27 °C

Dolar kurunda ikili senaryo konuşuluyor

Carry trade cazibesi dolar/TL’yi yabancı iştahı ile 3.50 seviyesine kadar indirdi. Fakat vatandaş döviz biriktirmeye devam ediyor. Analistler ise doların kaderinin Fed’e bağlı olduğunu, içeride ise enflasyonun kritik veri olduğunu söylüyor.

Dolar kurunda ikili senaryo konuşuluyor
A+ A-

Jülide YİĞİTTÜRK GÜRDAMAR

Küresel risk iştahındaki artış TL’nin cazibesini artırdı. Fed’in faiz artırımlarında aceleci olmayacağını belli etmesi, küresel risk iştahının artması ve Avrupa’da düşük faizlerin etkisiyle yüksek getiri arayan fonların carry trade amaçlı gelişen ülke para birimlerine yönelmesi, faiz desteğini de arkasına alan dolar/TL’yi 3,50’nin altına çekiyor. Analistler, orta vadede küresel rüzgar ile dolar/TL’nin 3.40 TL’ye gelse bile 3.50 TL’nin altına kalıcı olarak yerleşmesi için Fed ve enflasyondan iyi haber gelmesi gerektiğini vurguladı.

Vatandaş her ne kadar döviz mevduatını yükseltse de yılın ilk aylarında 3,90’ların üstüne çıkarak tarihi seviyelere çıkan dolar/TL şu günlerde küresel rüzgarın da etkisi ile 3.50 TL’nin sınırlarında dolaşıyor. Tam 3.50’nin altına geriledi denildiğinde yurtiçi yerleşiklerin alımları görülüyor. Vatandaşın ‘dolardaki yükseliş devam edecek’ beklentisi ve kurumsal tarafta döviz borcu olan şirketlerin talebi TL’deki düşüşü sınırlıyor. Fakat artan bir de küresel risk iştahı var.

Uzmanlar, ağırlıklı olarak “Son dönemde doların gerek ekonomik verilerin faiz artışını desteklememesi, gerekse de Trump’ın ekonomiye dair pek fazla bir şey yapamayacağı düşüncesinin ağır basması dolar endeksinin gerilemesine neden oldu. Gelişen ülkelere sermaye akımının pozitif seyrettiği bu konjonktürde Merkez Bankası’nın da sıkı para politikası duruşu ve artan piyasa fonlaması TL’yi faiz farkından dolayı carry trade açısından cazip hale getirdi” yorumunu yapıyor.

Bizde işin uzmanına, ‘Ne olacak bu doların hali?’ diye sorduk. Uzmanlar, yaz boyunca dolar/TL’nin 3.40-3.50 aralığında hareket etse de daha kalıcı hareketler için merkez bankalarının hamlelerine bakmak gerektiğini işaret ediyor.

Sert yukarı hareketler olmaz

DNG Danışmanlık Stratejisti Fatih Keresteci, “Merkez Bankası’nın faizleri yukarıda tutmaya devam ettiği sürece kurda çok sert yukarı yönlü hareket beklenmemeli. Ancak hem riskler hem de döviz açık pozisyonuna sahip kurumsal firmaların hedge etmeleri yönündeki hareketleri kurda aşağı yönlü hareketi sınırlar” dedi.

DenizBank Yatırım Hizmetleri Grubu Araştırma Yönetmeni Orkun Gödek, diğer gelişmekte olan ülke varlıkları ile TL arasında oluşan faiz farkının ‘carry trade’ kavramının ön plana çıkmasına neden olduğunu belirterek kısa vadede TL’nin emsal para birimlerinden negatif ayrışmasını beklemediğinin altını çizdi.

Gödek, “Küresel hareket ABD Doları aleyhine devam ettikçe içeriye de yansımaları olacaktır. Kurda 3.50 seviyesi psikolojik açıdan önemli. 3.90 üzerine gerçekleşen yükseliş hareketinde de ayrışma bu seviye sonrasında hızlanmıştı. Yerlilerin döviz talebi kurda belirleyici olacaktır. Yaz aylarında turizm gelişmeleri ve olası enflasyon düşüşü TL’yi destekleyebilir. Ancak, Fed ve ECB’nin bilanço konusunda ayrışması, bir noktadan sonra küresel risk algısını terse çevirme potansiyeline sahip” yorumunu yaptı.

