”Üretime yönelik yatırımların zor şartlarda gerçekleştirildiği bir dönemdeyiz”

TOBB Başkan Yardımcısı Koçer, sanayici üzerindeki yüklerin azaltılması yerine, teşvik mekanizmalarının geliştirilmesi gerektiğini söyledi

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

 

ANTALYA - Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkan Yardımcısı Nejat Koçer, dünyada yaşanan ekonomik kriz nedeniyle pek çok sanayicinin kepenk kapattığı, işçi çıkarmak zorunda kaldığı ve üretime yönelik yatırımlarını dahi çok zor şartlarda gerçekleştirildiği bir dönemde olunduğunu bildirdi.

Çevre ve Orman Bakanlığı tarafından düzenlenen "1. Ulusal ÇED Çalıştayı" Antalya'da başladı. Toplantıya, çeşitli üniversitelerden, Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) raporu hazırlayan danışmanlık şirketleri ile Çevre ve Orman Bakanlığı ile özel sektörden 170 temsilci katıldı.

Çevre ve Orman Bakanlığı Müsteşarı Prof. Dr. Hasan Zuhuri Sarıkaya, toplantının açılışında yaptığı konuşmada, düzenlenen çalıştayla ÇED raporu konularında bilim adamları, kamu ve özel sektör müteşebbisleri ile ÇED danışmanlık firmalarını bir araya getirerek, bu konudaki sorunların çözümlenmesine katkı sağlamak olduğunu bildirdi. ÇED raporlarını hazırlayan danışmanlık firmalarının kendi aralarındaki rekabetin fiyatlarla değil, daha kaliteli ve hızlı çalışma yaparak verebileceklerini belirten Prof. Dr. Sarıkaya, müteşebbislerin de çevre konusundaki yasa ve yönetmeliklerin çıkarılması sürecinde daha aktif rol almalarını istedi.

"Müzakere başlıkları içerisinde ülkemizi en çok zorlayacak olan çevre konusu"

TOBB Başkan Yardımcısı Nejat Koçer de, ÇED uygulamalarının sanayi kesiminin en önemli ve öncelikli konularından biri olduğunu belirtti. Avrupa Birliği (AB) üyelik süreci müzakerelerinde Türkiye'ye en çok çevre konusunun uğraştıracağını anlatan Koçer, şunları kaydetti:

"Çevre hakkında önemli hususlardan biri AB'nin çevre ile ilgili kurullarına ve kriterlerine uyum konusundaki zorluklar ve mali külfetler olacaktır. Ülkemizi en çok zorlayacak olan müzakere başlıkları içerisinde yer alan çevre konusu, iyi bir hazırlık çalışması yapılmadığı takdirde sektörümüzü etkileyecek, kalkınma ivmesini yavaşlatacaktır. Bu süreçte ülkemizin AB mevzuatına uyum için üstlenmek durumunda kalacağı, ciddi boyutta yatırımların olacağı hususu çok iyi irdelenmelidir. Küresel rekabetin kurallarını bilmek ve gerektirdiği biçimde koşullara uygun adımlar atmak zorundayız. AB mevzuatının uygulanmasına yönelik planlamalarda ne devlet bütçesindeki açık büyümeli ne de yatırımın özel sektör tarafından finansmanı zor olmalıdır."

"Dost teknolojilerin kullanılmasını teşvik edici sistemlere geçilmeli"

Çevreye uyum konusunun işletmeler açısından önemli bir maliyet ve kaynak tahsisi anlamı da taşıyabildiğini, gerçekleştirilecek yatırımlarda yasal alt yapının hazır ve uygulanabilir olmasının önemli olduğuna dikkati çeken Koçer, şöyle devam etti:

"Sağlıklı işleyen bir planlama sistemine ihtiyaç var. Planlanmış bir yere yatırım yapmak yatırımcının işini kolaylaştırır, zaman kazandırır. Türkiye'nin önümüzdeki yıllarda çevre konusunda daha çok çalışması, kapsamlı, gerçekçi ve işlevsel bir strateji izlemesini zorunlu kılmaktadır. Çevre ile ilgili direktiflerin çok iyi bilinmesinin yanında, sanayi açısından en uygun tekniklerin de bilinmesi uygulamayı kolaylaştıracaktır. AB üyelik sürecinde olan Türkiye'de çevresel standartların yükseltilmesi herkesin ortak sorumluluğunu gerektiren bir konudur."

Çevreyle uyumlu bir gelişme modelinin gerçekleştirilmesinin gerektiğini vurgulayan Koçer, çevre mevzuatının ana temasının doğal kaynakların daha az, fakat daha etkin kullanılması olması gerektiğini söyledi.

Atıkların en aza indirilmesi ve sürdürülebilir kalkınma çerçevesinde olabildiğince geri dönüşüm imkanlarının yaratılmasının da hedeflenmesi gerektiğini ifade eden Koçer, şöyle devam etti:

"Günümüzde birçok işletmenin büyüme modellerini, çevre ile dost kalkınma anlayışı üzerine kurduklarını görüyoruz. Temennimiz aynı bilincin ve yapılanmanın, ulusal boyutta gerçekleşmesi ve KOBİ'ler dahil tüm işletmelerimizin gündeminde yer almasıdır. Türkiye'nin artık vakit kaybetmeden temiz ve güvenli üretim ile çevreye dost teknolojilerin kullanılmasını teşvik edici sistemlere geçmesi gerekiyor."

"Pek çok sanayicinin kepenk kapattığı bir dönemdeyiz"

Küresel krizin çok etkili olduğuna dikkati çeken TOBB Başkan yardımcısı Koçer, sözlerini şöyle tamamladı:

"Dünyada yaşanan ekonomik kriz nedeniyle pek çok sanayicinin kepenk kapattığı bir dönemdeyiz. Dünyada yaşanan ekonomik kriz nedeniyle pek çok sanayicinin kepenk kapattığı,, işçi çıkarmak zorunda kaldığı ve üretime yönelik yatırımlarını dahi çok zor şartlarda gerçekleştirdiği bir dönemdeyiz. Tabii bu durum uluslararası arenada işletmelerimin rekabetini zorlayacak. Bu ortamda sanayici üzerindeki yüklerin azaltılması ve cezai yaptırımlar yerine, doğrudan veya dolaylı teşvik mekanizmalarının geliştirilmesi gerekmektedir.

Çevre ve Orman Bakanlığımız ile sanayinin yaşadığı tüm zorlukların ve engellerin aşılması noktasında mutlaka birlikte çalışılması gerekiyor. Birlikte mevzuatların aksayan yönlerinin tartışılması, çözüm üretilmesi gerekiyor."

1. Ulusal ÇED Çalıştayı 27 Şubat tarihinde sona erecek.