TESK'ten bankalara çağrı

Banka kârlılıklarının borç nedeniyle takibe uğrayan kişi sayısına paralel hareket ettiğini belirten TESK Başkanı Palandöken, "Bankalar farklı adlar altında vatandaştan para kesmemeli ve yüksek faiz oranları düşürülmeli" dedi.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

Türkiye Esnaf ve Sanatkârlar Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, vatandaşların borçları yüzünden takibe alındığını ancak bankaların yüksek karlarının devam ettiğine dikkati çekerek, bireysel kredi borcundan dolayı yasal takibe alınan kişi sayısının, 712 bin yükseldiğini bildirdi.

Palandöken, yazılı açıklamasında, vatandaşların borçları yüzünden takibe alındığını ancak bankaların yüksek karlarının devam ettiğini belirterek, bankaların yüksek faizli kredilerle karlılığına kar katarken vatandaşın borçlarla boğuştuğunu kaydetti.

Bankaların karlarıyla vatandaşın borçlarının sürekli arttığına işaret eden Palandöken, "Türkiye Bankalar Birliği Risk Merkezi’nin 2017 Haziran raporuna göre, bireysel kredi borcundan dolayı yasal takibe alınmış kişi sayısı, yılın ilk yarısında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 2 artarak 712 bin kişi oldu. Aynı zamanda 1 milyon 940 bin 626 kişinin bireysel kredi borcu var ve bireysel kredi kartı borcunu ödeyemeyen kişi sayısı ise 2 milyon 238 bin 385. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu verilerine göre ise Türk bankacılık sektörünün dönem net karı, bu yılın ilk yarısında geçen yılın aynı dönemine oranla yüzde 33,2 artarak 25 milyar 355 milyon liraya yükseldi. Vatandaşın borcu arttıkça bankaların kazançları da hızlı şekilde artıyor." değerlendirmesinde bulundu.

'Kar yüzdeleri normalin üzerinde'

Palandöken, bankacılık sektörünün en hızlı büyüyen sektörlerden biri olduğunu anımsatarak, ülkenin gelişmesi ile sektörün büyümesi de gayet normal, fakat kar yüzdelerinin normalin üzerinde olduğunu vurguladı.

Hesap işletim ücreti, havale ücreti, dosya masrafı, yapılandırma kesintisi, kredi tespit ücreti, istihbarat ücreti gibi çeşitli sebeplerle vatandaştan ücret alınmamasını isteyen Palandöken, "Normalin çok üzerinde kar yüzdeleriyle 1 senede yüzde 33 artış sektörü büyütürken, vatandaşın parasını küçültüyor. Bankalar farklı adlar altında vatandaştan para kesmemeli ve yüksek faiz oranları düşürülmeli. Bankalar bu şekilde kazancını ve karını katlayarak artırırken vatandaşın da aynı oranda borcu katlanarak artıyor." ifadelerini kullandı.