Goldman Sachs'tan yatırımcıya borsa uyarısı: Yüksek getiri dönemi geride kalıyor
Hisse senedi piyasalarında son dönemde görülen güçlü yükselişlerin ardından Goldman Sachs’tan yatırımcıların beklentilerini aşağı çekmesi gerektiği yönünde uyarı geldi. Bankanın küresel hisse senedi stratejisti Peter Oppenheimer, önümüzdeki 12 ayda getirilerin belirgin şekilde yavaşlayacağını öngörürken tahvil faizlerindeki küresel yükseliş ve petrol fiyatlarındaki artış borsalar üzerindeki baskıyı artırıyor.
Goldman Sachs, son dönemde hisse senedi piyasalarında görülen yüksek getirilerin önümüzdeki aylarda aynı hızda devam etmesini beklemiyor.
Goldman Sachs Küresel Hisse Senedi Stratejisti Peter Oppenheimer, S&P 500 başta olmak üzere dünya genelindeki hisse senedi piyasalarının geçen yıldan bu yana olağanüstü performans gösterdiğine dikkat çekti. Oppenheimer, bu güçlü dönemin ardından yatırımcıların daha düşük getirilere hazırlıklı olması gerektiğini söyledi.
Goldman Sachs gelecek 12 ay için ne bekliyor?
Oppenheimer'a göre dünya genelindeki hisse senedi piyasalarında önümüzdeki 12 aylık dönemde ağırlıklı olarak orta ila yüksek tek haneli getiriler görülecek. Bu oranlar son 12 ayda birçok piyasada elde edilen kazançların altında kalacak. Ancak Goldman Sachs, ekonomik büyümenin devam etmesi halinde hisse senetlerinin yatırımcılara pozitif getiri sağlamayı sürdürebileceğini düşünüyor.
Oppenheimer, "Geride çok iyi getiriler gördük. Bundan sonra daha düşük getiriler bekliyoruz" ifadelerini kullandı. S&P 500'ün 2026 başından bu yana yaklaşık yüzde 12 yükselmiş olması da bankanın dikkat çektiği güçlü performansı ortaya koyuyor. Ancak piyasaların karşısındaki tablo giderek değişiyor.
Tahvil piyasalarından borsalara uyarı
Hisse senetleri açısından en önemli risklerden biri küresel çapta tahvil fazilerinin hızla yükselmesi olurken ABD'de 10 yıllık Hazine tahvili getirisi 2023'ten bu yana en yüksek seviyesine çıktı. 30 yıllık ABD tahvilinin getirisi ise yaklaşık 20 yılın zirvesine yakın seyrediyor. Üstelik yükseliş ABD ile de sınırlı değil.
Japonya'nın 10 yıllık tahvil getirisi 1996'dan bu yana ilk kez yüzde 3'ün üzerine çıkarken İngiltere'de 10 yıllık tahvil getirileri 2007 ortalarından bu yana en yüksek seviyeye ulaştı. Almanya'da ise getiriler Avrupa borç krizinin zirve yaptığı 2011 dönemindeki seviyelere yaklaştı.
Miller Tabak stratejisti Matt Maley, borsaların şimdiye kadar tahvil piyasasındaki bu hareketi büyük ölçüde görmezden geldiğine dikkat çekerek, yüksek faizlerin hisse senetleri üzerindeki etkisinin bir noktada daha görünür hale gelebileceği uyarısında bulundu.
ABD, Japonya, İngiltere ve Almanya'da tahvillerin aynı dönemde satış baskısıyla karşılaşması; yüksek kamu borçları, enflasyon ve mali görünüm konusunda yatırımcıların daha yüksek risk primi talep ettiğine işaret ediyor.
Petrol de baskıyı artırıyor
Piyasaların karşısındaki bir diğer risk ise enerji fiyatları. İran'ı da içine alan jeopolitik gerilimler ve Hürmüz Boğazı'na ilişkin endişelerle ham petrol yeniden varil başına 90 doların üzerine çıktı.
Petrol fiyatlarındaki yükseliş ulaşım, tarım ve üretim maliyetlerini artırırken enflasyonun yüksek kalma riskini de güçlendiriyor. Bu durum tahvil faizlerinin daha uzun süre yüksek seyretmesine yol açabileceği için hisse senetleri açısından ikinci bir baskı oluşturuyor. Sevens Report Research Kurucusu Tom Essaye tabloyu, "Yüksek petrol fiyatları getirileri artırıyor, yüksek getiriler de hisse senetleri üzerinde baskı oluşturuyor" sözleriyle özetledi.
Essaye'ye göre bu dinamik tersine dönmediği sürece özellikle büyüme ve döngüsel sektörlerde zayıflık devam edebilir.
Goldman Sachs'ın beklentisi ise büyük bir borsa çöküşünden ziyade son dönemin yüksek kazançlarının yerini daha sınırlı getirilerin aldığı bir döneme girilmesi yönünde.