Sanayiciler inşaatçı oldu, endişeliyim

Yataş Yönetim Kurulu Başkanı Yavuz Altop,2012'nin son günlerinde yeni yılın 'iyi geçeceğini' gösteren önemli birkaç imzayı atmak üzere...

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

 

 

 
 
Dev bir global markayla üretim için masada, bir otel markasının bölgedeki otellerinin dekorasyonu için çalışma yapıyor. Altop konuttaki büyümeye dair ise
'biraz endişeli'...
 
Özlem ERMİŞ BEYHAN
 
İSTANBUL - Yataş Yönetim Kurulu Başkanı Yavuz Altop 37 yıllık sanayici. Bugün bir dünya şirketi olma vizyonu ile tüm dünyada mağazalar açan, son olarak Londra'ya da açılmak için harekete geçen Yataş'ın global işbirliklerine açık olduğunu söylüyor. Altop, 2013 yılı için umutlu. Türkiye'ye gelme hazırlıkları yapan dev bir global markaya üretim yapmak için imzaları atmak üzere, yine bölgede hızla yayılan bir otelcilik devinin iç  dekorasyonunu Enza ve Yataş olarak yapmak üzere çalışma yapıyor. Yavuz Altop, ekonomiyi iyi okuyor. 2012 öngörüleri aynen tutmuş. Bayi ve tedarikçileri ile toplam 5 bin kişiyi istihdam eden Yataş'ın yeni yılda yüzde 20 büyüyeceğini söyleyen Altop, 2013'ün 'daha iyi bir yıl' olacağını düşünüyor. Burada önemli bir uyarısı var; Türkiye'de gayrimenkuldeki aşırı hızlı büyümeden 'biraz' endişe ediyor.
 
Bu kadar yatırım acaba kapasitenin üzerinde mi?
 
Yataş Yönetim Kurulu Başkanı, Türkiye'de bu yıl önemli bir yatırım yapılmadığının altını çiziyor. Tek bir sektör hariç: "Bütün sanayiciler sanayiciliği  bıraktı inşaatçılığa soyundular" diyor Altop ve devam ediyor:
 
"Büyük şirketlerin yatırımları inşaata  kaydı. Bu işsizliği azaltmak açısından iyi bir gelişme olarak görünse de bir ülkede işsizliği azaltacak olan, reel sektöre yatırımdır, üretim kapasitesini artırıcı yatırımlardır. Maalesef 2012 yılında bunları hiç göremedik. ABD'deki kriz biliyorsunuz gayrimenkulden çıktı. Şimdi inşallah Türkiye'de  böyle bir sonuçla karşılaşma olmaz diye temenni ediyoruz."
Altop, gayrimenkuldeki büyümeden beslenen bir sektörde olmasına rağmen bu uyarıyı yapınca, özellikle dikkat çekiyor. "Bu temenniden tedirgin olduğunuz hissini aldık" yorumuna Altop, "Biraz tabii ki" diye cevap veriyor. "Büyümelerin ölçülü olması lazım. Türkiye'de nereye giderseniz gidin her yer apartman. Bu gelişmeler bizim sektörümüzün önünü en az 25/30 yıl açıyor ama ülkenin geleceğini
düşündüğümüzde bu kadar yatırım acaba Türkiye'nin kaldırabileceği kapasitenin üzerinde midir diye bir sual akla geliyor."
 
Bankalar reel sektöre krediyi limitledi
 
Altop, 37 yıllık sanayici olduğunu, bu 37 yılda hep aynı şeyin yaşandığını anlatıyor: "Türkiye ekonomisi 4-5 yıl güzel bir performans sergiler, sonra bir döviz krizi ortaya çıkar. Bunun ana nedeni cari açığın belirli oranın üzerine yükselmesidir." İşte Altop'a göre hükümet böyle bir kriz yaşanmasın diye bu yıl büyümeyi yüzde 3'e çekti. Altop bu frenin reel sektöre yansımalarını şöyle ortaya koyuyor: "Bu, ekonominin çok fazla bir faaliyet içinde olmayacağının bir sinyali olarak ortaya çıktı. Hükümet devlet yatırımlarını  kesti, bankalar özel sektöre kredileri limitlediler. Avrupa'daki belirsiz ortamının Türk ekonomisine yansıması ihracatımız içinde AB ülkelerinin payının yüzde 46'dan yüzde 34'e kadar düşmesine yol açtı. Hükümetimizin çabası ve özel sektörün çalışmaları ile Türkiye bu süreçte kendine  alternatif pazarlar yarattı. Ancak, Afrika ve Ortadoğu ülkelerine açılmışken, sıfır sorun politikası gayet başarılı olmuşken Suriye olayının yaratılmış olması Türk ekonomisi için olumsuzlukların oluşmasına neden oldu."
 