Negatif faktörler de halen masada

Turkish Yatırım Bölüm Başkanı Mehmet Baki Atılal ise sadece Fed değil dışarıda ECB’nin atacağı adımlarında parite üzerinde yaratacağı etkiyi izlemek gerektiğini söyledi. İç gelişme olarak ise enflasyonun piyasa gelişmeleri üzerindeki belirleyici etkisinin artacağına atıfta bulunan Atılal, “Dolar /TL’nin 3.50’nin altına gelmesi global etmenlerin yanında içeride özellikle enflasyon tarafında görülecek aşağı yönlü trendle birlikte olabilecektir.

Buradaki en büyük katılık gıda enflasyonu olmakla birlikte, enerji fiyatlarının olumlu katkısı ve gıda da baz etkisi ile birlikte görülecek gerileme izlenecektir. Tahvil faizlerinin yüksek seyrinin de enflasyonla birlikte gevşeyecek olmasıyla yaz döneminde 3.40 -3.50 bandına oturmuş bir dolar/TL görmeyi bekleyebiliriz. Enflasyonda gerileme görmediğimiz ve euro/dolar paritesi de bizi desteklemediği olumsuz senaryoda ise tahvil faizleri de gevşemeyeceği için 3.50 -3.62 bandında bir dolar/TL ile yaz dönemini geçirmeyi bekleyebiliriz” açıklamasını yaptı.

‘3.50 TL’nin altı kalıcı’ demek zor

Uzmanlar ağırlıklı olarak 3.50 TL seviyelerinin çok da kalıcı olmadığını düşünüyor. Bunun en önemli faktörü eylüldeki Fed randevusu. İntegral Yatırım Araştırma Direktörü Tuncay Turşucu, “Piyasalar Fed’i şimdilik ertelese de, Eylül ayı ile birlikte etkilerini hissetmeye başlayacak. Bu dolarda küresel güçlenmeyi beraberinde getirecek. İçeride de dolar kurunda yukarı yönlü etkilerin görüleceğini düşünüyorum. Dolar, eylüle kadar ne kadar gerilerse piyasalar için o kadar olumlu olur. Eylül dönemine 3.50 seviyesinin altına bir türlü düşemeyen bir kurla girmek çok cazip gelmiyor” ifadelerini kullandı.

Tam bu noktada ekonomist Gizmen Nalbantlı, yıl başından bu yana dolar endeksinin yüzde 7 değer kaybettiğine işaret etti ve şu yorumu yaptı: “Merkez Bankası’nın faiz artırımları ile carry trade cazibesinin geri gelmesi, GOÜ’lere yoğun para girişi ve ülke risk primindeki düşüş kuru 3.50 seviyesine kadar getirdi. 200 günlük ortalaması 3.4750’ye kadar gerileyen kur yeniden 3.50-3.55 bandına geri döndü. Yıl başından bu yana DTH’lar 22 milyar dolar arttı. Özellikle yurt içi yerleşiklerin yıl başından bu yana olan döviz talebi ve son toplantıda beklentinin aksine şahin olan Fed’i düşündüğümüzde kurun 3.50’nin altına sarksa da çok fazla kalamayacağını düşünüyorum.

Teknik olarak, 3.4750-3.4950 bölgesinin üzerinde üst bant 3.55 bölgesi görülebilir. Asıl önemli seviye ise 3.60. 3.94’ten başlayan düşüş trendinin direnci olan bu bölgenin geçilmesi ile kurda yeniden 3.73- 3.78 bölgesine doğru bir yükseliş görebiliriz.”

