Küresel gıda arzı ve sevkiyat hatları alarm veriyor

Karadeniz ve Azak Denizi'nde liman altyapılarına, tahıl terminallerine ve ticari gemilere yönelik tırmanan karşılıklı saldırılar, Rusya ve Ukrayna kaynaklı küresel gıda sevkiyatlarını durma noktasına getirdi. Kesilen gemi trafiği, değişen rotalar ve iklim koşulları açlık riskini, tedarik krizini ve gıda enflasyonunu yeniden alarma geçirdi.

Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!
Küresel gıda arzı ve sevkiyat hatları alarm veriyor

Moskova ve Kiev hattın­da karşılıklı tırmanan askeri gerilim, küresel ekonominin ve gıda tedarik zin­cirlerinin en kritik can damarla­rından biri olan Karadeniz lojis­tik hattını tam anlamıyla tıkadı. Dünyanın en büyük buğday ihra­catçısı konumundaki Rusya ile ‘Avrupa'nın ekmek sepeti’ olarak nitelendirilen Ukrayna arasında­ki askeri hamleler, tam da kritik hasat döneminde bölgedeki de­niz taşımacılığı üzerindeki bas­kıyı tarihin en yüksek seviyele­rine çıkardı. Karadeniz ve Azak Denizi'nde liman tesisleri, dev ta­hıl terminalleri ve sivil ticari ge­milerin doğrudan hedef alınması, iki ülkeden yapılan gıda ihracatı­nı sekteye uğratırken, Birleşmiş Milletler (BM) ve uluslararası ku­ruluşlar küresel gıda güvenliğine yönelik risklerin derinleştiği ko­nusunda ardı ardına uyarılarda bulunuyor.

Gemi trafiği temmuz ortasında durdu

Ukrayna Altyapı Bakan­lığı tarafından açıkla­nan son veriler, Kara­deniz’deki seyrüsefer güvenliğinin ne den­li ağır bir tehdit al­tında olduğunu göz­ler önüne seriyor. Ba­kanlık verilerine göre, yalnızca Temmuz ayı içerisinde limanlar­da demirleyen gemile­re 35, açık denizde seyreden gemilere 22 ve liman altyapı te­sislerine 67 olmak üzere toplam 124 saldırı düzenlendi. Bu tablo, 2025 yılının tamamında Ukray­na limanlarındaki gemilerin top­lamda sadece 14 kez saldırıların hedefi olduğu göz önüne alındı­ğında, gerilimin ulaştığı devasa boyutu net bir şekilde ortaya ko­yuyor. Rus ordu birliklerinin Uk­rayna’nın tarım ürünleri ihraca­tındaki ana merkez konumunda bulunan Odessa bölgesi ve çevre­sindeki liman altyapısına yönelik füze ve insansız hava aracı (İHA) saldırılarını yoğunlaştırması, sevkiyat mekanizmasını doğru­dan felç etti. Ukrayna’nın toplam tarım ihracatının yüzde 90’ın­dan fazlası Odessa, Çernomor­sk ve Yujnıy limanları üzerinden gerçekleştiriliyordu. Ancak yük­selen güvenlik riskleri ve sigor­ta maliyetlerindeki fahiş artışlar nedeniyle söz konusu limanlar­daki ticari gemi trafiği Temmuz ayının ikinci yarısından itibaren neredeyse tamamen durdu.

Ukrayna Tarım Politikası ve Gıda Bakanı Taras Vısotskiy, konuya ilişkin yaptığı değer­lendirmede, uluslararası arma­törlerin ve gemi sahiplerinin 22 Temmuz itibarıyla ülkenin Ka­radeniz limanlarına tarım ürü­nü yüklemek amacıyla gemi göndermeyi geçici olarak askı­ya aldığını doğruladı. Vısots­kiy, “Alternatif hatlarla tam ka­pasiteyle çalışmaya başlasa da­hi, Karadeniz limanlarımızdan normal şartlar altında gerçek­leştirdiğimiz devasa sevkiyat hacminin en fazla yarısını karşı­layabilir” dedi.

Rusya terminalleri de İHA saldırılarının hedefinde

Savaşın denizdeki boyutu tek taraflı kalmıyor. Ukrayna ordusu da son dönemde Rusya’nın Ka­radeniz ve Azak Denizi kıyısın­da yer alan stratejik limanlarına, dev tahıl ihracat terminallerine ve ticari tanker/kuru yük gemi­lerine yönelik kamikaze İHA sal­dırılarını belirgin şekilde artırdı. Son saldırılarda Rusya’nın Kara­deniz kıyısındaki en önemli ta­hıl çıkış noktalarından biri olan Taman Limanı’ndaki ana ihra­cat terminalinin hasar gördüğü açıklandı. Bölgedeki diğer bazı terminaller ise güvenlik riskleri ve olası saldırı tehditleri nede­niyle kara yoluyla limana tahıl kabulünü sınırlandırmak zorun­da kaldı. Rusya Tahıl İhracatçı­ları ve Üreticileri Birliği, ticari gemilere ve liman altyapıları­na dönük saldırıların Karade­niz’deki tüm taşımacılık ekosis­temini doğrudan tehdit ettiğini vurgulayarak, mevcut çatışma­lı ortamın sürmesi halinde böl­gedeki ihracat koridorlarının tamamen kapanabileceği husu­sunda uyarılarda bulundu. Kar­şılıklı suçlamalarda ise taraflar sivil unsurları vurdukları iddia­larını reddederek yalnızca aske­ri lojistikle bağlantılı hedefleri vurduklarını savunuyor.

