24 °C

Karekodlu çekte iş dünyasında görüş ayrılığı

Çeklerde yaşanan sorunun çözümü için yakında karekodlu çekler piyasaya girecek

Karekodlu çekte iş dünyasında görüş ayrılığı

BELMA BAĞRIK

MERSİN - Geçtiğimiz günlerde TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu’nun açıkladığı karekodlu çekler yakında piyasaya girecek. Çek veren kişinin, bugüne kadar ne kadar çek verdiği, kaçını ödediği, protestolu senetleri gibi mali geçmişini görme imkanı sağlayan karekodlu çeklerin, karşılıksız çekleri ne kadar azaltabileceği ise tartışma konusu oldu. 

Tarsus Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Ruhi Koçak, piyasada artık çeke itibarın kaybolmak üzere olduğunu ve bir hükmünün kalmadığını ifade ederek, “Piyasada çok fazla karşılıksız çek var. Karekodlu çekler en azından bir ön istihbarat sağlayacak. Kabul edilecek çekin güvenilirliği konusunda bize ışık tutacak. Çekte hapis cezası kalktıktan sonra piyasada inanılmaz şekilde sıkıntı yaşandı. Karekodlu çekte verilen bilgiler ışığında şunu göreceğiz; daha önce çeki veren kişi 300 tane çek yazmış ve hepsini ödemiş. Ama bazı firmalar var direkt uzun vade yazıyor ama vade geldiğinde çek yazan kişiyi bulamıyorsunuz. Bunu engelleyecek. Karekodlu çekin yansıması pozitif olacak” dedi. Ancak bu uygulamada bir sakıncaya işaret eden Koçak, şirketlerin bütün detaylarını vermek istemeyebileceğini, en azından ışık tutacak kadar belirli bir bilgi olması gerektiğini söyledi. Dünyadaki uygulamalarda çekte vade olmadığını, çekin nakit yerine geçen bir araç olduğunu ifade eden Koçak, “Biz senedi çek yaptık” diye konuştu. 

“Borçlar çek sayesinde erteleniyor” 

Arbel AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Arslan da, karekodlu çeklerin KOBİ’ler için faydalı bir uygulama olabileceğini ifade ederken, çok büyük çalışan firmaların ise zaten çalıştığı müşterinin mali geçmişini bankadan takip edebildiğini, bu nedenle onlar için çok yeterli bir uygulama olmayacağını söyledi. Eskiden hapis cezası korkusuyla çekini ödemeyen kişinin, borç alarak ödemesini yapmaya çalıştığını aktaran Arslan, iş yaparken de işin durumuna göre çeklerin yazıldığını belirtti. Arslan, “Ancak şimdi halk tabiriyle marul yaprağı gibi çek kesiliyor. Ödeyemezsem bir şey olmaz düşüncesi hakim. Bunun caydırıcılığı olmalı. Bankalar her önüne gelene çek vermemeli. Sayılı miktarda verilmeli” dedi. Eskiden çekin görüldüğü an ödenen bir emtia olduğunu anımsatan Arslan, “Çek artık bir nevi kredi yaratan bir kağıt haline geldi. Eskiden hapis olduğu için korkuluyordu ve çek verilmeyebiliyordu. Bu nedenle caydırıcı cezalar verilmeli. Bir daha çek alamayacak duruma düşmeli. Ceza belki hapis olmayabilir ama caydırıcı olmalı. Eskiden çeklerini günü gününe ödeyen, çok sağlam dediğimiz firmalar bugün piyasaya çok fazla çek vererek borçlarını erteliyorlar” diye konuştu. Tat Bakliyat Yönetim Kurulu Başkanı Şerafettin Memiş ise karekodlu çekin olumlu bir gelişme olduğunu dile getirdi. “Bu sayede kimden çek alacağımızı daha iyi bilebiliriz” ifadelerini kullanan Memiş, “Ben olumlu görüyorum. Bankalar bilgi veriyorlar ancak kendi müşterilerine bilgi veriyor. Diğer bankalarda ne olduğunu bilemiyoruz. Firma sahibi kare kodla kendisi öğrenebileceği için iyi bir uygulama olacak” dedi.

"Kredi kartı gibi çekin de limiti olmalı"

Mersin Sanayici ve İşadamları Derneği Başkanı Mehmet Deniz ise şu anda da çeki verenin mali geçmişine ulaşılabildiğini ve çekin sahibinin bilgilerinin bankadan alınabildiğini söyledi. “Bankalar zaten çoğunlukla güvendikleri kişilere çek defteri veriyor” diyen Deniz, “Bu nedenle bankalar aracılığı ile çek veren kişi sorulduğunda ‘iyi müşterimizdir’ referansı veriliyor. Bugüne kadar hep yaşanılan bu. Ama çek geçmişi genel olarak ticari hayatın akışı açısından çok önemli. Güvenilirlik ve sağlam koşulların yaratılması çok önemli. Çek veren kişi vadesi gelene kadar ödeyip ödeyemeyeceği konusunda banka da bilgi sahibi değil. Çek alan kişi de henüz ne olacağını bilmiyor. Zaten bir tereddütü olsa kabul etmez” değerlendirmesini yaptı. Bu nedenle karekodlu çeklerin değişiklik getirmeyeceğini ifade eden Deniz, sıkıntıların farklı bir şekilde çözülmesi gerektiğini söyledi. Çek veren kişinin kaynaklarını göz önünde bulundurarak çek yazması gerektiğini dile getiren Deniz, ancak karşılığını ödemediği zaman ödeme yapılana kadar özgürlüğünün elinden alınması gerektiğini savundu. Deniz, “Çek defteri verilecek kişiler kredi kartında olduğu gibi limite bağlanmalı. Çekin bir limiti olmalı. Bu limit banka tarafından da bilinmeli. Kredi limitleri içinde kalacak şekilde çek kesilmeli” dedi.