FKB Tasarruf Finansman Sektörü Temsil Kurulu Başkanı Özcan: Finansmanda tasarruf temelli modeller öne çıkıyor

Krediye erişim maliyetinin artması bireylerin alışkanlıklarını da değiştiriyor. Hızlı büyüyen tasarruf finansmanında işlem hacmi geçen yıl 1.2 trilyon TL'yi aştı. FKB Tasarruf Finansman Sektörü Temsil Kurulu Başkanı Ahmet Özcan, finansman davranışında tasarruf temelli modellerin öne çıktığını vurguladı.

FKB Tasarruf Finansman Sektörü Temsil Kurulu Başkanı Özcan: Finansmanda tasarruf temelli modeller öne çıkıyor

Son yıllarda finansman pi­yasalarında yaşanan erişi­lebilirlikteki zorluk, birey­leri tasarruf finansman modeli­ne yöneltmeye başladı. Sektörün 2025 verileri, bu yönelimin geçici bir eğilim değil, önemli bir dönü­şüm süreci olduğuna işaret edi­yor. Sektör, 654 şubelik şube ağı ve 9 bini aşan istihdama ulaşarak, artık orta gelir grubunun konut ve araç ediniminde en stratejik çözüm ortağı konumunda. Tasar­ruf finansman sektörüne yöne­lik DÜNYA’nın sorularını yanıt­layan Finansal Kurumlar Birliği (FKB) Tasarruf Finansman Sek­törü Temsil Kurulu Başkanı Ah­met Özcan, Türkiye’de finansal sistemde yaşanan dönüşümün, yalnızca araçları değil, bireylerin finansmana yaklaşım biçimini de yeniden tanımladığını söyle­di. Krediye erişim koşullarının, maliyetlerin ve planlama ihtiya­cının değiştiği bu dönemde, fi­nansmana yönelik tercihlerin daha disiplinli, öngörülebilir ve süreç odaklı modellere kaydığı­nın görüldüğüne işaret eden Öz­can, “Bu değişim, tasarruf finans­man modelini yalnızca bir alter­natif olmaktan çıkararak, giderek daha fazla bireyin tercih ettiği ya­pısal bir seçenek haline getiriyor. Finansmana yönelik bu yönelim, aynı zamanda bireylerin karar al­ma süreçlerinde daha fazla kont­rol ve öngörülebilirlik arayışını da ortaya koyuyor. Kısa vadeli çö­zümler yerine, bütçe disiplini su­nan ve süreci yönetilebilir kılan modellerin öne çıkması, finansal davranışta daha kalıcı bir değişi­me işaret ediyor” diye konuştu.

“Finansmanın tabana yayılmasına imkan veriyor”

Geleneksel finansman yön­temlerinde hızlı erişim ön plan­dayken, mevcut dönemde birey­lerin finansmana yaklaşımının daha planlı bir zemine oturdu­ğuna işaret eden Ahmet Özcan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Tasar­ruf finansman modeli, bu nok­tada, finansmanı bir sonuç de­ğil, bir süreç olarak ele almasıyla ayrışıyor. Bireyin kendi birikimi üzerinden ilerleyen yapı, finan­sal karar alma davranışında da­ha kontrollü ve sürdürülebilir bir yaklaşım yaratıyor. Bu yaklaşım, özellikle ilk kez finansal sisteme dahil olan ya da mevcut sistem içinde alternatif arayan kesimler için daha kapsayıcı bir yapı sunu­yor. Böylece finansman, yalnız­ca belirli bir gelir grubuna değil, daha geniş bir toplumsal tabana yayılabilen bir imkan haline ge­liyor.”

Sektöre yönelik 2025 yılı veri­lerine işaret eden Özcan, “Tasar­ruf finansman modeli artık, be­lirli bir ölçeği aşarak sistem için­de kalıcı bir yer edindiğini ortaya koyuyor. 654 şubeye ulaşan ya­pı ve 9 bin 432 kişilik istihdam kapasitesi, organizasyonel de­rinliği güçlendirirken; 1 milyonu aşan kişinin konut, araç ve iş yeri edinim süreçlerine dahil olması, modelin geniş kitleler tarafından benimsendiğini gösteriyor. Bu gelişim, sektörün yalnızca büyü­yen değil, aynı zamanda yerleşik hale gelen bir finansman mode­li olduğunu ortaya koyuyor. Sek­törün ulaştığı bu ölçek, aynı za­manda operasyonel kapasitenin ve hizmet çeşitliliğinin de arttı­ğını gösteriyor. Coğrafi yaygınlık ve erişilebilirlik, modelin farklı şehirlerde ve farklı ihtiyaç seg­mentlerinde daha görünür hale gelmesini sağlıyor” değerlendir­mesinde bulundu. Sektörde son dönemde yaşanan gelişmelerin, tasarruf finansman modelinin kurumsallaşma açısından yeni bir eşiğe ulaştığını gösterdiğini dile getiren Özcan, yeni şirketle­rin sektöre dahil olması ve kamu sermayeli yapının ilk kez bu ala­na girmesinin, modelin güveni­lirliğini artıran önemli gelişme­ler arasında yer aldığının altını çizdi. Bu tablonun, sektörün artık yalnızca büyüklük değil, kurum­sal yapı açısından da derinleşti­ğini ortaya koyduğuna vurgu ya­pan Özcan, “Kurumsallaşmanın güçlenmesi, aynı zamanda şef­faflık, denetim ve standartlaşma başlıklarında da ilerlemeyi bera­berinde getiriyor. Bu durum, kul­lanıcı tarafında güven algısını pe­kiştirirken sektörün sürdürüle­bilir büyümesi için de kritik bir zemin oluşturuyor” dedi.

Makro ölçekte dengeleyici rol üstleniyor

Konut ve araç edinimi gibi temel ihtiyaçlara ulaşımı kolaylaştıran sistemin, bireylerin yaşam standartlarını desteklerken ekonomik hareketliliğe de katkı sunduğuna işaret eden Özcan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Özellikle orta gelir grubunun konut ve araç ediniminde karşılaştığı erişim zorluklar düşünüldüğünde, bu modelin sunduğu imkanların yalnızca bireysel değil, makro ölçekte de dengeleyici bir rol üstlendiği görülüyor. Sektörün geldiği bu noktada, tasarruf finansman modelinin geçici bir alternatiften ziyade, finansal sistem içinde kalıcı bir yapı olarak konumlandığını gösteriyor. Önümüzdeki dönemde sektörün gelişiminde üç başlık öne çıkıyor: dijitalleşme, müşteri deneyimi ve ürün çeşitliliği. Bu alanlarda atılacak adımlar, tasarruf finansman modelinin daha geniş kitlelere ulaşmasını sağlarken, aynı zamanda daha esnek ve kullanıcı odaklı bir yapıya dönüşmesini mümkün kılacak.”