Küresel gıda arzı ve sevkiyat hatları alarm veriyor - Resim : 1

Yükler Romanya’ya kaydırılıyor

Karadeniz’deki seyrüsefer krizinin derinleşmesi üzerine küresel lojistik devleri de bölgedeki operasyonel haritalarını yeniden çizmek zorunda kaldı. Danimarka merkezli uluslararası deniz taşımacılığı devi Maersk, tırmanan güvenlik risklerini gerekçe göstererek Ukrayna’nın Çernomorsk Limanı üzerinden yürüttüğü bağlantı (feeder) hizmetlerini geçici olarak askıya aldığını duyurdu. Şirket tarafından yapılan resmi açıklamada, Çernomorsk rotasındaki yüklerin acil durum planı kapsamında Romanya’nın Köstence Limanı’na yönlendirildiği bildirildi. Ukrayna tarafında üretim verileri olumlu bir seyir izlemesine rağmen lojistik kilitlenme ekonomik darbeyi büyütüyor. Ukrayna'da bu yıl tahıl ve yağlı tohum üretiminin geçen yılki 80 milyon ton seviyesinden 81 milyon tona yükselmesi bekleniyor. Tarım ürünlerinin, ülkenin toplam ihracat gelirlerinin yaklaşık yüzde 60'ını oluşturduğu düşünüldüğünde, limanların kapanması Kiev yönetimi için sadece bir lojistik sorun değil, aynı zamanda hayati bir makroekonomik kriz anlamı taşıyor.

Koridor kapandı gıda fiyatları 3 yılın zirvesine çıktı

Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO), küresel piyasalar için kritik önem taşıyan Temmuz ayı Küresel Gıda Fiyatları Endeksi verilerini açıkladı. Verilere göre gıda fiyatları endeksi Temmuz ayında yüzde 0,6 oranında artarak son üç yılı aşkın sürenin en yüksek seviyesine ulaştı. Söz konusu tırmanışta özellikle tahıl, şeker ve bitkisel yağ fiyatlarındaki sert yukarı yönlü hareketler etkili oldu. Piyasa uzmanları, fiyat artışlarının arka planında Karadeniz tahıl koridorunun kapanması ve liman saldırılarıyla tetiklenen arz endişelerinin yanı sıra, ana üretici coğrafyalarda etkisini gösteren elverişsiz hava koşullarının yattığına dikkat çekti. Rusya ve Ukrayna arasındaki karşılıklı liman ve gemi saldırılarının şiddetlenmesi, kritik Karadeniz havzasındaki tedarik endişelerini yeniden körükleyerek buğday fiyatlarını son iki yılın en yüksek seviyesine çıkardı. Aşırı sıcaklar tarım ürünlerini yakarken, kıta tarihinin en sert rekolte düşüşlerinden biriyle karşı karşıya kaldı. El Niño hava olayının yanı sıra, bölgedeki çatışmaların ardından gübre tedarik zincirinde yaşanan aksamalar ve tırmanan enerji maliyetleri, küresel gıda üreticilerini yeni bir maliyet baskısıyla yüz yüze bırakıyor.

3 kuru yük gemisi vuruldu

Karadeniz’de tırmanan askeri gerilime ilişkin Rusya Savunma Bakanlığından yeni ve kritik bir açıklama geldi. Bakanlık, Ukrayna’ya ait veya Ukrayna limanlarıyla bağlantılı olan ve askeri yük taşıdığı tespit edilen 3 ticari geminin Karadeniz açıklarında vurulduğunu duyurdu. Rus tarafı vurulan hedeflerin tamamen askeri nitelikte olduğunu savunurken, Ukrayna yönetimi ve yerel makamlar ise hedef alınan tesislerin, terminallerin ve ticari gemilerin büyük bölümünün sivil ticarette ve uluslararası tarım ihracatında kullanılan araçlar olduğunu belirterek Moskova'yı küresel gıda arzını sabote etmekle suçluyor.

“İklim göçü kapıda sistem hazır değil”

Birleşmiş Milletler (BM) Uluslararası Göç Örgütü (IOM) Genel Direktörü Amy Pope, Türkiye'nin dünyadaki ihtiyaç sahibi insanlara yardım etme ve insani krizlerde sorumluluk alma konusunda küresel bir örnek oluşturduğunu belirterek, uluslararası toplumun doğal felaketler veya çatışma ortamlarında yaşayan toplulukları istikrara kavuşturmak için acilen ortak hareket etmesi gerektiğini söyledi. İklim krizinin doğrudan bir insani göç krizine dönüştüğünü belirten IOM Genel Direktörü Amy Pope, “Biz Uluslararası Göç Örgütü olarak bu acı gerçeği sahada her gün görüyoruz. İklim değişikliği, aşırı kuraklık, sel felaketleri, deniz seviyesinin yükselmesi veya toprak tahribatı nedeniyle doğduğu toprakları terk etmek zorunda kalan insanların sayısı katlanarak artıyor. Sel felaketleri nedeniyle yerinden edilen toplulukların bu durumla başa çıkabilecek hiçbir dayanıklılığı kalmadığını şahit oluyoruz. Özellikle ada ülkelerinde ve kıyı topluluklarında insanlar yükselen deniz seviyesi nedeniyle evlerini ve geçim kaynaklarını kaybediyor. İklim değişikliğinin etkileri son derece somut ve acımasız şekilde yaşanıyor; üstelik bu vurucu etkiler en çok dünyanın en yoksul, en kırılgan topluluklarını hedef alıyor.”