Tekstilde “yapay zeka” ve “iklim” dönüşümü

Dünyada yapay zekâ, iklim değişikliği ve dijital dönüşüm süreçleri hızlanırken, Türk tekstil sektörü de tasarımdan üretime kadar her alanda farklı projelere yöneliyor.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

Yeni yılla birlikte tekstil, deri ve giyim sektörlerinde yenilikçilik odaklı iş modelleriyle katma değeri yüksek ürünler üretilmesi, rekabet gücünün artırılması ve sosyal sorumluluk bilincinin yaygınlaştırılması amaçlanıyor. Hükümetin 2024-2028 dönemini kapsayan 12. Kalkınma Planı hedeflerinde, yüksek performanslı ürünleri vurgulayan "teknik tekstil" üretim metotlarının teknoloji seviyesinin artırılması ve standardının oluşturulması adımları öne çıkıyor.

Özellikle Avrupa Birliği (AB) ülkelerine ihracat yapan sektörlerin Avrupa Yeşil Mutabakatı'na uyum yolunda gerekli mevzuat değişikliklerinin hızla yapılması hedefleniyor. Üretilecek projelerle AB Sürdürülebilir ve Döngüsel Tekstil Stratejisi'ne uyum sağlanması öngörülüyor. Söz konusu strateji, sektördeki endüstriyel rekabetçiliğin ve yeniliğin artırılmasını, yeniden kullanım pazarı dâhil sürdürülebilir ve döngüsel tekstiller için AB pazarının güçlendirilmesini ve yeni iş modellerinin teşvik edilmesini içeriyor.

İhracatta ilk 3 hedefi

Türkiye, dünya tekstil ihracatında ülke bazlı sıralamada 4'üncü, hazır giyim ihracatında 6'ncı sırada bulunuyor. Atılacak adımlarla bu alanda ilk üç sıra hedeflenirken, rekabet için kaliteyi düşürmeden "moda/marka" eksenli ve "katma değeri yüksek ürünler" üretilmesi amaçlanıyor.

Yeni nesil üretim teknolojilerine ve makinelerine yapılan yatırımların artırılmasının yanı sıra pazara sunulan ürünlerin uzun ömürlü ve geri dönüştürülebilir, büyük ölçüde geri dönüştürülmüş liflerden üretilmiş, tehlikeli maddelerden arındırılmış, sosyal haklara ve çevreye saygılı, yeniden kullanım ve onarım hizmetleri yaygın olması öncelikler arasında yer alıyor. Ayrıca AB'nin "Ekonomi-Tasarım Direktifi"nin genişletilmesiyle AB pazarına yerleştirilen ürünlerin daha sürdürülebilir hale gelmesi amaçlanıyor.

Sektörde ürünlerin dayanıklılığı ve onarılabilirliğinden enerji ve kaynak verimliliklerinin artırılmasına, karbon ayak izinin azaltılmasından tek kullanımın kısıtlanmasına, satılmayan dayanıklı malların imhasının yasaklanmasından dijital pasaportlar, etiketleme ve filigranlar gibi çözümler dahil ürün bilgilerinin dijitalleştirilmesine kadar pek çok dönüşüm öngörülüyor. Türk tekstil sektörü de bu süreçleri hızla sisteme uyarlamayı hedefliyor.

Globalde öncü markalar…

Yaşanan dönüşüm sürecinde dünyaca ünlü markaların adımları da yakından izleniyor. Sektörde yeşil ve dijital dönüşüme odaklanan firmalar, tasarım ve üretim süreçlerini dönüştürüyor.

-H&M, üretimde 3D baskı kullanarak, üretim sürecini daha verimli ve çevre dostu hale getirmeye odaklandı.

-Nike, yapay zeka kullanarak üretim süreçlerini optimize etmeyi ve çevresel etkileri azaltmayı amaçlıyor.

-Hugo Boss, nesnelerin interneti, dijital görüntüleme ve hataları minimuma indirmek için yapay zeka teknolojilerini kullanmayı ve insanın teknolojiyle entegrasyonunu planlıyor.

-Levis de üretimde dönüştürülmüş malzemelerden yararlanmayı ve kaynakların daha verimli kullanılmasını içeren çalışmalar yürütüyor. Gelecek dönemde modaya da yön vermesi beklenen bu adımların Türkiye'deki süreçlere de hızla entegre edilmesi öngörülüyor.