Suriye üzerinden 6 Körfez ülkesine ulaşıyorduk
 
[PAGE]
 
Suriye üzerinden 6 Körfez ülkesine ulaşıyorduk
 
Yataş Yönetim Kurulu Başkanı,  Suriye gerginliğinin ardından ülkeye duran ihracatın buzdağının sadece görünür kısmı olduğunu vurguluyor:  "Suriye üzerinden 6 Körfez ülkesine uaşıyorduk biz. Suriye'nin Türkiye  ekonomisine etkisini sadece 3 milyar dolar ihracat olarak görmmek lazım. Aynı zamanda bu kriz Körfez ülkelerine  olan ihracatı engelledi. Süveyş Kanalı süreyi uzatarak navlun ücretlerini  artırdı. Böyle olunca ihracat Körfez ülkelerine istenilen seviyeye ulaşmadı. İran'la olan ilişkiler de pamuk ipliğine bağlı bir noktaya geldi.  Gerek Amerika'nın gerek Türk hükümetinin öngörüleri içinde olmayan, Suriye'nin arkasında bir İran ittifakının hatta bir Rusya'nın, bir Çin'in olabileceğini, olayları Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'ne götürene kadar bunun görülemeyişi Suriye olayını daha da krize dönüştürdü. 'Ne olacak, istersek sabah gireriz, Şam'a ulaşırız' söylemlerinin çok hazırlıksız, öngörüsüz olduğunu ortaya koydu."
 
Altop bütün bu yaşananlara rağmen Türkiye ihracatının 2012 yılında yüzde 13.2 arttığını, artışın dış ticaret açığının azalmasında etkili olduğunu  vurgulayarak şöyle devam ediyor: "İthalat ise beklenildiği kadar azalmadı. Yüzde 2.3 oranında azaldı ithalat çünkü artık Türk ekonomisi yüzde 1 büyüme için belirli bir ithalatı yapma mecburiyetinde. Ya ara malı ya da yedek parça alacak... İhracataki artışın yüksek olması, ithalat azalmasının düşüklüğünü karşıladı ve cari açık üçte bir oranında azaldı. 2012'nin olumlu icraatları arasında söylenebilir bu."
 
2012'de önümüzdeki yıl için kendimizi hazırladık
 
Yataş, bugün 121 bin 600 metrekare kapalı alanı, 268 bin 500 metrekare açık alanı, Kayseri ve Ankara'daki fabrikaları, 1000'i aşkın çalışanı ve 300'ü aşkın satış noktasıyla hizmet veriyor. Yataş'ın öngörüleri paralelinde 2012 yılında, 2011 performansını yakaladığını, büyüme olmadığını belirten Altop, "Ben yıl başında '2012 bütün şirketler için mevcudun muhafazası yılı olur. İstisnai şirketler olur ama genel olarak artış beklememek lazım' demiştim. Aynen böyle oldu" diyor. Bu yıl, verimlilik çalışmalarına ağırlık vermiş Yataş:  "Mevcut kapasiteyi daha verimli nasıl kullanabiliriz, nasıl tasarruf yapabiliriz,  lüzumsuz hareketleri minimuma nasıl getirebiliriz diye baktık. Kayseri'deki uzaktaki kanape fabrikamızı  yatak fabrikamız ve sünger fabrikamızın yanına taşıdık. Hem zaman  kaybını önledik hem de maliyetleri azalttık. Böylece 24 bin metrekarelik
bir depolama imkanı yakaladık. Ayrıca 2012 yılında bilgisayar altyapımıza yatırım yaptık, günlük bilanço çıkartabilecek bir hale getirdik sistemimizi. 6 Sigma sistemine geçiyoruz."
 
