyasi amaçlı olduğunu ortaya koydu. 16 Nisan sonrasında çok hızlı yükseliş ivmesine geçecek olan Türkiye ekonomisi en az %5 büyüme yakalamak durumundadır. Siyasi istikrarın, milli birlik ve beraberliğin müteşebbis ruhlu Türk halkının bu rakamları yakalayacağını biliyoruz. Yabancı, yerli yatırımcılara 16 Temmuz sabahından beri “güvenin gelin” dememizin nedeni de budur. Hükümetimizin aldığı ekonomi tedbirlerinin 2017 2. ve 3. çeyreği rakamlarına yansımasını göreceğiz" ifadelerine yer verdi.

Başbakan Yardımcısı Şimşek
2002’den bu yana 2.1 kat büyüme sağlandı
Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, 2016 büyümesiyle birlikte 2002’den bu yana GSYH’nin 2.1 kat arttığını vurguladı. Şimşek yaptığı yazılı açıklamada, olumsuz koşullara rağmen büyümenin sağlandığını ancak potansiyel büyümenin altında kalındığını anlattı. Nisan ayından itibaren işsizliğin düşeceğini belirten Şimşek, alınan önlemlerle 2017’nin tamamında ekonomideki canlanmanın devam edeceği görüşünü belirtti. Şimşek, ekonominin şoklara direncinin bir kez daha görüldüğünü belirterek şunları kaydetti: “Büyümemizin kapsayıcı niteliği tüm olumsuz gelişmelere rağmen 2016 yılında da devam etmiştir. Geçen yıl yaklaşık 600 bin kişiye daha ilave istihdam sağlandı. Yaratılan istihdama rağmen, çalışma çağındaki nüfusumuzun ve işgücüne katılımın artması işsizliğin yüksek seyretmesine neden olmuştur. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde başlatılan istihdam seferberliği sayesinde son üç ayda 407 bin yeni istihdam sağlandı. İstihdam seferberliği, Artı İstihdam Programı ve ekonomimizdeki toparlanma ile birlikte önümüzdeki dönemde işsizliğin kademeli olarak azalmasını bekliyoruz.”

Maliye Bakanı Naci Ağbal
Aldığımız kararların etkisiyle hızlı büyüdük
Maliye Bakanı Ağbal, 3.çeyrekteki daralmanın ardından alınan kararların önemine dikkat çekti. Ağbal, "2016 yılının üçüncü çeyreğindeki daralmanın ardından ekonomi yönetimi olarak aldığımız kararların etkisiyle ekonomi dördüncü çeyrekte yüzde 3,5 ile beklentilerin üzerinde büyümüştür. Bu da Türkiye ekonomisinin temellerinin kuvvetli olduğunu ve dinamik büyüme yapısını sürdürdüğünü göstermiştir. Ekonominin sürükleyicisi olan iç talep son çeyrekte ivmelenmiş ve özel tüketim harcamaları yüzde 5,7 artmıştır. Bu dönemde yatırımların yüzde 2 büyümesi de ekonomik görünüm adına son derece önemlidir. Kamu harcamaları da ekonomik büyümeye pozitif katkı vermeye devam etmiştir" dedi.

Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü
Büyüme artarak devam edecek
Türkiye’nin son çeyrekte yüzde 3,5 buçuk, 2016'nın tamamında ise yüzde 2,9 oranında büyüme kaydettiğini hatırlatan Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü, “Bizim orta vadede revize edilmiş mali program rakamımız 3.2'ydi. Türkiye'de siyasi ortamın meydana getirdiği belirsizlik sanayicilerimizin önünü görememesine sebep oldu. Bu sebeple beklentinin altında büyümüş olmamıza rağmen bunu büyük bir başarı olarak söylemek gerekir. Türkiye'nin maruz kaldığı hadiselere herhangi bir ülke maruz kalsa inanın 2.9 büyümeyi, eksi büyüme olur. Geçen sene son çeyrekte büyüme kaydediyoruz yüzde 3 buçuk. Bu ekonominin iyi sinyaller verdiğini gösteriyor” dedi. Ekonomideki bahar havasının 16 Nisan'dan sonra kendisini iyiden iyiye hissettireceğini belirten Özlü, “Bu yılın ilk çeyreğine ait öncü göstergeler de oldukça olumlu geliyor. İnşallah bu büyüme aynı şekilde, hatta artarak devam edecek” diye konuştu.

CHP Tekirdağ Milletvekili Öztrak
Makyaj tutmadı
CHP Tekirdağ Milletvekili Faik Öztrak da milli gelirdeki güncellemeleri “makyaj” olarak niteleyerek, “Küresel krizden bu yana en düşük büyümenin kaydedildiği 2016’da, kişi başına gelir 10 bin 807 dolarla 8 yıl önceki seviyesinin altına indi. Tek adam olma arayışı milletin cebinden 1305 doları çekip aldı” görüşünü belirtti. Öztrak yazılı açıklamasında, “Gelen büyüme oranı 2012-2015 arasındaki makyajsız ortalama büyüme ile uyumlu, buna karşın makyajlı serilerle ciddi bir ayrışma içindedir. 2012-2015 arasında eski seriye göre ortalama büyüme yüzde 3,3 iken, aynı dönemde yeni seriyle ortalama büyüme hızı yüzde 6,1’dir. Dolayısıyla 2016 için açıklanan yüzde 2,9’luk büyüme hızı, makyajlı seride, son dört yıl ortalamasının yarısı bile değildir.” görüşünü vurguladı.

