Karahan: Küresel ekonomide daha kapsamlı bir değişim yaşanıyor

TCMB tarafından İstan¬bul Finans Merkezi'nde düzenlenen ve dünyanın dört bir yanından merkez bankası başkanları ile üst düzey poli¬tika yapıcıları bir araya geti¬ren İstanbul Ekonomi Foru¬mu'nda "Küresel Ekonomide Stratejik Görünüm" paneli düzenlendi.

Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!
Karahan: Küresel ekonomide daha kapsamlı bir değişim yaşanıyor

Panelin modera­törlüğünü yapan TCMB Baş­kanı Fatih Karahan, ekonomi politikası yapıcıları açısın­dan değişen küresel koşullar nedeniyle istisnai bir dönem­den geçildiğine dikkati çe­kerek, son 5-6 yılda oldukça fazla değişime tanık olundu­ğunu söyledi. Orta Doğu'daki mevcut duruma değinen Ka­rahan, "Bu ilk şokun ötesin­de, küresel ekonomide daha kapsamlı bir değişim yaşanı­yor. Küresel entegrasyon geç­mişte maliyetlerin kontrol altında tutulmasına ve arzın artırılmasına yardımcı olu­yordu. Ancak artık jeopoli­tik gelişmeler enerji ve tica­ret akışlarını şekillendiriyor. Dolayısıyla merkez bankala­rı açısından yine temel soru şu: Bunların ne kadarı geçici, ne kadarı kalıcı olacak" diye konuştu.

Doğru bilgi için merkez bankaları sahada olmalı

Öte yandan, ekonominin diğer kesimleriyle iletişim kurmanın da önemine dik­kati çeken Karahan, şunları söyledi:

"Firmalarla ve hane halk­larıyla iletişim kurmaz, me­sajlarımızı bu kesimlere ulaş­tırmazsak bunu başkaları ya­par. Sosyal medya çağındayız. Çok sayıda 'influencer', hat­ta 'finfluencer' var ve bunlar enflasyon ve ekonomi konu­sunda kendi görüşlerini pay­laşıyor. Ancak bu görüşler her zaman doğru uzmanlık bilgi­sine dayanmıyor. Bu nedenle gerekli beceri ve bilgiye sahip kurumların sosyal medyada ve bunun ötesinde de varlık göstermesi, firmalara ve hane halklarına doğrudan veya do­laylı olarak ulaşabilmesi çok önemli.” Dünyanın neredeyse her yerinde nüfusun yaşlan­masının tasarruf eğilimleri­ni değiştirirken kamu harca­maları üzerindeki baskıyı da artırdığını vurgulayan Kara­han, "Dolayısıyla temel soru, bu yatırımların ne kadar hızlı şekilde daha yüksek verimli­liğe dönüşeceği. Bu, yalnızca büyüme açısından değil, aynı zamanda söz konusu yatırım­ların nasıl finanse edilece­ği açısından da önem taşıya­cak." diye konuştu. Aynı za­manda dünyanın neredeyse her yerinde nüfusun yaşlan­masının tasarruf eğilimleri­ni değiştirirken kamu harca­maları üzerindeki baskıyı da artırdığını vurgulayan Kara­han, "Dolayısıyla temel soru, bu yatırımların ne kadar hızlı şekilde daha yüksek verimli­liğe dönüşeceği. Bu, yalnızca büyüme açısından değil, ay­nı zamanda söz konusu yatı­rımların nasıl finanse edile­ceği açısından da önem taşı­yacak." diye konuştu.

"Yeşil dönüşüm reel faizi yukarı itecek"

Fransa Merkez Banka­sı Başkanı Emmanuel Mou­lin, güvenilirliğin uzun va­deli enflasyon beklentile­rini istikrarlı tuttuğunu ve ikincil etkilerin önlenmesi­ne yardımcı olduğu için arz şoklarıyla başa çıkmada te­mel unsur olduğunu ifade et­ti. Fransa Merkez Bankasın­da üzerinde çalıştıkları bazı politika modellerinin de işa­ret ettiği üzere, yeşil dönüşü­mün ve bu dönüşüm için gere­ken yatırımların orta vadede reel faiz oranını yukarı doğru iteceğini düşündüğünü ifade eden Moulin, "Bu modeller, yeşil dönüşümle bağlantılı arz şokunun enflasyonist et­kilerini kontrol altına almak için reel faiz oranında kayda değer ve kalıcı bir artışın ge­rekli olduğunu gösteriyor" di­ye konuştu.

"Avrupa'da bankacılık birliği tamamlanmalı"

Hollanda Merkez Bankası Başkanı Olaf Sleijpen ise ge­nel olarak bakıldığında dün­ya çapında kamu borcunun yüksek olduğunu ifade ede­rek, özel yatırımın canlandı­rılması için söz konusu bor­cun azaltılması gerektiğini dile getirdi. Sleijpen, ayrıca özellikle Avrupa'da bankacı­lık birliğinin tamamlanma­sı gerektiğinin ve "gerçek bir tasarruf ve yatırım birliği" oluşturulması gerektiğinin altını çizdi. Geniş bir pers­pektiften bakıldığında da tek bir pazar yaratmanın da buna yardımcı olacağını dü­şündüğünü aktaran Sleijpen, "Özellikle bankacılık birliği ile tasarruf ve yatırım birliği­nin özel sektör tasarruflarını artıracağına da kesin olarak inanıyorum" ifadelerini kul­landı.

“Operasyonel olarak hazır olmalıyız”

Suudi Arabistan Mer­kez Bankası Başkanı Ayman Al-Sayari de küresel ölçekte yaşanan gelişmelerin politi­ka çerçevelerinde köklü bir değişiklik yapılmasını gerek­tirmediğini ancak hazırlıklı olmanın ve değişen koşullara uyum sağlayabilmenin öne­mini artırdığını dile getirdi. Enflasyonist baskıların geçi­ci mi olduğunu yoksa ikinci tur etkiler yoluyla daha kalıcı hale mi geldiğini dikkatle de­ğerlendirmek gerektiğini be­lirten Al-Sayari, "Elbette bu durum, enflasyon beklenti­lerinin çıpalanmasını etkile­yebilir" dedi. Al-Sayari, mer­kez bankalarının likidite ve kriz yönetimindeki rolünden de bahsederek, "Merkez ban­kaları açısından likidite ve kriz yönetimi çerçevelerinin oluşturulmuş olmasını ve ge­rektiğinde devreye alınmaya operasyonel olarak hazır ol­masını sağlamamız gerekti­ğini düşünüyorum." şeklinde konuştu.