Savunma sanayi ihracatında 30 milyar dolar ufukta göründü
CAATSA yaptırımları kalkınca Türkiye’nin üçüncü ülkelere araç ve ekipman satışı hız kazanacak. Risk primi ve borçlanma maliyeti düşecek, yabancı yatırımcı artacak. Önümüzdeki dönemde savunma sanayiinde hızlı ve seri üretim, hızlı inovasyon ve hızlı teslimat sayesinde 2030’da 30 milyar dolarlık ihracat mümkün.
Ferit PARLAK
ferit.parlak@dunya.com
Devam eden savaşlarda, düşük maliyetli yeni nesil muharebe araçlarının ve bu araçları kullanabilen operatörlerin başarısı, savunma sanayinde “milat” ve “yeni dönem” olarak nitelendiriliyor.
NATO’nun Ankara Zirvesi kapsamında düzenlenen Savunma Forumu’nda konuşulanlar ise, önümüzdeki dönemde, ağırlıklı olarak, “hızla üretilebilen”, “hızla geliştirilebilen” ve “hızla teslim edilebilen” yeni nesil muharebe araçlarına odaklanılacağını tescilliyor.
Türkiye’yi öne çıkaracak avantajlar
Bu odağın; ulaştırma, haberleşme ve üretim altyapısında gelişmiş teknoloji kullanımı, 5 milyona yakın eğitimli ve genç işsizi, dinamik yapısı ve stratejik konumu nedeniyle, “hızlı üretim” ve “hızlı teslimat” merkezi olma yolunda Türkiye’yi öne çıkaracağına vurgu yapılıyor.
Rüzgar da var, engeller de
ABD ile olan siyasi ve diplomatik ilişkilerdeki gelişmelerin de, Türkiye’nin NATO pazarındaki hedefine ulaşmasında katalizör olacağına dikkat çekilirken; borçlanma maliyeti, enflasyon, kur belirsizliği ve bazı yasal boşlukların, savunma yatırımlarının sürdürülebilirliğinde engel olarak gösteriliyor.
CAATSA sürprizi, borçlanma maliyetini de düşürür
CAATSA yaptırımlarının kaldırılma ihtimali de, olumlu giden görüşmelerde, savunma sanayi üreticilerin yüzünü güldüren ikinci gelişme oldu.
Yaptırımların kaldırılması, Savunma Sanayii Başkanlığı’na ABD’den kesilen ihracat lisansları, kredi imkânları ve Eximbank desteğinin yeniden açılması ve yedek parça, motor ve teknoloji tedarikinin normale dönmesi anlamı taşıyor. Ayrıca Türk savunma ürünlerinin çoğunda ABD menşeli bileşen veya lisans şartı bulunması nedeniyle, üçüncü ülkelere ihracat yapılamıyordu. Yaptırımların kaldırılmasıyla üçüncü ülkelere yapılan silah ve ekipman satışlarının da hız kazanması bekleniyor.
Yabancı yatırımı da tetikler
CAATSA yalnızca savunma sanayiini değil, Türkiye’ye yönelik genel yatırımcı algısını da etkiliyor. Yaptırımın kaldırılması ile risk priminin düşmesi, dolayısıyla, hem doğrudan yabancı yatırımın artması, hem de Türkiye’nin dış finansman maliyetlerinin iyileşmesi bekleniyor.
10-15 yıllık Ar-Ge çalışmalarının meyvesi de alınacak…
Türk savunma sanayi firmalarında, yüzlerce ürün için, yaklaşık 10-15 yıldır devam eden Ar- Ge çalışmalarının bulunduğuna ve son ürün için son aşamaya gelindiğinin de altı çiziliyor.
Geliştirilen bu ürünlerin pazara sunulması ile savunma sanayi ihracatının aritmetik değil geometrik (birkaç kat) olarak artabileceği ifade ediliyor.
2023 yılında 5,5 milyar dolar olan ihracatın, bugün itibariyle 11 milyar doları aşmasının, yani yaklaşık 2 yılda 2 kat artmasının nedeni olarak da bu Ar- Ge çalışmaları adres olarak gösteriliyor. Bu nedenlerle, Türkiye’nin önümüzdeki 2-3 yılda savunma sanayi ihracatını 3 kat artırabileceği, 30 milyar dolarlık ihracat hedefleyebileceği, araç ve ekipman kullanımı için gereken teknik eleman konusunda da öne çıkabileceği “ortak görüş” olarak öne çıkıyor.
İttifakın savunma harcaması 1,8 trilyon doları aşacak
NATO üyesi ülkelerin 2026 yılı toplam savunma harcamalarının 1 trilyon 809 milyar 915 milyon dolara ulaşması bekleniyor. NATO, üye ülkelerin 2026 yılına ilişkin tahmini savunma harcaması verilerini yayımladı. Buna göre, NATO üyesi ülkelerin toplam savunma harcamalarının 2026 yılında geçen yıla göre yaklaşık yüzde 11 artacak. Bu tutar, 2024 yılında 1 trilyon 482 milyar 905 milyon dolar, 2025 yılında ise 1 trilyon 629 milyar 630 milyon dolar seviyesindeydi.
NATO ülkeleri arasında en fazla savunma harcamasını ABD gerçekleştirecek. ABD’nin 2026 yılında 1 trilyon 32 milyar 849 milyon dolarlık savunma harcamasıyla ittifakın toplam harcamalarının yaklaşık yüzde 57’sini tek başına üstlenmesi bekleniyor. ABD’yi 147 milyar dolarla Almanya, 110 milyar dolarla İngiltere, 80 milyar dolarla Fransa, 57 milyar dolarla İtalya, 53 milyar dolarla Polonya ve 52 milyar dolarla Kanada izleyecek. Türkiye’nin 2026 yılı savunma harcamasının 48 milyar dolar seviyesinde gerçekleşeceği tahmin ediliyor. Verilere göre, bu yıl NATO üyesi 5 ülkenin temel savunma harcamalarının gayrisafi yurt içi hasılalarının (GSYH) yüzde 3,5’inden fazlasını oluşturması bekleniyor. Türkiye’nin savunma harcamalarının GSYH’ye oranının 2026 yılında yüzde 2,85 olması bekleniyor. Aynı dönemde ABD’nin yüzde 3,17, Almanya’nın yüzde 2,69, Fransa’nın yüzde 2,22, İngiltere’nin yüzde 2,56 ve İtalya’nın yüzde 2,10 oranında savunma harcaması yapacağı NATO ortalamasının da yüzde 2,86 olması öngörülüyor. NATO üyeleri arasında savunmaya milli gelirinden en düşük payı ayıracak ülkenin yüzde 1,61 ile Slovenya olması beklenirken, onu yüzde 2 ile Belçika ve İspanya izleyecek. 2026’da 17 NATO üyesinin savunma ve güvenlikle bağlantılı yatırımlara ilişkin GSYH’nin yüzde 1,5’i hedefini yakalayacağı öngörülüyor.