EKONOMİSTLERİN DEĞERLENDİRMELERİ

Ekonomist Haluk Bürümcekçi
2017 büyüme tahminimiz yüzde 3
Önümüzdeki dönem görünümüne bakıldığında; ilk işaretlerin büyümedeki toparlanmanın yılın ilk çeyreğinde belirgin bir hızlanma olmadan devam ettiğinin görüldüğünü söyleyen Ekonomist Haluk Bürümcekçi, 2017 yılı büyüme tahminini yüzde 3 seviyesinde koruduğunu, buna karşın TL'deki son dönem değer kaybının yüksekliği, tüketici ve reel kesim güveni ve tüketim ile üretim eğiliminde gözlenen olumsuzluklar, siyasi belirsizlikler ve jeopolitik risklerin devam etmesi, finansal koşulların halen sıkı olması nedeniyle büyüme tahmin üzerinde aşağı yönlü risklerin ağır bastığını kaydetti. Bürümcekçi, dışsal faktör olarak ABD Başkanı Donald Trump'ın uygulayacağı ekonomik ve dış politikalara ilişkin belirsizliklerin öne çıktığını söyleyerek, "Bu nedenle yüzde 3 olan tahminimizi hemen revize etmektense bir süre daha gözlem yapmayı tercih etmekteyiz. TCMB'nin son beklenti anketinde de 2017 yılı büyüme beklentisi yüzde 2,9 olarak gerçekleşmişti." dedi.

Ziraat Bankası Ekonomisti Bora Tamer Yılmaz
Yüzde 4 üzerinde büyüme şansı güçlendi
Ziraat Bankası Ekonomisti Bora Tamer Yılmaz, Türkiye'de iç talebin, alınan mali, parasal ve makro-ihtiyati (BDDK taksit sayısı, kart limiti vb.) tedbirlerle 15 Temmuz şokunu hızlı atlattığını belirtti. İç talepte özel tüketimin büyümeye yüzde 3,7 katkı sağladığına dikkati çeken Yılmaz, net ihracatın büyümeye yüzde 2,6 katkı sağladığını kaydederek, kurdaki yükselişler nedeniyle ithalatın artmadığını ve bunun da net ihracatı pozitif yönde desteklediğini söyledi. Stoklardaki azalışın büyümeden yüzde 4,2 götürdüğünü ifade eden Yılmaz, değerlendirmesine şöyle devam etti: "Belirsizlikler ve güvenlik riski nedeniyle hizmet sektörü biraz daha geriden geliyor olabilir. Referandum sonrasında hizmet sektörünün de devreye girme şansı var. Hem istikrar hem de ısınan havalarla 15 Temmuz şokunun ekonomiyi yüzde 4 üzeri büyüme trendinden koparamadığını söyleyebiliriz. Yaz aylarında büyümenin yüzde 5 üzerine çıkacağını, yüzde 6-7 aralığının mümkün olduğu öngörüsüne sahibiz ve yıl geneli büyümesinin de Orta Vadeli Program (OVP) hedefleri dahilinde yüzde 4 üzerinde tamamlanma şansının güçlendiği kanısındayız."

İntegral Araştırma Direktörü Tuncay Turşucu
2017 beklentilerde yukarı revizyonlar olabilir
İntegral Yatırım Menkul Değerler AŞ Araştırma Direktörü Tuncay Turşucu ise, harcamalar bakımından büyümenin arkasındaki en temel sebep olarak tüketimin artmasına dikkati çekerek, "Hane halkı tüketimi son çeyrekte yüzde 5,7 artış ile yılın en yüksek seviyesini yakalamış. Burası dikkati çekici. Devlet harcamaları ise son çeyrekte yüzde 0,8 gibi sınırlı bir artış göstermiş." değerlendirmesinde bulundu. Turşucu, 2016 yılının tamamında hane halkı harcamalarının yüzde 2,3 artış ile büyümeye katkı sağladığını belirterek, en yüksek artışın yüzde 7,3 ile devlet harcamalarında görüldüğünü söyledi. Açıklanan büyüme verilerinin, Türkiye ekonomisinin ne kadar dinamik bir ekonomi olduğunu bir kez daha gösterdiğini vurgulayan Turşucu, "Türkiye 2015 yılında yüzde 6,1 büyümenin ardından 2016 yılını yüzde 2,9 büyüme ile tamamladı. Bu veri ile birlikte 2017 yılına yönelik yüzde 3-3,5 seviyelerindeki beklentilerde yukarı revizyonlar oluşabilir." ifadelerini kullandı.

Türkiye ekonomisi, 2016'da yüzde 2.9 büyüdüTürkiye ekonomisi, 2016'da yüzde 2.9 büyüdü

 

Güncel gelişmelerden anında haberdar olun!
dunya.com'a girmeden de haberleri takip edebilirsiniz.