En düşük tahmin 3.40 TL

Nitekim aşağı yönlü marjın 3,40 civarlarında olduğunu ve 3,50 – 3,40 bandı altında uzun süre kalıcılık sağlanmasının konjonktürel olarak zor olduğunu düşünen bir başka isim ise Kapital FX Araştırma Müdürü Enver Erkan. Erkan, “Kısa dönem için kurda aşağı hareketin devamı açısından 3,4750 – 3,48 destek bölgesi altına seyir görülmesi şart, bu durumda ana bant desteği 3,41 – 3,39 bölgesi olacaktır. Önümüzdeki birkaç günde 3,54 üzeri kapanışlar görülmesi ise TL adına olumsuzluk oluşturacaktır. TL adına olumsuz senaryoda birkaç aylık geniş bant direnci ise 3,68 – 3,70 olacaktır” dedi.

Geçen dönemi değerlendirirken üst üste yaşanan şokların, spekülatif talebin de 3.90 TL’ye giden yolu açtığının da unutulmaması gerektiğini belirten Gedik Yatırım Yatırım Danışmanlığı Müdürü Erol Gürcan, dolarda esas yönü bu defa da Fed’in bilanço küçültme operasyonuna ilişkin beklentilerin belirleyeceğini söyledi.

Gürcan şunları anlattı: “Fed kademeli olarak bilanço küçültme sürecine girecek. Bununla beraber de kademeli faiz artırımlarını sürdürecek. Dolayısıyla doların değer kayıplarının yavaş yavaş sonuna gelindiğini düşünüyoruz. Bundan dolayı da Türkiye özelinde ekstra pozitif bir gelişme ya da küresel olarak doların değerini baskılayıcı bir şok görülmedikçe 3.50 TL seviyesinin altı kısa süreli test edilse dahi, kalıcı bir hareket görülme ihtimalini zayıf buluyoruz.”

Bıg Mac endeksine göre, TL değerinin yüzde 40 altında

The Economist dergisi tarafından yayınlanan ve birçok ülkenin fiyat düzeyini ve satın alma gücünü gösteren Big Mac Endeksi’ne göre TL, değerinin çok altında. Adını McDonald’s restoranlarında satılan bir hamburger çeşidi olan Big Mac’ten alan endekste yapılan hesaplamaya göre ABD’de ocak ayı itibariyle 5.06 dolardan satılan Big Mac, Türkiye’de 10.8 TL’ye satılıyor. Yani dolar cinsinden satış fiyatı 3.06. Dolar/TL kuru 3.52 olarak alındığında yapılan satın alma gücü hesaplamalarına göre TL, dolara göre yüzde 40 daha değersiz.
Endekste Big Mac’in seçilmesinin nedeni, bu ürünün hemen hemen tüm dünyada aynı standartta yapıldığının düşünülmesi. Bu durumda standart özelliklerde bir ürünün her ülkede tüketiciye maliyeti karşılaştırılıyor. Sonuç olarak alım gücüne dayanan bir döviz kuru seviyesi belirleniyor.

Dolardaki düşüşün nedenleri

Dolar/TL kurundaki gerilemede Merkez Bankası’nın sıkı duruşu, Türkiye özelindeki bazı risklerin azalması, ekonomiyi canlandırmak için alınan önlemlerin yanında şüphesiz ki en önemli faktör evindeki sorunlar.

Trump’ın geliş nedenleri geçen yılın sonunda ve bu yılın başında dolara nasıl güç verdiyse şimdi de zayıflamasındaki en önemli neden. Fed’in bu yıl neredeyse her çeyrekte bir faiz artırımı yapacağı korkusu artık bundan sonra olsa olsa bir artış daha olur çerçevesine otururken, Trump’ın vaatlerini gerçekleştirememesi ve gerçekleştirebileceğine dair de elinin çok zayıf bulunması, AB ekonomilerindeki nisbi toparlanma paritenin Euro lehine güç kazanmasına neden oldu.

1,0340 seviyesinde olan eur/usd paritesi 1,12’lere yükselirken Dolar Endeksi’de olarak 100’ün üzerinden 97’lere geriledi. 2017’ye girerken konuşulan belirsizliklerin azalması, küresel risk iştahındaki yükseliş, yüzde 5 gelen büyüme, bundan sonra artık enfl asyonda daha düşük seviyelerin konuşulacağı beklentisi de TL’yi destekliyor.