2013 felaket yılı olmaz Obama seçimi olumlu
 
Bazı uzmanlar 2013 yılını bir felaket yılı olarak yorumluyor. Ancak Altop aynı fikirde değil. "Halen kriz AB ve ABD'de devam ediyor. Ben  2013'ün bir felaket yılı olmayacağını söylemek istiyorum. Peki neden? 3  yıldır devam eden kriz aynen devam edecek. Parasal genişlemeyle Avrupa istendiği kadar kredi prensibini ortaya koydu. Amerika da aynı noktada. Ama parasal tedbirler olayı tam olarak
çözmüyor. Para arzı artıyor ama artan para merkez bankaları ile ticaret bankaları arasında kalıyor, piyasaya dağılmıyor, piyasada canlılık yaratamıyor. Yatırım ortamında istikrara ve güvene ihtiyaç var. Bu güvenin 2013'te biraz daha gelişeceğini tahmin ediyorum. Amerikan seçimleri dünya ekonomisi açısından daha müspet sonuç verecek şekilde neticelendi. Obama para arzını artırmaya devam edecek. Zaten ABD'de büyüme oranı 1.5'larda başlamıştı, parasal genişleme büyümeyi etkileyecek."
 
 
ABD düzelmezse bu her ülkeye yansır, düzelecek
 
[PAGE]
 
ABD düzelmezse bu her ülkeye yansır, düzelecek
 
Altop'a göre ABD'nin düzelmesi  çok önemli çünkü tüm ekonomiler ona bağlı. "Amerikan ekonomisi düzelmesze bundan Çin ekonomisi etkilenir, Japonya, Almanya etkilenir ve tüm dünyaya yansır bu... İyileşme Amerika'da başladı ve 2013'te devam  edecek. bu iyileşmenin yavaş yavaş Avrupa ülkelerine de yansıyacağı kanaatindeyim.  Bu nedenle 2013'ün daha iyi bir yıl olacağını düşünüyorum. Yabancı şirketlerin Türkiye ilgisi not artırımının da etkisiyle artacak. Türkiye'de bankaların kredi bulma gücü arttıkça 2013 yılında bu krediler reel sektöre aktarılacak. Reel sektör de bunu müşterilerine yansıtacak, yatırım yapacak. Artı faizler düşecek kredi bollaştıkça. 2013 yılı bu nedenle daha iyi bir ekonomik gelişmeye yol açacak.."
 
İran bitmiş ürün ithalatını yasaklacak, kotayla çalışıyoruz
 
"Suriye'deki sıkıntı 2013'te tam olarak düzelemez diye düşünüyorum. Bu işin kısa sürede neticeleneceğini tahmin etmiyorum. Ayrıca gelecek yeni hükümetin Türkiye'ye sıcak bakışına bağlıdır ilişkilerin düzelip düzelmeyeceği... Bir değişiklik olursa, gelen kişi Türkiye'nin Suriye olayına katkısını olumlu karşılamıyorsa normalleşmeyi beklemek mümkün değil. Temenni edilirdi ki böyle gelişme olmasın. Vizeyi kaldırmıştık. Distribütörlük ile 3 mağaza açmıştık Suriye'de. Bu imkan yok oldu. Mobilya sektörünün en çok ihracat yaptığı ülkeler Kuzey Irak, İran ve Türki Cumhuriyetler. İran'da distribütörümüzün açtığı 16 mağaza var. Sürekli gelişiyor. Ama ödeme sorunları, ABD'nin iran'a uygulaması o pazarla iş yapan herkesi sıkıntı içinde bırakıyor. Ayrıca Suriye politikasının etkisiyle de olacak ki İran da yeni tedbirler alıyor. 'Belirli bir sürenin sonunda bitmiş ürün ithalatı yapılmasını arzu etmiyorum, bilin ki buna müsaade etmeyeceğim' diyor. Hali hazırda bayimizin belirli bir kotası var ama ileriki dönemde ne olur onu bilemiyorum. Yapılacak iş gidip orada fabrika kurmak. Kurmak bir şey değil, orada bizlerden birinin olması lazım, o da bizim için biraz zor gözüküyor."
 
KOBİ'lere tavsiyem...
 