Devlerin tahmini ayrışıyor!

Amerikan finans devi Goldman Sachs, kurun 2.50 seviyesine gerileyebileceği tahmininde bulunurken, analistlerin bu konudaki görüşleri farklılık gösteriyor. Standard Chartered Bank Kıdemli Ekonomisti Philippe Dauba-Pantanacce, geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada, Türkiye’nin dünyadaki yüksek hacimli likiditeden oldukça fayda gördüğünü belirterek “Ama ekonomik veriler yatırımcıyı endişelendirebilir. Türk Lirası son dönemde en iyi performans gösteren para birimlerinden biri oldu fakat enflasyon rakamları uzun yılların rekor seviyelerine yükseldi. Biz TL’de değer kaybı olacağını ve kurun hızlı bir şekilde 4 seviyesine gelebileceğini öngörüyoruz” yorumunu yaptı.

Robabank gelişen piyasalar döviz stratejisti Piotry Matys de Türk Lirası’nın dolar karşısında değer kazanmasının mümkün olduğunu belirterek, hükumet tarafından ekonomik reformların uygulanmasını ümit ettiğini söyledi. Banka, Dolar/TL’de yıl sonu beklentisini 3.40 olarak açıkladı. Türkiye ile ilgili büyüme tahminini yükselten HSBC, kur tahminini aşağı doğru revize etti.

Türkiye’nin 2017 yılı büyüme tahminini yüzde 2.3’ten yüzde 3’e çıkaran HSBC, Dolar/TL’nin 3.35 – 3.40 hedef bölgesine gerileyebileceği belirtti. Diğer yandan Fitch’in 2017 sonu dolar tahmini ise 3.80 lira seviyesinde oldu.

Kanadalı finans devi Scotiabank da haziran raporunda, dolar/TL’nin yılın üçüncü çeyreğinde 3.73, son çeyrekte 3.80 seviyesinden işlem göreceğini öngördü.

Finansal varlıklar 9,3 trilyon lira oldu

Türkiye ekonomisinin toplam finansal varlıkları geçen yılın 4. çeyreğinde 9 trilyon 286 milyar lira, yükümlülükleri ise 10 trilyon 483 milyar lira oldu. TCMB'nin geçen yılın 4 üncü çeyreğine ilişkin “Finansal Hesaplar Raporu” yayınlandı. Rapora göre, geçen yılın 4 üncü çeyreğinde Türkiye ekonomisinin toplam finansal varlıkları 9 trilyon 286 milyar TL, yükümlülükleri ise 10 trilyon 483 milyar TL düzeyinde gerçekleşti. Böylece finansal varlık ve yükümlülüklerin farkından oluşan net finansal değer 1 trilyon 197 milyar TL düzeyine ulaştı.

Uzmanlar detayda ne anlattı?

• DNG Danışmanlık Stratejisti Fatih Keresteci: Ancak 3.50 civarında yoğun bir talep var. Hem cari işlemler açığı hem de döviz borcu olanlar sene başında 3,90’lı seviyeleri gördükten sonra bu seviyeleri cazip görüyorlar. Bu da içeriden döviz talebine neden oluyor. Merkez Bankası’nın faizleri yukarıda tutmaya devam ettiği sürece kurda çok sert yukarı yönlü hareket beklenmemeli. Ancak hem riskler hem de döviz açık pozisyonuna sahip kurumsal firmaların hedge etmeleri yönündeki hareketleri kurda aşağı yönlü hareketi sınırlar.

Dolar/TL’de aşağıda 3,4750, yukarıda 3,5580 seviyesi var. Bu aralığı kırdığı yöne doğru sert hareket gerçekleştirebilir. Dünyadaki risk iştahı olumlu olduğu için mevcut konjonktürde aşağı yönün zorlanma ihtimali daha kuvvetli. Mevcut seviyelerden risklerin kapatılmasını tavsiye ediyorum.