"İmkanlarınız kısıtlıyken perakendede bir yere gelmek, marka olmak çok zor. Burada sektörünüzdeki büyük şirketlere anlaşmalı ürün üretme yoluna gidin. Kafayı sadece istenen zamanda istenen nitelik ve kalitede mal üretmeye odaklayacaksın. Sektörümüze yabancı yatırım girişinin, son not artımının etkisiyle 2013'te artacağını öngörüyorum. Yatırım yapılabilir seviyeye çıkmanın etkisi ile bol miktarda yabancı sermaye gelecek. Para cıva gibidir, her yerde bir delik arar. O delik kâr getirecek bir deliktir. İş hayatında her şeye açık olmak lazım."
 
 
Karadeniz bayimiz artık işe kravatsız gidemiyor
 
[PAGE]
 
Karadeniz bayimiz artık işe kravatsız gidemiyor
 
"Sanayici bisiklet üzerinde giden insandır. Bisikletin üzerinde pedal çevirmeden duramazsınız. Sanayici olarak imkan oldukça yatırım yapacaksınız. Sanayicinin her zaman kafasında yatırım vardır.
2012 yılında perakendeciliğe yatırım yaptık. Gerek bayilerimizin mağazalarını yeni konsepte dönüştürdük, gerek yeni mağazalar açtık. Perakendeciliğe 2013 yılında da önem vereceğiz. Bütün Karadeniz ve Güney Anadolu'daki bayilerimizi dönüştürdük. 2013'te diğer bölgelerle devam edeceğiz, 150 mağazayı dönüştüreceğiz. Karadeniz'deki bayilerimiz şimdi "Enza Home'a giderken kravat, takım elbisesiz olmadan gidemiyoruz. Kaliteli müşteri geliyor, pazarlıksız satış yapıyoruz" diyor. Bunlar çok güzel, beklediğimiz gelişmeler..."
 
İhracatın payını yüzde 40'a çıkaracak
 
• Üretimimizin yüzde 40'ını ihraç eden bir şirket olmak istiyoruz. çünkü bu ülkede döviz krizi bitmez. Şu anda ihracatın payı ciroda yüzde 10'larda. 2016'da 1 milyar dolar ciro hedefimiz sürüyor. Hedefi yüksek tutacaksınız ki ileri gideceksiniz.
 
• 2013 yılında yurt içinde 40, yurt dışında 15 mağaza açmayı hedefliyoruz.
• Yataş'ın en güçlü yanı bayii teşkilatıdır. 2001 krizinde biz sermayemizi onları ayakta tutabilmek için tükettik. Üretemiyorsanız üreten birini bulursunuz, en önemlisi satmak. Biz bayilerimizle büyümeyi sürdüreceğiz.
 
Türkiye % 5 büyür Yataş % 20 
 
"2013 için büyüme oranının yüzde 4  olmasının makul olduğu ifade ediliyor. Ben bunun yüzde 4.7-5 oranında olacağını düşünüyorum. Not artışı reel  sektörü harekete geçirecek. Komşularla ikişkileri müspet duruma getirebilirsek,  bir savaş durumu da olmayacağına göre yüzde 5'lik büyüme yakalanır. Biz ise Yataş olarak yüzde 20'lik bir büyüme hedefinin gerçekçi olacağını düşünüyoruz."
 
Global otel zincirinin dekorasyonu Yataş'tan
 
"Türkiye'nin imajında muazzam bir iyileşme var. Avrupalılar Türkiye'nin durumunun farkında, herkes Türkiye'ye gelmek istiyor. Dün akşam oğlumla Paris'ten geldim. Fuarları gezip farklılıkları yakalamaya çalışıyoruz. Türkiye'ye gelen bir yabancı mağazacılıkmarkası var, Türkiye'de büyümeyi planlıyor. 200 yıllık bir marka. Onlara ürün gamlarında bizi igilendiren ürünleri üretme konusunda prensipte mutabık kaldık. Ayrıca yine ilişki içinde olduğumuz bir şirketin bir otel zincirinin Türkiye dahil Avrupa ülkelerinde de sadece yataklarına değil tüm dekorasyonuna ve ahşap
işlerine talip olduk. Global bir zincir..."