• İntegral Yatırım Araştırma Direktörü Tuncay Turşucu: Fed toplantısı sonrasında Eylül ayına kadar piyasalar Fed’i konuşmayacak. Bu piyasalara bir iki aylık bir zaman açmış bulunuyor. Bu sürecin GOÜ para birimleri için pozitif geçeceğini düşünüyorum. Dolar’da bu süreç içerisinde olağanüstü bir durum olmaz ise 3.50 seviyesinin altına gerilemesini bekliyorum. Ancak ağustos ayıyla birlikte Fed beklentilerinin ağırlık kazanmasını ve dolarda yeniden 3.50 seviyesinin üzerine doğru yükseliş oluşması da beklentilerim arasında. Aşağıda 3.40 seviyesinde 50-haftalık ortalama ve 3.17 seviyesinde 22 aylık ortalamalar bulunuyor. Bu seviyeler arasında 3.40 seviyesi yaz aylarında beklediğim nokta. 3.17 için daha güçlü bir fon akışına ihtiyaç olabilir. Yukarıda ise 3.57 seviyesinde 50 günlük ve 3.63 seviyesinde 22-haftalık ortalamaları kuvvetli dirençler konumunda.

• Nişantaşı Üniversitesi Öğretim Görevlisi Beste Naz Köksal: İç piyasada KGF nedeniyle oluşan Türk Lirası talebi dolar kurunu 3.50 seviyesine getirdi. Diğer yandan ABD’de ekonomik veriler istenilen ölçüde gitmiyor, beklentileri karşılamıyor. ABD’de hem ekonomi hem de siyasetin gündemi karışık, bu nedenle dolar üzerindeki belirsizlikler fazla. Her iki yönde devam eden etmenler TL’yi güçlü kılıyor. Gelişen ülkelere yönelik fon akışının devam ettiği şu günlerde Dolar/TL paritesi 3.45-3.46TL seviyesini test edebilir. Devam eden süreçte 3.46-3.55 bandında olduğumuzu belirtmek isterim. Üçüncü çeyreğin sonlarına kadar GOP’lara yönelik fon akışı gelişen ülke para birimlerini dolar karşısında destekleyebilir.

• Kapital FX Araştırma Müdürü Enver Erkan: Şu anda bazı riskler, başta Orta Doğu kaynaklı jeopolitik riskler ve Beyaz Saray kaynaklı politik riskler olmak üzere, göz ardı edilmiş durumda. Küresel Merkez Bankaları’nın uyguladığı geniş para politikaları devam etmekte ve bu durum bol likidite ortamı yaratmakta. Böylece yüksek getirili piyasalar, kazanç elde etme peşindeki yatırımcı ve fon yöneticileri tarafından tercih edilmekte. Bu konjonktürü tersine çevirecek bir ortam, mesela Fed’in reel faizleri artırması ve bilanço aktiflerini azaltmaya bu yıl içinde başlayacak olması, gelişen ülkelerdeki stabilite açısından risk teşkil eder. Bu ortamda bile pozitif olarak ayrışma ihtimali olan GOP paraları vardır. Bu yüzden TL kurlarında oynaklığın artmaması için dış kaynaklı hareketlere iç kaynaklı şoklar eklenmemelidir.

• Gedik Yatırım, Yatırım Danışmanlığı Müdürü Erol Gürcan: Sene başından bu yana dolar/TL’nin 3.50 – 3.55 TL dolaylarına gerilediğinde yurt içi yerleşiklerin dolar talebinde gözlenen artış da bu ihtimali zayıf görmemizin temel gerekçelerinden. Olası geri çekilmelerde kısa süreli olarak 3.4750 ve 3.45 TL’nin test edildiği görülebilir. Olası yukarı yönlü hareketlerde ise özellikle 3.55 TL seviyesinin aşılması durumunda yükselişin bir miktar hızlanması ve 3.60 – 3.70 TL aralığında yeni bir denge oluşma ihtimalinin kuvvetlenmesi beklenebilir.

Yorumlar

Yorum yapabilmek için lütfen giriş yapınız. Daha önce üye olmadıysanız lütfen üye olunuz.
Giriş Yap Üye Ol!

Güncel gelişmelerden anında haberdar olun!
dunya.com'a girmeden de haberleri takip edebilirsiniz.